Kur’an ayında Kur’anlaşmak

Karanlıklar içerisinde kalan ve cehalet dönemini yaşayan insanoğlu Kur’an’ın inmesiyle altın çağını yaşamaya başlamıştır.

KIYMETİ KUR’AN’DAN GELEN AY

İndirilmeye başlandığı aya değer veren o ayı onbir ayın sultanı yapan, indirildiği geceye değer veren o geceyi bin aydan daha hayırlı yapan Kur’an-ı Kerim, 1400 yıldan beri kimin kalbine nüfuz ediyor, onun hayatına giriyor ise onu da değerli yapıyor, kâmil insanlar seviyesine çıkarıyor. Ramazan’ın değerini daha iyi anlayabilmek, ondan daha iyi istifade edebilmek için Ramazan ayının neden önemli olduğunu, neden bu aya kıymet verildiğini öncelikle idrak etmemiz gerekmektedir. Ramazan ayının çok kıymetli olması Yaradan’ımızın kendisine kıymet vermesiyledir. Bu ayda insanlığa son ilahi kitap indirilmeye başlanmıştır. Karanlıklar içerisinde kalan ve cehalet dönemini yaşayan insanoğlu Kur’an’ın inmesiyle altın çağını yaşamaya başlamıştır. Sahabeler Efendimiz tarafından gökte parlayan yıldızlara benzetilmiştir. Bu dönüşümün yaşanmasının ana unsuru ise Kur’an-ı Kerim’dir. Yaradan’ımızın Ramazan ayına verdiği kıymetin göstergesi olarak şu ayet-i kerimeyi yeniden hatırlayalım. Kur’an-ı Kerim’de Ramazan ayı için şöyle buyrulmaktadır. “(O sayılı günler, Ramazan ayı), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.”

YEGÂNE KILAVUZ KUR’AN-I KERİM

Dünyamızı da, ahretimizi de hayırla ulaştırmak için yegâne kılavuz Kur’an-ı Kerim’dir. Gerçek hidayet rehberi, iyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı, günahla sevabı birbirinden ayıran Furkan Kur’an-ı Kerim’dir. Rabbimizin bizden razı olacağı şeylerin anlatıldığı kitaptır Kur’an. Bu veya daha birçok sebeplerle hatimlerimizi okurken düşüneceğimiz şey bu olmalıdır. Oruçlarımızı tutarken hatırımızda olmalıdır. Kur’an’sız Ramazan olmaz. Kur’an-ı Kerim’in hayata aktarılmadığı bir Ramazan eksiktir. Gönül dünyamızı, akıl dünyamızı, bedenimizi, ruhumuzu güzelleştirecek, nefsimizi tezkiye edecek, bizi şeytanın vesveselerine karşı koruyacak olan Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı yapışmak müminin en temel görevidir. Kur’an gelmeden önce insanların hali perişan idi. Kur’an kutlu bir elçi olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) ile gönderilmeye başlayınca insanların hayatları değişti, farklılaştı, güzelleşti. Yüce Rabbimizin şu ayetini beraberce hatırlayalım:  “Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişilerdiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki, doğru yolu bulasınız.”

- Milli Gazete, Ramazan bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/9909071/kuran-ayinda-kuranlasmak