Gençliğin geleceği ya da geleceksizliği

Ali Haydar Haksal
Ali Haydar Haksal

Yaşanan hızlı değişim baş döndürücü. Sistemlerin ve Batı’nın insanlığın üzerine abandırdığı yeni hayat tarzı, insanın kendisine bir alan bırakmıyor. Belli kalıplar içindeki eğitim sistemi, kitap okuma ve düşünme alanı dışına çekerek kurgulanan ya da kurgulanamayan bir insan tipi. Zembereği kopmuş gibi telleri savrulan bozuk bir saat gibi. Zincirlerini koparan, doğaya salınan deli bir tay gibi. Hayır deli tay ile özdeş kılınması bile yanlış. Çünkü doğasız, uzamsız, ufuksuz, idealsiz, ülküsüz, istikametsiz bir insanlık ve bir gençlikten söz ediyoruz. Bir kentin ana bulvarına çıkıldığında hareket halindeki insanların, daha çok gençlerin durumuna bakıldığında nasıl bir tablo ile karşı karşıya olduğu anlaşılır.

Gençliğin bugünkü durumunu, `sev genç’, futbol tutkunu `fanatik genç’ tanımlamak bile sağlıklı bir sonuç doğurmuyor. İnsan keşke bunlarla sınırlı olsa diye bile düşünüyor. Düşündürüyor çünkü gençliği bekleyen tehlikeler bunun da ötesinde.

Okumayan, düşünmeyen, çalışmayan oradan oraya savrulan bir gençlik var. Nereye ait olduğunun farkında değil. Siyasal söylemler gençliği bir yere kadar tatmin eder. Gençlik enerjilerinin etkili olduğu sürece bir yere kadar sürüklenebiliyor. Sonra da ötesi olmuyor.

Haramın helalin, iyinin kötünün, güzelin çirkinin farklarını ayırt edecek görüşe, bakışa sahip olamıyor. Kurumuş yapraklar ve otlar gibi rüzgârların savrulmasına terk ediliyor. Amaçsızlık ve dertsizlik başlıca sorun.

Müslümanlar gençlerini bu tehlikeden kurtarmak zorundadırlar. Siyasal çıkar hırsından uzak, kendilerine davaları dert edinilebilecek bir bilinç ile yetiştirilmeleri, belli ve sağlıklı bir yola çıkarılmaları zorunlu. Bu yol üzerinde onları besleyecek her türlü desteği vermeli. Yollarının üzerine kitaplar serpilmeli. Onların arasından zevklerine, ruhlarına uygun olanını seçip almalı. Çok okumalı. Gereksizliklerden, zamanın boşa harcanmasının israfından ve tehlikelerinden uzak bir bilinç verilmeli. Bu bilinç onları daha diri tutar, daha gözü açık hale getirir. Okudukça bilinci artar. Birikimi artar. Okudukça ve öğrendikçe sonsuz kâinatta ne kadar yetersiz olduğunu anlayacak. Yetersizliğini gidermek için daha çok okuyacak ve bunu bir aşka ve vecde dönüştürecek bir gençlik.

Müslüman gençliğin, etrafında neler olup bittiği elbette ilgi alanında olmalı fakat oyalanmasına neden olacak tuzaklardan uzak durmalı. Yolunu gidişini tavsatacak her durumdan uzaklaşmalı. Zaman çok değerlidir. Hayat çok hızlı akıyor, değişim çok hızlı.

Reklâm ve medyanın, sanal dünyanın savurmaları çok şiddetli. Zamanın toz bulutu. İnsanlar dünyada ne olup bittiğinin farkında olamıyor ve birden kendini bir anaforun içinde buluyor. Bunlara kapılmamak adına ruh dünyasını ışıtan yolda sağlam durmalı. Ayaklarını sağlam basmalı. Asla gündelik olana, çıkarcı tuzaklara kapılmamalı. Karanlığa ışık olmalı, yolunu hem yürümeli hem de aydınlatmalı.

Tuzaklar artık ellerimizde, ceplerimizde, çantalarımızda. Hemen her biri bizi uçuruma sürükleyecek özellikte. Zamanımızı bizden alan ve boşluğa iten her şey bizim için bir tuzak. Zihnimizi gereksizliklerle meşgul eden, boşluklara iten her şey ve durum bir tuzak. En yakınlarımızla bağlarımızı koparan bizi bizden uzaklaştıran durumların tamamı birer tuzak. Gündelik dedikoduları, asparagas haberleri, sıradan ve pespaye insanların sanatçı olarak sunulmaları ve onların gündelik hayatlarıyla meşguliyetlerimiz tuzak. Bize gelecek adına hiçbir şey sunmayan sıradanlıklar tuzak.

Gençlik kendini bunlardan korumalı. Büyük medeniyetimizin birikiminden yola çıkarak, bugünün öncü yazarlarına yaslanarak geleceğe yol almalı ve yolunu sürdürmeli. Kendisini Sevgili Efendimizin hayatını ölçü alarak kendini tartıya koymalı. Eğer uyuyorsa yolunu sürdürmeli değilse kendini gözden geçirmeli.

Gelecek, sahih ve samimi olan Müslüman gençlikte. İhlaslı, çıkarcı olmayan, dünya malına tamah etmeyen vecd ve aşk dolu bir gençlik ile ancak yol alınabilir. Geleceği aydınlatacak olan da bu gençlik. Geleceği kuracak olan da.

- Milli Gazete, Ali Haydar Haksal tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/854776/ali-haydar-haksal/gencligin-gelecegi-ya-da-geleceksizligi