Yazılarım Kıymetlidir Demem, Konuları Çok Önemlidir Derim

Abone Ol

YAZILARIM kıymetlidir demem Böyle bir şey kendimi övmek

olur ki, ahlakıma uymaz. Diyebileceğim şudur: Yazılarımın konuları çok

önemlidir Gerçekten, çok önemli ve zarurî konulara temas ettiğimi sanıyorum.

Dikkat buyurulursa görülür ki: Günlük gelip geçici,

yüzeysel, yirmi dört saat ömrü olan politika ve magazin konularını ele

almıyorum.

İsterim ki, bugün yazdığım yazı on sene, yirmi, otuz,

elli sonra bile okunabilsin, kalıcı olsun.

Polemiklerden hiç hoşlanmam.

Sosyal ve kültürel açıdan muhalifim ama aşırı, olumsuz,

yıkıcı, gemiyi batırıcı siyasî muhalefetten uzak dururum.

Yağcılıktan, yalakalıktan, meddahlıktan nefret ederim.

Büyük adamların övgüye ihtiyacı yoktur. Küçük adamlar

ise, ne kadar övülseler büyümezler.

Yazan bir kimsenin âdil, insaflı olması gerekir. Âdil bir

yazar olmak isterim, zâlim olmak istemem.

Ne yüksek sesle, ne içimden ben aydınım demem. Okur yazar

bir insanım, bu sıfat bendenize yeter. Okur yazar olduğuma dair yemin etsem

başım ağrımaz.

Müslüman bir yazar olarak şu kurallara dikkat etmem

gerektiğimi bilirim:

Doğru, dürüst, âdil olmalıyım.

Doğruların içine yalan karıştırmamalıyım.

Dinime, Kitabıma, Peygamberime, Şeriatime, Ümmetime

hizmet etmeliyim.

Mukaddesatı kendi şahsî menfaatlerime, benliğime, siyasî

nüfuz elde etmeye, üne, alkışa âlet etmemeliyim.

İnançlarımı, fikir ve görüşlerimi paylaşmayan bazı

vasıflı ve insaflı karşıt ve düşmanlarımın da güvenini kazanabilmeliyim.

Onlardan birkaçına Adam çağ dışı ama dosdoğru biri dedirtebilirsem ne mutlu

bana.

Müslüman olarak, isim vermemek, anonim kalmak şartıyla

özeleştiri yapmayı vazife bilirim.

Haklı tenkitlere uğradığım vakit bunları kabul etmeliyim.

Tenkitler haksız olursa tahammül etmeliyim. Polemik

yaparsam bendeniz kaybederim.

Gazetecilik, yazarlık konusunda az da olsa bir hizmetim

oluyorsa (ki buna ben karar veremem) bunları ihlasla yapmalıyım, ihlasa gölge

düşüren şeylerden uzak durmalıyım.

İhlas bir sır olduğu için kendim için, ucuz ve kolay

tarafından ihlaslıyım dememeliyim.

Dinimden, davamdan tâviz=ödün vermemeliyim.

Kendimi, Nasreddin Hoca nın biniti için dediği gibi

dünyanın merkezi sanmamalıyım.

Dinî islamî konularda kendi re y ve hevam ile konuşup

yazmamalıyım, Ehl-i Sünnete bağlı kalmalıyım.

İnsan mekana bağlı olduğu için ülkemin, halkımın

menfaatlerini korumalı, islamî mânada vatansever olmalıyım.

Müslüman bir yazar olarak, mâruf ile emr etmeliyim,

münkerden alıkoymalıyım.

Ehl-i Sünnet mensubu olduğum için kadere iman etmeliyim.

Var gücümle İttihad-ı İslam, din ve iman kardeşliği,

Ümmet birliği için çalışmalıyım.

İmamet-i kübra, Hilafet-i uzma, râşid Halifeye biat ve

itaat propagandası yapmalıyım.

Fırka-ı Nâciyeyi savunmalı, halkı bid at ve dalâlet

fırkalarına karşı uyarmalıyım.

Nefsime pâye vermemeli, kendimi övmemeli, kendimi

cümleden ednâ bilmeliyim.

Dine ve Ümmete bir hizmetim oluyorsa, bunun ücret ve

mükafatını halktan değil, Hâliq-i müteâl hazretlerinden istemeli ve beklemeliyim.

Bu saydığım temel prensipleri hayata geçirebiliyor muyum

Bu hususta fakir hüküm veremez. 31.05.2016