Hz. Hüseyin ve yol arkadaşları (3)

Fatma Tuncer
Fatma Tuncer

Kitlelerin bilincini uyandırarak tarihe yön veren dava adamları sarsılmaz inançları ve cesaretleri ile hafızalarımızda önemli bir yere sahiptirler. Ancak bu kişiler tarihin yönünü değiştirecek eylemlerini gerçekleştirirken, onların yanında yer alan ve destek veren kahramanların da elde edilen kazanımlarda paylarının olduğunu unutmamak gerekir. Nitekim Hz. Hüseyin’in kıyamını ve onurlu tavrını anlamaya çalışırken onunla birlikte hareket eden yakınlarını ve ona elçilik yapan Müslim bin Akil’in çabasını da doğru okumak ve hatırda tutmak gerekir.

Hatırlayacağınız üzere Hz. Hüseyin, Yezid’e biat etmeyi reddedip, ortamın boğucu atmosferinden uzaklaşmış ve Mekke’ye hicret etmişti. Fakat Mekke’ye geldikten bir süre sonra Emevi hükümetinin kokuşmuş sisteminden rahatsızlık duyan Kufeli halk kendisine mektuplar göndererek biat ettiklerini bildirip davet etmişlerdi. Hz. Hüseyin eline geçen binlerce mektubu tek tek değerlendirdiğinde omuzlarındaki yükün ağırlığını hissetmiş, şerri yayan bu sisteme karşı çıkmaya ve toplumun ruhunu uyandırmaya karar vermişti. Hz. Hüseyin samimiyetinden şüphe duymadığı kuzeni ile görüşerek, kendisine mektup yazanlara, “Müslim bin Akil’i size gönderiyorum eğer önde gelenlerinizin düşünceleri de aynı yönde ise kısa zamanda yola çıkacağım” ifadesini içeren bir mektup göndermişti. Müslim, Hz. Hüseyin’in mesajını iletmek üzere Kufe’ye varıp, Hz. Hüseyin’in mektubunu okuduğunda insanlar ağlamaya başladılar ve 18 bin kişi biat etti. Müslim, halkın durumunu bildiren bir mektup yazıp Hz. Hüseyin’in Kufe’ye gelmesinin uygun olduğunu belirtti. Fakat biat haberi kısa sürede yayılmış, Yezid’in kulağına kadar gitmişti. Bu durumdan çok fazla rahatsız olan Yezid Kufe’nin yönetimini Basra Valisi Ubeydullah b Ziyad’a devretti.

Hz. Hüseyin’e elçilik yapan Müslim bin Akil bu kaos ve kargaşa ortamında insanların hakikatle buluşmaları için çaba gösteriyor ve çalışmalarını gizli tutmaya çalışıyordu. Fakat şehrin yeni valisi Müslim’in izini sürmüş ve onu evinde barındıran Hani b Urve adındaki kişiyi hapsedip, ağır işkencelere maruz bırakmıştı ve olayın akabinde bu kişi katledilmişti. Müslim kendisine biat eden Küfe halkından bu kişiye yardımcı olmalarını istediğinde ise Ubeydullah b. Ziyad onları tehdit ve çeşitli vaatlerle etki altına almış ve Hz. Hüseyin’in destekçileri yalnızlığa terk edilmişti. Müslim bin Akil’in yanında olacaklarını söyleyen kişiler bir anda dağılmış sadece otuz kişi kalmıştı. Müslim otuz kişi ile birlikte Ebvap denen yere doğru yol almaya başlamış ancak yanındakiler bir bir ayrılmış ve kendisi tek başına kalmıştı.

Hz. Hüseyin, yol arkadaşları ile birlikte ağır bedeller ödemekteydi. Nitekim Müslim’in yanında yer alan Kufeliler bir anda dağılmış ve onu yalnızlığa terk etmişlerdi ve zalim yöneticilerin hedefinde olan Müslim, barınacak bir yere ihtiyaç duymaktaydı fakat kimse buna cesaret edemiyordu. Hak yoldan sapan ya da sapanlarla beraber hareket edenlerin karşısında tek başına kalmıştı Müslim bin Akil ve geceyi geçirmek için yaşlı bir kadının evine sığındı ne var ki, akşam vakti yaşlı kadının oğlu eve geldiğinde onu gördü ve ihbar etti. Hz. Hüseyin’in elçisi dava insanı Müslim bin Akil tutuklanmış ve Ubeydullah bin Ziyad’ın emriyle hükümet binasının üstüne çıkarılıp aşağı atılarak şehit edilmişti.

Müslim bin Akil inandığı davanın bekası için bedel ödemeyi göze almıştı ki, Rabbim onu şehitlikle ödüllendirdi ve mesajını kendisinden sonraki nesillere ulaştırabilmesi için seçti. Allah ondan razı olsun.

- Milli Gazete, Fatma Tuncer tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7682153/fatma-tuncer/hz-huseyin-ve-yol-arkadaslari-3