Vicdanlar öldü! Başın sağ olsun Türkiye?m

İshak Beyazay
İshak Beyazay

20.01.2015 gecesi yüce divan oylaması sonucunda 4 bakan

aklandı, vicdanlar öldü. Ortada çok ciddi deliller olmasına rağmen, hakkında

suçlamalar olan 4 bakan Yüce Divana gönderilmedi. Bir kez daha üstünlerin

hukuku devreye girdi ve kol kırıldı yen içinde kaldı. Şimdiye kadar yapılmış en

büyük siyasi manevra, vicdanları öldürmüştür. 12 yıldır uygulanan ılımlı

İslam projesi dünyevi vicdanlar meydana getirmiş olmalı. Başka türlü bunca

vekil nasıl imani vicdanını dinlemez de, dünyevi vicdanına göre hareket eder.

Vicdanlarının sesini dinlemiş olsalardı, kim bilir bir kez daha vekil olma

şansını kaçırmış olacaklardı.

Salı akşamı TBMM de resmen hukuki kılıfa sokulmaya

çalışan bir siyasi tabloyu film seyreder gibi seyrettik.  17-25 Aralık soruşturmalarını algılarda darbe

söylemiyle yürüttüler, TBMM de ise, yolsuzluk ve rüşvet iddialarının

araştırıldığı komisyon kurdular. AKP hükümeti yapılan mitinglerde ve televizyon

konuşmalarında hep 17-25 Aralık soruşturmasını darbe teşebbüsü olarak ifade etti.

Bu durumda bizlerin beklediği darbeleri araştırma komisyonu kurulmasıydı. Madem

darbe, madem bu bakanlar masum, neden mahkeme önünde aklanmayı talep etmediler

Ortada meşru hükümete bir darbe girişimi varsa yapılması gereken araştırma

komisyonu kurmak olmalıydı.

Siyasi olarak aklanmak AKP nin politikası haline

gelmiştir. AKP nin bu hareketi, hukukun önünü tıkamış, siyasi olarak aklanmanın

yolunu açmıştır. 20 Aralık siyasetçilerin yapmış olduğu yolsuzlukların yolunu

açan bir milat olmuştur. Korkarım ki; bugünden sonra devlette teamül olarak yer

alacaktır. Bu doğru bir yaklaşım olmadığı gibi, tehlikeli bir durum da arz

etmektedir. Fakir sofralarında kazandıkları itibarı, Meclis sıralarında

harcamışlardır. Salı akşamı Adalet ve Kalkınma diye yola çıkanların; yolda

bulduklarıyla değiştiren, büyük rant denizine yelken açan büyük bir

organizasyonunun hikâyesi yazıldı, tarihe not düşüldü. 12 yıldır atamalarını

yaptığı bürokratlardan darbe yediğini ifade eden hükümet, atamaları kendi

yapmamış gibi mağdurları oynamıştır ve oynamaktadır. Bir mağduriyet durumu

varsa, o da halkın kendisidir. Çünkü sizin yapmış olduğunuz yanlış atamalar

sonucunda ülke gerilmiş, kurunun yanında da yaş yanmıştır. Kısaca birçok memur

ailesiyle birlikte mağdur olmuştur. Atamaları yapılan ve terör örgütü olarak

adlandırılan bu şahıslara yataklık yapanlar ile yeterince araştırmasını

yapmayan görevi suiistimal yapan, bürokrat ve siyasetçi hakkında da soruşturma

açılmasını beklemek vatandaş olarak hakkımızdır. Hatayı sadece cemaate yüklemek

doğru bir yaklaşım değildir. Her iki tarafın suçluları tespit edilerek hukuk

önüne çıkarılmalıdır.

Kandırıldık kelimesinin arkasına sığınmak ucuz

siyasetten başka bir şey değildir. Kandırılan biri varsa, halkın kendisidir.

Taşeronluk sistemi tesis edilerek, işsizliği önlenmemiş, adeta bir köle düzeni

kurulmuştur. Yandaş iş adamları kayırılmış, havuz sistemine dâhil edilmiştir.

Sonra kalkıp, biz devletin kasasından para mı aldık savunmasıyla trajikomik

bir savunma yapılıyor. Yandaş iş adamı sana babasının hayrına parasal destek

verecek. Aldığı ihaleden bu verdiğini çıkarmayacak mı sanıyorsunuz Ne bizi

kandırın ne de kendinizi aldatın.

- Milli Gazete, İshak Beyazay tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/854002/ishak-beyazay/vicdanlar-oldu-basin-sag-olsun-turkiyem