Türkiye Megaşehir Belediye Başkanlık yarışı

Mustafa Yıldırım
Mustafa Yıldırım

Ülkemiz son sürat seçime gitmekte. Yerel yöneticilerimizi

seçeceğimiz 30 Mart ta her bölgede bir başkan ve çeşitli sayılardaki belediye

meclis, il genel meclis üyeleri ve bir muhtar sevinirken onlarcası üzülecekler.

Bu seçim aynı zamanda ilerde geçilmesi muhtemel başkanlık sisteminin de minik

bir provası sanki. Zira pek çok yerde koca koca afişlerle o bölgenin adayı

değil de parti liderlerinin resimlerini görmekteyiz. Özellikle Sn. Başbakan bu

konuda oldukça başarılı sayılmalıdır.

Çoğu bölgemizde muhtar adaylarının yarışı belediye başkan

adaylarının yarışını gölgede bırakıyor. Kavgalar, tartışmalar, gönül kırmalar

yaşanmakta. Bazı muhtar adayları belediye başkan adaylarının bile vaat etmeye

cesaret edemeyecekleri şeyleri vaat etmekteler.

Ülkesine, halkına hizmet etmek için bu kadar insanın

gönüllü olması inanın gözlerimi yaşartmakta. Tüm adaylar seçmenlerine ya da

diğer bir ifade ile o bölgenin halkına sınırsız hizmeti şiar edinmiş durumda.

Yapılan çalışmaların maddi boyutu bazen inanılmaz rakamlara ulaştığından bunun

başkan olunduğunda alınacak birkaç bin liralık maaş ile karşılanması oldukça

güç görünüyor. Bu durum pek çok adayın hizmeti ne kadar ön planda tuttuğunun ve

bu uğurda binlerce, on binlerce, yüz binlerce lirayı gözünü kırpmadan

harcayabileceğinin kanıtı olsa gerek. Halka hizmet Hakk a hizmet olduğundan bu

uğurda harcanan paranın ne önemi var değil mi Millet hizmete doysun diye

adaylar büyük bir yarış içerisindeler.

Vaatlere bakıldığında şimdilik bir uzay istasyonu vaadi

yok bir de herkesi maaşa bağlamak. Bunun dışında hemen hemen her şey vaatler

arasında. Yerin altından üstünden gidecek yollar, ulaşım vasıtaları, trafiği

rahatlatacak çözümler, çılgın projeler, sosyal ve ekonomik çözümler bütün

bunlar halkımızın rahatlığı için. Yeter ki siz o adayı destekleyerek

kazanmasını sağlayın gerisini o halledecektir nasılsa!

Hele parti genel başkanları. Sanki bir bölgeye belediye

başkanı değil de Türkiye Megaşehir Belediye Başkanlığı yarışı içerisindeler.

Atışmalar, üslupta giderek seviyenin düşmesi, kaset-montaj savaşları Hâsılı

çok garip ve bir o kadar da ilginç bir seçim süreci yaşamaktayız. Allah

sonumuzu hayreylesin!..

Minik bir tebessüm

Temel ve Papa

Temel, Vatikan da gezerken upuzun bir kuyruk görür.

Nedir bu kuyruk, diye sorduğunda;

Kuyruğun diğer ucunun, kiliseye uzandığını ve Vatikan

kilisesi tarafından cennetin parça parça satıldığını, her 1000 dolar verenin de

cennetten bir parça satın alabildiğini öğrenir.

Kuyruğu takip edip, kiliseye ulaşır ve kapıdaki

görevlilere:

Ben, cehennemi satın almak istiyorum der.

Olmaz, burada cehennem satışımız yok der ve ekler

görevliler:

Cennetten bir parça almak istiyorsan da sıraya gir.

Temel, cehennemi satın almakta kararlıdır ve ısrarını da

sürdürür.

Kapıda Temel i ikna edemeyen görevliler, içerde papaya

durumu anlatırlar.

Papa gülerek: Gidin sorun bakalım, cehennemin tümüne ne

kadar veriyormuş bu akılsız adam der.

Kapıya inip, Temel e sorarlar: 10.000 dolar veririm der

Temel.

Papa, Temel i içeri çağırtır.

Hazırlattığı evrakı da Temel e imzalatıp, 10.000 dolarını

da aldıktan sonra arkasından gülerek uğurlarlar.

Dışarı çıkan Temel, kapıda günlerdir cennetten bir parça

satın almak için bekleyen binlerce kişiye, elindeki belgeyi gösterip:

Ey uşaklar; Cehennemin tümünü ben satın aldım, artık

cennet için uğraşmanıza gerek kalmadı, dağılabilirsiniz. der.

Sonra ne oldu dersiniz

Cennet satışları sıfırlanan papa ve ekibi, 10.000 dolara

sattığı cehennemi Temel den geri alabilmek için, hâlâ pazarlık etmekteler.

Son durum;

Temel, 100 milyon dolarda ısrar ediyor..!

 İlgilisine notlar:

Boşa koydun dolmadı, doluya koydun almadı ise bir de

alnını secdeye koymayı denemelisin.

Gerek yok her sözü laf ile beyana; bir bakış bin söz

eder bakıştan anlayana. * Hz. Mevlana

- Milli Gazete, Mustafa Yıldırım tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/858314/mustafa-yildirim/turkiye-megasehir-belediye-baskanlik-yarisi