Yılmaz Özdil O kahramanı yazdı: Kadınımızın namusunu çiğnetmeyen polis

Sözcü Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil köşesine İstanbul'un işgal günlerinde yaşanan zulümleri ve kahramanlık hikayelerini taşıdı. Özdil'in köşesinde bir kadının namusunu korumak için işgalcilere karşı silahına sarılan polis Cemil'in hikayesi özellikle dikkat çekti. İşte Özdil'İn kaleminden o hikaye:

''Cemil.

Polisti.

İstanbul işgal edilmişti.

Gülhane Parkı'nda kahırla devriye geziyordu.

Fransız üniformalı üç Senegal askerini, bir Türk kadınına sarkıntılık ederken gördü, kadının elbiselerini yırtmaya çalışıyorlardı.

Kurtulmaya çabalayan kadın çığlık çığlığa yardım istiyordu.

Müdahale etti.

İşgal askerleri tüfeklerine davrandı.

Cemil belindeki tabancayı çekti, trak trak trak, üçünü de vurdu.

Biri öldü, ikisi yaralıydı.

Cemil kaçmadı, teslim oldu.

İşgal kuvvetleri mahkemesine çıkardılar, güya yargıladılar.

Müebbet kürek cezasına çarptırdılar.

Taa Güney Amerika'ya…

“Şeytan adası” olarak bilinen Fransız Guyanası'na gönderdiler.

Firar edilmesi imkansız bir hapishaneydi.

Yeryüzü cehennemiydi.

Şeytan adası'na götürülen polis Cemil'i herkes unutmuştu…

İki defa kaçmaya teşebbüs etmiş, ikisinde de yakalanmış, prangaya vurulmuştu, ömrünün sonuna kadar orada çürüyecekti.

Cemil bile kendisinden umudu kesmişti.

Ama, Mustafa Kemal asla unutmadı!

Asla peşini bırakmadı.

Kurtuluş Savaşı'nı kazanıp, Türkiye Cumhuriyeti'ni bütün kurumlarıyla tesis ettikten sonra, Fransa'nın Ankara büyükelçisini Çankaya Köşkü'ne çağırdı.

Bizzat talep etti.

“Haksızlığa uğrayan Cemil'i memleketine iade edin” dedi.

Dışişleri bakanımız Tevfik Rüştü Aras'ı da meselenin takibiyle görevlendirdi.

Gülhane'de yaşanan hadisenin üzerinden 10 çileli yıl geçmişti…

Uzuuun uzun yazışmalar nihayet netice verdi.

Cemil serbest bırakıldı.

1929'da yurda döndü.

Galata rıhtımında ulusal kahraman olarak karşılandı.

Tutuklandığında 20 yaşındaydı.

30 yaşında dönmüştü.

Giderken tek kelime Fransızca bilmiyordu, döndüğünde neredeyse Türkçe'yi unutmuştu, Fransızca'yı daha akıcı konuşuyordu.

“Ömrümün en güzel yılları oralarda heba oldu, bundan böyle hayatımı yaşayacağım” demedi… Mesleğine döndü.

Pangaltı karakolunda görevlendirildi.

Henri Charriere isimli Fransız yazar, 1931 yılında cinayetten tutuklanmış, ömür boyu kürek cezasına çarptırılmış, şeytan adası'na gönderilmiş, 13 yıllık kaçış mücadelesinden sonra, hindistan cevizlerinden sal yaparak özgürlüğüne kavuşmuştu.

Kendi hikayesini “Kelebek” adıyla roman haline getirdi.

1968 yılında yayınlandı.

Bu romanın 1973 yılında Hollywood'ta filmi çekildi, başrollerinde Steve McQueen ve Dustin Hoffman oynadı, gişe rekorları kırdı.

Dünyanın en etkileyici filmlerinden biri oldu.

Hafızalara mıh gibi çakıldı.

Fransız Kelebek'in hikayesini bütün dünya ezbere öğrendi.

Fransızlar tarafından şeytan adası'na gönderilen Türk polisi Cemil'in hikayesi, yani, Türk Kelebek'in hikayesi ise, milli mücadele tarihimizin tozlu rafları arasında kaldı.''

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/7939624/yilmaz-ozdil-o-kahramani-yazdi-kadinimizin-namusunu-cignetmeyen-polis