Su bütün canlıların hayat kaynağıdır

Fatma Tuncer
Fatma Tuncer

Lisede öğrenciyken kimya hocamız, “Öyle zaman gelecek ki, insanlar geçmiş dönemlerde araçlarımızı su ile yıkardık diyecek ve suya ulaşımın kolay olduğu günlerden bahsedecekler” der ve yakın tarihte su kaynaklarının tükeneceğini ifade ederdi. Bu ifadeleri işittiğimde bir an duraksar ve su ile irtibatımızın kesilmesi durumunda neler yapabileceğimizi düşünürdüm. Düşünün sabahın ilk ışıkları ile kalkıyor ve abdestinizi almak üzere suya ulaşıyorsunuz, kahvaltıya çay ve su ile başlıyor ve ayakta olduğunuz sürece hep su ile irtibat kuruyor, su ile buluşuyorsunuz. Yorulduğunuzda elinize bir bardak su uzatılıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde suya koşuyorsunuz ve attığınız her adımda, gittiğiniz her ortamda ihtiyaç hissettiğiniz ilk şey su oluyor.

Hz. Hacer’in su ile buluştuğu topraklarda, bütün dünyayı kuşatacak bir medeniyet doğmuş ve su kaynakları bütün köklü medeniyetlerin anası haline gelmiştir. Su damarlarımızda akan bir kan gibidir ve hayatla nasıl bir bağ kuruyorsak su ile de öyle bağ kurarız. Su aldığımız nefestir ve bütün canlıların buluştuğu ortak bir değerdir.

Birleşmiş Milletler verilerine göre küresel ısınmaya bağlı olarak yağışlar azalmış, hava kirlenmiş, su kaynakları tükenmeye yüz tutmuş ve dünya ciddi bir tehlike ile yüz yüze gelmiştir. Türkiye, Birleşmiş Milletler’in hazırladığı su raporuna göre kuraklığın baş gösterdiği ülkeler arasında yer alıyor ve bu durum 2025 tarihi itibariyle ciddi su sıkıntımızın ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Gelecekte petrol savaşlarının yerini su savaşlarının alacağı ve su rezervleri yönünden zengin olan ülkelerin hedef haline gelebileceği söyleniyor.

Bilindiği üzere küresel ısınma ile birlikte atmosferin dengesi bozuldu ve kuraklıktan, kıtlıktan ve su sorunlarından bahsedilmeye başlandı. Şu an dünya nüfusunun %18’i kullanmaya elverişli su bulamıyor, akarsular kirlendi, su kaynaklarının çoğu kurudu ve değişen dengeler kuraklığa ve buna bağlı sorunların artmasına neden oldu. Allah’ın koyduğu düzeni bozarak dünyayı yeniden imar etmeye soyunan küresel zorbalar, karamsar açıklamalar yaparak olası tehlikelere vurgu yapıyor ve kendilerini tek kurtarıcı olarak ilan ediyorlar. Fakat tarih nice zalimlerin çöküş hikâyelerine tanıklık etmiştir dolayısıyla dünya üzerinde canlar yaşadığı sürece Allah onların rızıklarını koruyacaktır, toprağın, suyun, havanın dengesini bozan muhterislerin kaleleri ise bir bir yıkılacak ve iyilik galip gelecektir.

Bilim insanları artan sıcaklıkların ve buharlaşmanın suyun kalitesini bozduğunu ve mevcut su kaynaklarının ihtiyaçları karşılayamaz hale geldiğini, kutuplardaki buzulların eridiğini ve dünyanın ciddi bir tehditle karşı karşıya olduğunu ifade ediyorlar. Kritik bir noktada yer alan ülkemiz tarım bakımından oldukça zengin fakat buna karşın suyu verimli kullanacak yöntemler pek yaygın değil bu konuda gerekli çalışmaların yapılması ve su israfına karşı önlem alınması gerekir. Toplumumuzda ekmek israfına çok fazla vurgu yapılır ancak suyun israfı pek dikkate alınmaz, insanlarımız bu konuda hassasiyet kazanmalı ve su kaynaklarının korunması kadar su israfının önlenmesi hususunda da gerekli önlemler alınmalıdır.

- Milli Gazete, Fatma Tuncer tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7831034/fatma-tuncer/su-butun-canlilarin-hayat-kaynagidir