Kendi haklarınızı ihlal etmektesiniz

Fatma Tuncer
Fatma Tuncer

Hayatımı beş çocuğuma ve yakınlarıma adadım, kendimi yok sayıyorum diyen ve 20 yıldır vaktinin büyük çoğunluğunu terapistlerde geçiren bir komşum vardı, bir araya geldiğimizde adanmış hayatından, yaptığı fedakârlıklardan bahseder ve “saçımı süpürge ediyorum ama kimse kıymet bilmiyor” der, sitem ederdi. Kendisini başkaları için yaşayan, verici ve ideal bir anne olarak tanımlar ve “hak ettiğim değeri bulamadım,  psikiyatristimin verdiği ilaçlar da olmasa hayatımı sürdürmekte güçlük çekeceğim” derdi. Ona itidal sınırlarını aşan her şeyde hak ihlali vardır, bir kişinin kapasitesinin üstünde sorumluluk yüklenmesi zulümdür, kendi haklarını ihlal ettiğinin farkında mısın dediğimde başını çevirmiş ve “ben başka anneler gibi değilim, çok fedakâr biriyim” demişti.

Çevrenizde kendi haklarını ihlal edip, ailenin bütün yükünü üstlenen ve verici, özel biri olduklarını ifade eden kadınlarla mutlaka karşılaşmışsınızdır ki, bu kişiler hem fedakâr olduklarını dillendirirler hem de emeklerinin karşılığını alamadıklarından ve hak ettikleri değeri göremediklerinden şikâyet ederler. Saçlarını süpürge yapmışlardır ama bunun karşılığında büyük beklentiler içine girmiş ve her seferinde elleri boş geri dönmüşlerdir.

Karşılık beklemeksizin yapılan fedakârlık, ihtiyacı olana el uzatmak, iyilik yapmak ahlâki değerlerimizin dinamikleri arasında yer alır. Ancak kişi niyeti ne olursa olsun diğerlerinin haklarını koruyabilmek için gösterdiği hassasiyeti kendi haklarını korumak için de göstermelidir. Nitekim görmekteyiz ki, saçımı süpürge ediyorum diyen ve Allah’ın kendisine bahşettiği hakları yok sayan kadın, hayatının büyük bir kısmını terapistlerde geçiriyor ve ne insanlarla sağlıklı ilişkiler kurabiliyor ne de sorumluluklarını yerine getirebiliyor… Kadın aslında sevgi ve onay ihtiyacına ulaşabilmek için çaba gösteriyor ancak bunu fedakârlık olarak tanımlayarak kendini zorlu bir yokuşa sürüklüyor. Oysa fedakârlık karşılıksız yapılır ve insanı zayıf bırakmaz aksine güçlendirir.

Sevdiklerine saçını süpürge eden annenin fedakâr ve ideal kişi olarak görülmesi onun omuzlarındaki yükü daha da artırıyor ve sorunu kronik hale getiriyor. Kadın adıyla özdeşleştirilen adanmışlığını korumak için her şeyden vazgeçiyor, ihtiyaçlarını yok sayıyor ve kendisine biçtiği rolü yerine getirebilmek için var gücü ile çalışıyor. Omuzlarındaki yük onun bütün enerjini tüketerek, yardıma, desteğe ihtiyaçlı hale gelmesine neden oluyor. Aile fertlerinin bu durumu dikkate almaları ve annenin ihtiyaçlarının farkına varabilmesi için destek sağlamaları gerekir. Nitekim hak bağlamında kişinin kendi hayatıyla başkalarının hayatı arasında bir fark yoktur, bütün hayatlar eşittir ve korunmalıdır.

Kendilerini aşırı verici olarak gören annelerin sürekli fedakârlıklarından söz edip dikkat çekmeye çalışmaları aslında üzeri perdelenen sevgi ve ilgi ihtiyacına işaret ediyor. Kadın hâl ve tavırları ile beni görün, sevginizi, takdirlerinizi esirgemeyin, gerekli ihtimamı gösterin mesajı veriyor. Ama insanlar kendi ihtiyaçlarına odaklanıp, onu sadece adanmış bir kadın olarak görüyorlar.

Modern psikolojinin kurucularından olan Martin Seligman ve Chris Peterson, yardımseverliğin bir karakter gücü olduğunu ileri sürer ve karakter güçlerinin aşırılığında ya da azlığında ruhsal sorunların ortaya çıkabileceğini ifade ederler. Yani hayat bir denge üzerine kurulmuştur ve bu denge ortadan kalktığında ruh ve beden bütünlüğümüzü bozacak ve hayatımızı zorlaştıracak sorunlar ortaya çıkıyor.

Resulullah insanlarla ilişkilerinde muhatabının ihtiyaçlarını öncelemiş ve vaktinden, ilminden, ekmeğinden ikram ederek fedakârlığın ölçüsünü göstermiştir. O bunu bir ibadet niyetiyle yapmış ve hiçbir karşılık beklememiştir. Sevgi ve ilgi beklentilerine aşırı fedakârlık göstererek ulaşmaya çalışan kişiler fedakârlıkla adanmışlık arasındaki farkı kavramalı ve bu konuda Resulullahın nasıl bir yol takip ettiğini dikkate almalıdırlar. Aksi takdirde bu kişiler maruz kaldıkları ruhsal yorgunluk, tükenmişlik ve depresif sorunlarla mücadele ederken bütün enerjilerini tüketecek ve çaresizliğin dibine vuracaklardır.

- Milli Gazete, Fatma Tuncer tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/9403343/fatma-tuncer/kendi-haklarinizi-ihlal-etmektesiniz