Yılmaz Özdil'den Erdoğan'a ilginç benzetme: Ünlü filmden örnek verdi

Ekonomideki kötü gidişat ve buna bağlı olarak Türk Lirası'nın değer kaybetmesi en çok vatandaşın cebine yansıyor. Matker raflarında fiyatlar cep yakarken zammın ateşi bir türlü düşmek bilmiyor. Yüksek enflasyon en çok gıda ürünlerinde hiss ediliyor. Kamuoyunda market zamları nedeni ile iktidar zamlardan sorumlu tutuluyor. Vatandaştan gelen tepkiler üzerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri'nin bir marketini ziyaret etmişti. Erdoğan burada alışverişini yaptıktan sonra verdiği demeçte ''fiyatlar gayet uygun'' açıklamasında bulunmuştu. 

ÖZDİL'DEN TRUMAN SHOW BENZETMESİ

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil Erdoğan'ın market ziyaretini köşesine taşıdı. Özdil, Erdoğan'ın market alışverişini 1998 yapımı olan baş rolde Jim Carrey'ın oynadığı ''Truman Show'' filmine benzetti. Özdil şu ifadeleri kullandı: Kartpostallardan fışkırmış güzellikte bir ortamda yaşamaktadır. Herkes onu çok sever. Herkes ona hayrandır. Dünya adeta onun etrafında döner. Tanıdığı-tanımadığı tüm insanlar imrenilecek derecede mutlu yaşamaktadır, herkesin işi gücü yerindedir, herkes sağlıklı, herkes huzurlu bir hayat sürmektedir, herkes güvendedir, her sabah güne keyifle başlayıp, hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadan, herhangi bir sorun yaşamadan, her akşam neşeyle evlerine dönmektedirler, evleri şahane, parkları-bahçeleri muhteşem, hava bile hep pırıl pırıldır. Aslında, sanal bir dünyadır. Farkında olmadan muazzam bir yalanın içindedir. Yaşadığı hayatı gerçek zanneder ama, onun dışında herkes bunun sahte olduğunu bilir, sosyal çevresindeki herkes rol yapar, mesai arkadaşları, komşuları, dostlukları hep sahtedir. Gerçek zannettiği hayatı, kameralarla anbean takip edilir, televizyonlardan 24 saat aralıksız canlı olarak yayınlanır. Çünkü, gerçek zannettiği hayatı şovdan ibarettir. İşine, ilişkilerine, gündelik yaşamına dair her kararı kendisinin verdiğini düşünür ama, öyle değildir, hayatının her saniyesini başkaları kontrol eder, karar vermesini etkileyen senaryolar üretilir, o hiç farkında olmadan, o senaryoların yönlendirmesiyle kararlar alır, zihinsel yetilerini kullanması, duygularının sesine kulak vermesi, sorgulaması engellenir, geleceğe dair hayalleri bile senaryolarla manüple edilir. Gerçeklerden koparıldığı hissine kapıldığı zaman, etrafında olan biten tuhaflıklardan şüphelendiği zaman, derhal sanal korkular devreye sokulur, özel efektlerle korkular yaratılır, o korkuların esiri yapılır, o korku bariyerlerinin içinde yaşar, kendisine çizilen korku sınırlarının dışına adımını bile atmaya cesaret edemez. Onun ruhu bile duymaz ama, kapitalizmin stüdyosu olan o sanal dünyada her şey satılıktır… O herkes gibi normal yaşadığını, anormal hiçbir şey olmadığını düşünürken, hayatına ürün yerleştirme şeklinde reklamlar monte edilir, etrafındaki insanlar sanki onunla sohbet ediyormuş gibi, marka tanıtımı yaparlar, onun özel hayatını kullanarak, ekran başındaki hedef kitleyi etkilerler, onun sayesinde şakır şakır satış yaparlar, o yüksek standartta yaşadığını zannederken, onun sırtından servetler kazanırlar. O asla bilmez ama, gerçek hayatta onun haline üzülen insanlar vardır, ona ulaşmaya, onu gerçeklerden haberdar etmeye çalışırlar, nafile tabii… O yaşadığı sanal dünyanın dışına çıkmaya cesaret edebilmesi için, gerçeklerle yüzleşebilmesi için, kendisine kendisinden başka hiç kimse yardım edemez. 

''AKLIMA TRUMAN SHOW  GELDİ''

Tarım kredi kooperatiflerinin marketinden alışveriş yapan asrın liderimiz “fiyatlar gayet uygun” deyince, nedendir bilmem, benim aklıma Truman Show geldi. 

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/7935572/yilmaz-ozdilden-erdogana-ilginc-benzetme-unlu-filmden-ornek-verdi