Hasret, endişeli bitiyor

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Okullar nihayet yüz yüze eğitime başladı. Aslında buna okullar açıldı demek de yeterli. Ancak, Kovid-19 salgını hayatımıza eğitim alanında da yeni tabirler kazandırdı. Salgın başlayana kadar ilk, orta ve liselerde uzaktan eğitim ya da yüz yüze eğitim tabiri pek kullanılmıyordu. Liselerde uzaktan eğitim var idi ama bu zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılmasının bir sonucuydu. Yani, çalışmak zorunda olan öğrencilerimizin de lise eğitimlerini tamamlamalarına imkân tanımak için uzaktan eğitim gündeme gelmişti. Ancak, salgın ile birlikte yaklaşık iki yıldır okullar açıla kapanana eğitim vermeye başladı. Bir yandan bakanlık uzaktan eğitim uygulamalarını hayata geçirirken, öbür yandan okullarda kendi inisiyatifleri ile öğrencilerini okul ortamından tamamen uzaklaşmasını önlemek için uzaktan eğitim verdiler. İyide oldu. Çünkü okulların verdikleri uzaktan eğitimde öğrenciler tanıdıkları kendi öğretmenlerini karşılarında görüyorlardı. Bu ise öğrencilerin derslere daha fazla yakınlaşmasını sağlıyordu.

Dileğimiz okulların bugünden itibaren başladıkları yüz yüze eğitimi sonuna kadar sürdürmeleridir. Ancak, bunun şartlarını da elbette salgının durumu belirleyecektir. Okulların açılmasının ardından eskiden olduğu gibi yine salgında tırmanış söz konusu olursa elbette çocuklarımızın sağlığı tehlikeye atılarak ille de yüz yüze eğitimde ısrar edilmeyecektir. Bunun için başta veliler olmak üzere yavrularımıza, öğretmenlerimize ve okul yöneticilerine büyük bir sorumluluk düşüyor. Hemen yüz yüze eğitimin başlaması kararı ile birlikte bazı tedbirler ilan edildi. Özellikle öğretmenlerin aşılarını tamamlamaları, eğer aşılar tamam değilse testlerini muntazam olarak yaptırmaları söz konusu. Öğretmenlerin bu hususları yerine getirmeleri okullarda salgının ilerlemesini tam olarak engeller mi? Bu soruya hemen evet demek pek mümkün görünmüyor. Bunun sebepleri ailede başlıyor. Uzmanlar her fırsatta öncelikle maske, mesafe ve hijyen kurallarının öğretilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Bu kuralların öğretilmesi başta ailede başlıyor, başlaması gerekiyor. Ancak, sokağa çıkıldığında görünen o ki, çocuklara söz konusu kuralları öğretmesi gereken velilerin de gerektiği kadar bu kurallara uymadıkları görülüyor. Özellikle kalabalık ortamlar mesafe kuralının bir kenara itildiği her ortamda dikkat çekiyor.

Bunun yanında okullarda alınacak tedbirler konusunda bakanlık bir tebliğ yayınladı. Buna göre;

Öğretmen ve okul çalışanlarının aşı olmamaları durumunda haftada iki kez PCR testi yaptırmaları istenecek.

Tüm okullarda yeterli miktarda maske bakanlık tarafından temin edilecek.

Okullardaki ortak alanlara uygun sayıda el antiseptikleri konulmuş durumda.

Ders süresi 40 dakikayı aşmayacak.

Teneffüs saatleri farklı zamanlarda düzenlenecek.

Yüksek sesle yapılan egzersizler açık alanda öğrenciler arasında tercihen 2 metre mesafe bırakılarak sürdürülecek.

Veli ve ziyaretçilerin mümkün olduğu kadar okul bahçesi de dâhil olmak üzere okul içerisine girişlerine izin verilmeyecek.

Alınan bu karaların ne ölçüde uygulanabilir olduğunu elbette zaman gösterecek ama bu tedbirlere uyulmadığı takdirde çok geçmeden okulların yeniden kapanması gündeme gelebilir. Böylece bitmiş olan okul hasreti yeniden başlayabilir. Kısacası, bir yandan öğrencilerimizin hasreti biterken diğer yandan yeni sorunların gündeme gelmemesi için herkesin dikkatli olması gerekiyor.

- Milli Gazete, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7750990/abdulkadir-ozkan/hasret-endiseli-bitiyor