Forma, zabıta, Ayşe Özdoğan

Mine Alpay Gün
Mine Alpay Gün

Ülkemizde yaşanan acı olaylar sadece bana değil herkese son derece acı vermekte.

Diyarbakır’da bir kız çocuğunu, forması olmadığı için derslere almayan okul müdürü.

Bu kadar zor mudur o küçük kızın kalbini kırmadan meseleyi çözmek.

Onu incitmeden, forması yok diye dersten çıkarmadan, arkadaşlarına mahcup etmeden, eve göndermeden.

Sadece o çocuk değil, arkadaşları da acıdan darmadağın oldular.

Çok mu zor cebinden ödemek ya da bir yardım derneğinden istemek.

Ya da o çul forma Allah’ın emri midir, giymesin ne çıkar, şalvarıyla fistanıyla gelsin, yeter ki okusun.

Haberlerin acılığına yürek dayanmamakta.

“Belediye zabıtaları elma satan genci öldüresiye dövdü!”

Sokak ortasında bir genci vahşice döven zabıta. Annesi görse yüreğine inecek, o dal gibi çocuğa tekmeler inerken kalbim duracaktı. Çocuğun suçu, iki kasa elma satmak istemesi... 

O genç hırsızlık mı yapsın.

Zengin hırsızlara dokunulmadığı bu ülkede, gariplerin başının ezilmesi hepimizi perişan etmekte.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi sosyal medyada günlerdir paylaşılan Ayşe Özdoğan, ağır hasta haliyle hapse girmesin kampanyası işe yaramıyor.

İleri derecede kanser hastası Özdoğan hapse giriyor.

İnfaz erteleme talebi reddediliyor.

Ayşe Özdoğan, FETÖ’ye ait bir okulda idarecilik yaptığı için eşiyle birlikte gözaltına alındı. Eşi öğretmenlikten atıldı, cezaevinde. Özdoğan, 2019’da Maxciller Sinus kanseri oldu, üst çenesinden ameliyat edildi.

Cezaevi ve hastane arasında mekik dokudu, bir dizi ameliyat geçirdi.

Ancak geç kalındığı için sol damağı, elmacık kemiği, lenf bezleri alındı. Çenesinin altı boş kaldı. Bacağından kemik alınıp yüzüne konuldu. İşitme, görme ve konuşma kaybı meydana geldi.

Özdoğan, hastaneden infazının ertelenmesi ve tedavisinin sürdürülmesi için cezaevinde kalamaz raporu aldı. Ancak Adli Tıp Kurumu, tetkiklerinde nüks veya metastaz bulgusuna rastlanmadığı ve cezasının infazına cezaevinde devam edebileceği sonucuna vardı. Bu kararın ardından Özdoğan 2 Ekim 2021’de cezaevine kondu.

“Bu şartlarda cezaevine girersem ölürüm. Ben ayakta duramayan, yüzde 72 engelli, sürekli kontrol altında olması gereken bir hastayım. Damağımda delik olduğu için yediğim ve içtiğim her şey burnumdan çıkıyor. Aldığım gıdalar sinüslerime ve yüz boşluğuma doluyor. Bu durum yüzümde yanma ve iltihaplanmaya yol açıyor. Bir buçuk yıldır bu iltihaplarla yaşıyorum ve kanımdaki enfeksiyon nedeniyle aşırı halsizlik yaşıyorum. Hiçbir kişisel ihtiyacımı karşılayamıyorum. Hakkımda verilen ceza 9 yıl, oysa doktorlar bu hastalıkla en fazla beş yıl yaşayabileceğimi söylüyor. Anayasanın bana verdiği yaşama hakkını kullanmak istiyorum. Tedavime izin verin. Sağlığıma kavuşursam cezam neyse onu çekmeye razıyım. Yetkililere sesleniyorum lütfen yardım edin.”

Ayşe Özdoğan bir anne, aklı, kalbi delik 7 yaşındaki çocuğunda. Babası hapiste, hasta annesinin de hapiste olması o çocuğu nasıl kötü etkileyecektir.

Bu toplum merhamet damarlarını yitirmemiştir.

Elbet FETÖ’nün yaptığı kötülükleri, asırlar geçse unutamayız.

Lakin FETÖ’den suçlu zenginler, dışarıda krallar gibi yaşarken; hasta bir annenin hapse girmesine hangi görüşten olursa olsun halkımızın gönlü razı değildir.

- Milli Gazete, Mine Alpay Gün tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7952475/mine-alpay-gun/forma-zabita-ayse-ozdogan