Cinnet hali yaygınlaşıyor mu?

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Her gün işe gidip gelenler trafikteki durumu çok iyi bilirler. Kurallara uymamak bir yana kimseye hatasını hatırlatmanın mümkün olmadığı, adeta insanların patlamaya hazır bombaya dönüştüğü görülüyor. Bunun yanında her gün medyaya yansıyan cinayet haberleri işin daha da ileri boyutlara ulaştığını, toplumda cinnet halinin yaygınlaşmakta olduğunu gösteriyor. Bırakın insanların tanımadıklarına tahammülünün kalmayışını, aile fertleri arasındaki aile bağlarının koptuğunu gösteren pek çok hadise söz konusu. Hemen belirteyim ki, sadece insanlar arası ilişkilerde değil, bazı insanların hayvanlara yönelik tavırlarını da insanlıkla izah etmek mümkün görünmüyor. Bir bakıyorsunuz hasta ruhlu birisi ocakta demlikte suyu kaynatıp sokak kenarında yatan köpeğe döküyor, bunun şahsen hiçbir izahını bulamıyorum. Yapılan işin insanlıkla bir alakası olmadığı gibi hayvanlık olarak nitelendirmenin de hayvanlara hakaret olacağını düşünüyorum.

Ya her gün işlenen cinayetlerin bir izahı olabilir mi? Hemen belirteyim ki, işlenen cinayetlerin büyük çoğunluğu ya eski eşlerle ilgili ya da kavga eden kişileri ayırmaya çalışanların kavgacılar tarafından öldürülmesi, bunun ötesinde bir bakıyorsunuz evinde buluştuğu bir öğrencinin önce öldürülüp sonra parçalara ayrılmasının insanda oluşturduğu ruh halini anlamak çok zor. Yani belli ki olay anlık bir sinir halinin sonucu değil. İşlenen cinayetten adeta sapıkça zevk alma hali var. Tüm bunların makul bir izahı yok. Şimdiye kadar da bu toplumsal cinnet halinin psikolojik ve sosyolojik boyutları üzerinde fazlaca durulduğunu düşünmüyorum. Bunun ötesinde insanların böylesine bir ruh haline sürüklenmesinin sebeplerinin araştırılmasına da ihtiyaç duyulmadığı gibi bir görüntü var.

Elbette bu tür psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve kültürel boyutu olan olayların tek bir izahı olmayabilir. Ancak bu işin derindeki ve izah edilmeyen sebeplerinin araştırılmasında toplumun geleceği açısından büyük önemi var.

Söz gelimi dünkü gazetelere yansıyan habere göre iflas etmiş bir genç, ailesinden sahip oldukları daireyi satıp kendisine yardım etmelerini istemiş. Aile bu isteğe daireyi satarak cevap vermiş. Ancak öyle anlaşılıyor ki, bu para genci ekonomik darboğazdan kurtarmaya yetmemiş. İkici dairenin de satılıp kendisine verilmesini istemiş, aile buna karşı çıkınca annesini ve ablasını öldürmüş. Bu haber, “Böyle evlat olmaz olsun” başlığı altında gazetede yer almıştı.

Bu arada her gün işlenen kadın cinayetlerinin ise giderek eksilmeden devam ediyor olması da toplumun bir başka yanının araştırma ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Çünkü eskiye göre boşanmalar ülkemizde giderek artış gösteriyor. Bu durum salgın günlerinde daha da artış gösterdi. Olayın ‘cani koca’ şeklinde nitelendirilmesi cinayetlerin önlenmesine yetmiyor. Böyle olunca öncelikli olarak ilimsel ve toplumsal tarafın araştırılmadan olayın getirilip erkek vahşetine bağlanması eksik bir değerlendirme gibi görülüyor. Böyle olduğu zaman olayın çok boyutlu olarak ele alınması mümkün olmuyor. Çünkü iş çoğu zaman ya ayrılma sonucu ortaya çıkan kıskançlık ya da evlilik devam ederken bir tarafın da hareketlerinin diğeri tarafından tepki çekmesine bağlanıyor. Böyle olunca öncelikli olarak dağılan yuvaların dağılmasının önlenmesi gerekiyor. Kaldı ki olay sadece karı koca arasında kalmıyor. Geride kalan çocuklar ömür boyu acı çekiyorlar. Kısacası, hem toplum olarak hem de fert olarak kendi kendimizi gözden geçirmemiz ve sorgulamamız gerekiyor.

- Milli Gazete, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7675675/abdulkadir-ozkan/cinnet-hali-yayginlasiyor-mu