Kurumların Karşılaştıkları Riskler Güncelleniyor!

İbrahim Veli
İbrahim Veli

Küresel raporlara göre geleceğin üç temel riski; iklim değişikliği; siber güvenlik ve salgın-savaşlar. Bu açıdan etkin risk yönetimi, “risklerin tespit edilmesi, analiz edilmesi, azaltılması/önlenmesi ve nihayetinde transfer edilmesi”dir. Bu noktada riskin tanımlanmasına, analiz edilerek ölçülmesine ve azaltılmasına yönelik plan ve stratejilerin işletmenin içinde kurgulanması, gerekli maddi ve beşeri kaynakların ayrılması oldukça önemlidir.

İş Odağını Korumak
Hiçbir şeyin uzun süre ayakta kalamayacağı bir dönemindeyiz. Sanayi hammaddelerinde ve tedarik zincirinde sıkıntılar yaşanıyor. Gelirlerin azalması ve işsizliğin artması temel meselenin, “iş odağını koruyabilmek” olduğunu gösteriyor. Bu durumda kurumlar, amaç ve hedeflerini olumsuz etkileyecek olay ve durumları (riskler) nasıl planlayacak? TÜSİAD tarafından hazırlanan “Güncel İş Ortamında Kurumların Karşılaştıkları Riskler ve Sigorta Perspektifiyle Çözüm Önerileri” raporu, “sorunların çözümlerinde karar verici yöneticilere ilave aksiyonlar alma sorumluluğu”na dikkat çekiyor.
Bu adımları gerçekleşmek isteyen kurumlar, sınırlı kaynakları daha verimli kullanmaya odaklanıyor. İtibarın korunması ve kalite artışı önemli bir öncelik. Risklerin, raporlanma, değerlendirme ve önceliklendirme aşamalarında ortak standartların kullanılmasıyla kurum içinde tüm seviyelerde risk kültürünün oluşması ise temel yaklaşım olarak ele alınıyor! Dünya genelinde fiyat değişikliği yaşandığı bir dönemde kurumsal yapı kadar çalışanların yaşamsal risklerini dikkate alan sosyal yapı da önem taşıyor.

Sorumluluk Bildirimi
Dünya genelinde iş yapış şekilleri, karar alma mekanizmaları ve bakış açıları sorgulanıyor. Çünkü dezavantajlı grupların salgından en çok etkilenen gruplara dönüştüğü; eşitsizliklerin giderek derinleştiği, sağlık hizmetlerine, gıdaya erişimde herkesin eşit koşullara sahip olamadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu dönemde küresel krizlerin sosyal ve ekonomik alanda muhtemel etkilerinin boyutlarını anlamak adına bir yol haritası gerekiyor. Her alanda daha fazla işbirliği ve atılacak somut adımlar, bir “sorumluluk bildirimi” göstergesi olacaktır.

“Global 50 Türk Yönetici” araştırması, “global çapta yaşanan sorunlarla ezberlerin bozulduğu olağanüstü bir süreç” içinde olduğumuzu gösteriyor. Hem özel hem iş hayatımızı derinden etkileyen bu süreç, “kurumları ve bireyleri mücadele, uyumlanma, yeni çözümler” konusunda yeni yollar bulmaya yönlendiriyor. Adil, hesap verebiliyor, çevreye ve çalışanlara şeffaf ve sorumlu kurumlar eliyle insan odaklı düşünmek adına global yöneticiler; “topluma, çalışanlara, müşterilere değer katan” ve “şirketlerin büyümesi kadar, yoksullukla da mücadele eden” anlayışı sergilenmesini gerekli görüyor.

Senaryolu Stratejiler
Yatırım konjonktürü adına birçok şirketin büyüme planlarını bu belirsizlik ışığında “en az risk ve yatırımla planladığı” gözleniyor. Enflasyona dayalı maliyet artışları ve global tedarik zincirindeki kırılmalarla yaşanan zorluğu aşmak için senaryolu stratejiler oluşturuluyor. Bunların hayata geçirilmesi “büyük bir ekiple çalışma” ve kurumların “iş modellerini yeniden güncellenmesi”ne bağlıdır. Bu güncelleme, ya güvenli bir çalışma ortamını ya da kurumların risklerini güncelleyecektir.

“Yeni Uluslararası İş Bölümü”ne göre; “yeni ekonomideki rollerin ve iş bölümünün belirli ülkelere değil, belirli rollere denk düşmesi”ne kafa yormalıyız. Bu “akıl teri”ni dökmeden bu zorlu süreçte hiçbir kurumun “ezberlenmiş bilgileriyle strateji geliştirme ve hareket etme şansı” yok! Sosyal hoşnutsuzluğu, politik riskleri artıran bu olağanüstü süreç, “ortak amacın gücü”ne muhtaçtır. “İş odağını koruyabilmek için tüm paydaşları büyütmek” temel hedef olmalı, “yasak savan değil, konuyu dert eden ekipler” kurulmalıdır. Ünvanlar ve etiketler yerini sahici görevler ve büyük sorumluluklara bırakmalıdır.

- Milli Gazete, İbrahim Veli tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/9778249/ibrahim-veli/kurumlarin-karsilastiklari-riskler-guncelleniyor