AYIP OLUYOR AMA AHMET HAKAN!

Adnan Öksüz
Adnan Öksüz

Ahmet Hakan, “Amiral Gemisi”nde şunları yazdı;

“Vandal mı dediniz

On binlerce kişinin katıldığı dev bir cenaze töreni yapıldı.

Oradaydım.

Bulunduğum yerde...

Önümden binler, on binler aktı.

O cenaze töreni boyunca...

- Ne kimseye bir fiske vuruldu ne bir cam kırıldı.

- Ne en küçük bir taşkınlık yaşandı ne de itiş kakış.

- Ne bir saldırı oldu ne de kavga.

Genelleme yaparak “Bunların alayı vandal, bunların alayı terörist, bunların alayı cam çerçeve indiriyor, bunların alayı kamu binalarına zarar veriyor” diyen devlet yetkililerine soruyorum:

Madem öyle...

Neden on binlerce vandal ve terörist hazır bir araya gelmişken...

Vandallıklarından ve teröristliklerinden on binde birini bile sergilemediler ”

***

Anlayacağınız üzere, Berkin Elvan’ın cenaze töreninden bahsediyor, yazar.

Sevgili Ahmet Hakan;

- Elbette, Berkin Elvan’ın cenaze törenine katılabilirsin.

- Elbette, katıldığın cenaze töreninden izlenimler aktarabilirsin.

- Elbette, buradan –mukayeseli olarak- devlet yetkililerine seslenebilirsin.

Bunların hepsi tamam.

Tamam da, yazında diyorsun ki; “Ne kimseye bir fiske vuruldu, ne bir cam kırıldı. Ne en küçük bir taşkınlık yaşandı ne de itiş kakış. Ne bir saldırı oldu ne de kavga.”

İşte bu olmadı.

Peki, bu satırlar gerçekten de doğruyu yansıtıyor mu, acaba

Keşke doğruyu yansıtsa!

Sevgili Ahmet Hakan; cenaze töreninin devamında nelerin yaşandığını biliyor musun

Genellikle o bölgelerde olduğun için haberdar olman lazım;

 Şişli’nin birçok bölgesinde kırılmadık cam, girilmedik dükkan, üzeri yazılmayan kepenk kalmadı.

 Hangi parti olursa olsun, bölgede kaç seçim bürosunun yakıldığını, yıkıldığını, târümar edildiğini biliyor musun

 Olaylara bizzat ben de tanık oldum; bölgedeki tretuvar taşlarının yerlerinden sökülüp güvenlik güçlerine atıldığından, en önemli saatlerde trafiğin felç olduğundan, insanların sağa sola kaçmalarından, apartman sakinlerinin korku dolu saatler geçirdiğinden de haberdar mısın

 Biliyor musun ki, o saatlerde aileler çocuklarını beklerken servisler çalışmadı. Anne-babalar okullara giderek çocuklarını almak zorunda kaldı. Evlerine dönerken de bin bir güçlük, endişe ve panik yaşadılar. Bu mu çok sakin geçen cenaze töreni  

 Şişli’nin en önemli caddelerinden biri üzerinde bulunan banka ATM’leri delik deşik edilip kullanılamaz hale getirildi. “Ne bir cam kırıldı. Ne en küçük bir taşkınlık yaşandı, ne de itiş kakış” derken neyi anlatmak istedin, sahi!

 Olay günü hemen her sokakta alevler yükseldi. Göstericiler ellerine ne geçtiyse ateşe verdi. “Ne bir saldırı oldu ne de kavga.” derken, neyi anlatmak istedin, sahi

 O arada Okmeydanı’ndan hiç geçmedin galiba! İstisnasız tüm otobüs duraklarının cam ve çerçeveleri, elektronik gösterge tabloları yere indirilmişti. “En küçük bir taşkınlık yaşanmadı” diyorsun, peki, bu olanları nereye koyacağız

Korumak… Kollamak… Kendine daha yakın hissetmek… Empati… Buradan yola çıkarak mevcut hükümete çakmak…

Bunların hepsini anlarım ama bir de gazeteci olarak “gerçeklerin peşinden gitmek gibi” bir görevimiz de var, sanıyorum.

Ne dersin!

ZAHİT AKMAN VE ÜNAL TANIK’I ZİYARET

  

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Selman Esmerer’de, diğer adaylarda fazlaca olmayan bir özellik keşfettim;

Selman bey, internet medyasına olağanüstü önem veriyor.

İnternet medyasının meydana getirdiği yüksek algı ve etkinliğini ilk fark edenlerden.

Esmerer, bu çerçevede internet medyasına ziyaretler gerçekleştiriyor, mülakatlar veriyor, Twitter’da soruları cevaplıyor.

Geçtiğimiz gün rotahaber.com’a bir nezaket ziyaretinde bulundu. Muhterem Tanık - Ünal Tanık çifti ağırladı, Selman beyi.

Ardından da Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Zahit Akman ve Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk’ü ziyaret etti.

Bu ziyaretlerde Mustafa Kurdaş ve ben de vardım.  Zahit Akman’ı 1985’li yıllardan bu yana tanırım. Genelde enerjik ve hareketlidir.

Epeydir görmüyordum; biraz yorgun ve bezgin buldum nedense, Zahit beyi…

HAYRİ İNÖNÜ, EMİR SARIGÜL…

Hayri İnönü…

Milli Şef ailesinden.

Eski Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nün yeğeni.

Daha önce DSP’den İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği yaptı.

Dede İsmet İnönü, oğul Erdal İnönü ve torun Gülsün Bilgehan’dan sonra, politika dünyasına giren ailenin 4. ferdi oldu.

Hayri İnönü, İstanbul Maçka İlkokulundan mezun.

İstanbul Alman Lisesini bitirdi. Almanya’da Mannheim Üniversitesi İşletme fakültesinden mezun olduktan sonra, Harvard Üniversitesi Yatırım Değerlendirilmesi Sertifika Programını tamamladı. 

Ardından Almanya’da Frankfurt merkezli Almanya’nın en büyük sanayi holdinglerinden “Metallgeselschaft AG” şirketinde çalışmaya başladı.

Başka nerelerde görev yaptı, Hayri İnönü

İstanbul’da Etmaş AŞ, Kadirbeyoğlu İnşaat A.Ş, Deha İnşaat A.Ş., Kemer Yapı ve Turizm A.Ş., Garanti Balfour Beatty İnşaat A.Ş., Beko Elektronik A.Ş.’de, Arçelik A.Ş’de değişik kademelerde görev aldı. 

İngilizce ve Almanca bilen Hayri İnönü, Dr. Nazlı (Kadirbeyoğlu) İnönü ile evli. Mehmet, Murat, Münci adlarında üç oğlu var.

***

Mustafa Sarıgül CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olunca, Hayri İnönü de Sarıgül’ün makamına aday gösterildi.

Hayri bey, CHP Şişli Belediye Başkan adayı.

Ama bir dakika…

Tam da burada çok dikkat çeken bir kulis var;

Emir Sarıgül…

Mustafa Sarıgül’ün oğlu.

Eeee, ne olmuş Emir Sarıgül’e

Emir Sarıgül, Şişli’den 4. sıradan Belediye Meclis üyesi adayı gösterildi.

Yüzde yüz girecek Belediye Meclisi’ne.

Peki, sonra!

İşte bu “sonrası” ilginç…

Kulis şu; Kazandığı takdirde, ilerleyen zamanlarda Hayri İnönü belediye başkanlığından istifa ettirilerek, yerine Emir Sarıgül seçtirilecek.

Şişli’den Mustafa Sarıgül gidecek, Emir Sarıgül gelecek.

Olur mu, olur…

NOT: Bugün 16 Mart 2014 Pazar...  1) İşte geldi 2014 ve ikinci ay da bitti… Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 seçimleri öncesinde yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi, sınıfta kaldı, çuvalladı. 2) Yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları, 28 Şubat darbesi döneminde kapatıldı. “Vakıf” olan bu yurtların asıl sahiplerine iadesi noktasında şu ana kadar “tık” yok. Du bakali n’olacak

- Milli Gazete, Adnan Öksüz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/858103/adnan-oksuz/ayip-oluyor-ama-ahmet-hakan