Türkiye-Ortadoğu ilişkileri-ı

Siyami Akyel
Siyami Akyel

Türk dış politikasının Ortadoğu ya da İslam dünyasıyla ilişkileri, dini, kültürel ve tarihi bağlardan dolayı hassas yürütülmesi gereken önemli bir konudur. Türklerin Karahanlılar döneminde İslam’ı kabulüyle birlikte Ortadoğu coğrafyasıyla münasebetler ayrı bir önem kazanmıştır. 300 yıl Büyük Selçuklu Devleti, 623 yıl Osmanlı Devleti, Ortadoğu ve İslam dünyasıyla ilişkilerini “millet” kavramıyla birlikte değerlendirmiştir.

“Millet” sözcüğü günümüzde “aynı topraklar üzerinde yaşayan, aynı kökten gelen, tarih, töre ve dil birliği olan” topluluk olarak tanımlansa da İslam literatüründe millet kavramı aynı dine inananların oluşturduğu topluluk şeklinde anlaşılmış tüm Müslümanları içine alacak şekilde kullanılmıştır. Kur’an-ı Kerim’deki, “(Onların bunca yanlış ve o nisbette sapık sapık tutumları yetmiyormuş gibi bir de) Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız dediler. De ki: Hayır, (herhalde bir dine uymam gerekiyorsa) Hakk’a dosdoğru yönelmiş bulunan İbrahim’in dinine (milletine) uyarız. O hiçbir zaman Allah’a eş (ortak) koşanlardan olmadı” (Bakara, 135) ayetine belirtildiği gibi “millet” tabiri “din” anlamında kullanılmıştır.

Büyük Selçuklu Devleti ve Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin Ortadoğu yani İslam coğrafyasına bakışı Kur’an-ı Kerim’de belirtilen şekildedir ve Müslüman coğrafyanın hâkimi ve hadimi olmak için gayret gösterilmiştir.

Devlet-i Aliyye-i Osmâniye’nin yıkılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması süreci çok sancılı ve aşırı batıcıdır. Bu süreç, siyasetçi ve aydınların Batı’daki siyasal ve ekonomik değişimlerle bağlantılı kalkınmayı görerek Batı’ya karşı kompleksli bir bakış açısıyla siyasi ve fikri kriz yaşadığı dönemdir. Sadece aydınlar değil, devlet de yüzünü tamamen Batı’ya çevirmiştir. 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 2. maddesindeki “Türkiye Devleti’nin dini Din-i İslâm”dır.” maddesi 1928’de çıkartılması, Batı hayranlığının ve İslam’ı sorgulayıcı tavrın göstergesidir.

Eğitimdeki “Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması”, “Medreselerin Kapatılması”, “Harf İnkılâbı”, “Tevhid-i Tedrisat Kanunu”, “Şapka ve Kıyafet İnkılâbı” ve “Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik” gibi devrimler, yüzümüzün ne kadar Batı’ya doğru döndürülmeye çalışıldığının göstergesidir.

22 Nisan 1926’da kabul edilen Borçlar Kanunu İsviçre’den, 1 Mart 1926’da kabul edilen Ceza Kanunu İtalyan’dan, 1927’de yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu İsviçre’den, 4 Nisan 1929’da Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu da Almanya’dan alarak karma bir kanun yapılmıştır.

Batı’yı taklit ve Batı’ya karşı yenilmişlik psikolojisi Milli Mücadele yıllarında Halide Edip Adıvar’ın “Amerikan mandası istemesi” şeklinde kabuk değiştirerek devam etmiştir. Osmanlı’nın yıkılış döneminde benzer süreçler Fransa, Almanya ve İngiltere ile yaşanmışken, Cumhuriyet döneminde ise kıta değiştirerek Amerika Birleşik Devletleri’ne evrilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında özellikle İsmet İnönü döneminde, Amerikancı dış politika şeklinde devam eden süreç, Demokrat Parti döneminde de devam etmiştir.

Yeni Türkiye’nin kurulmasıyla iktidarı hükmen ele geçiren Cumhuriyet Halk Partisi’nin Amerikancı siyaseti, Demokrat Parti iktidarında devam etmiştir. DP lideri Adnan Menderes, ekonomide liberal politikalar benimserken, dış politikada ise Amerikancı tavrıyla temayüz etmişti. 1945-1960 döneminde özellikle NATO’ya üye olunması (18 Şubat 1952), Türkiye’nin ABD merkezli hareket eden, dış politikasını buna göre belirleyen bir ülke konumuna gelişinin somut örneği olması bakımından önemlidir.

Bu dönemde ABD merkezli dış politika, aslında biraz da ekonomik kaygılardan beslenmiştir. Dış yardımlara ihtiyaç duyulan bu dönemde dış politika reflekslerinin ABD’ye doğru yönelmesi ekonomik kaygılardan bağımsız değerlendirilemez.

Ortadoğu’daki Arap ülkeleriyle ilişkilerin zayıfladığı, bölgede ABD’nin ileri uç karakolu gibi hareket eden Türk dış politikası buna mukabil İsrail’le ilişkilerde ise İslam ülkeleriyle ilişkilerle mukayese edilemeyecek kadar dengeli ve bağımlıdır.

(Devam edecek.)

- Milli Gazete, Siyami Akyel tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/842525/siyami-akyel/turkiye-ortadogu-iliskileri-i