Ölçü İslam ise düzen adil olur

İsmail Hakkı Akkiraz
İsmail Hakkı Akkiraz

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Biz Müslümanlar “La havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim” zikrini dilimizden düşürmeyiz. Düşürmeyiz de, bu zikrin telkin ve teklif ettiği inanca, ahlaka, İslam’ca duruş ve düşünceye itibar edip ne kadar sadakat gösteriyoruz, bilinmez. Mülk de, iktidar da Allah’ındır diyoruz da, ne mülkte ne de iktidarda Allah’ı işimize karıştırmak istemiyoruz. Böyle davranıyoruz da sanki kazanıyoruz. Battıkça batıyoruz ama hala, üzerimize bir suç da almıyoruz. Bolca bahaneler üretiyor, İslam ile aramıza ördüğümüz, Batı ürünü muhafazakâr ve sosyal demokratlık, faizci kapitalist ekonomi, materyalist eğitim duvarlarını yıkmak için kılımızı bile oynatmıyoruz. Ümmet olma şuurunu yitirdik de güruh bile olamayan acayip bir toplum haline getirildik. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınıyoruz da, şeytan ve adamlarını haşa, Allah’ın gazabından korumak için, şeytan ve adamlarından daha fazla çaba gösteriyoruz. İyiliği, yani maruf olanı emretmiyor, münker, yani kötülüğün her türlüsü ile mücadele etmiyoruz. Ülkemiz, zor süreçlerden geçiyormuş! Dere geçerken at değiştirilmezmiş! Geçtiğin dere nedir ki, at değiştirmeyeceksin. Geçtiğin dere İslam deresi değildir, bunu bilesin. Geçtiğin dere AB ve Siyonizm deresidir. Bu dereden karşıya geçersen İslam’dan, dünya ve ahiret saadetinden mahrum kalacaksın, haberin yoktur. Bil ki yaşanan hak batıl mücadelesi, temelde siyasi ve düzen mücadelesidir. Bu mücadeleyi böyle okuyamayanın hidayeti de dirayeti de olmaz. Sınırsız ve mutlak güç Allah'ın gücüdür. İnsan ve diğer yaratıklar, Allah'ın verdiği kadar, sınırlı ve geçici bir güce sahiptirler. Onlardaki gücün kaynağı, kendileri değil, Allah'tır. Bu hayatta ölçüsü ve yaşadığı din ve düzen İslam olmayanların saadeti olmaz. Onlar zulüm ve karanlıklar içinde yaşarlar. İslam’ın getirdiği esaslar, insan ve toplumun lehinedir. “Her insan için çalıştığının karşılığı vardır” esası, sadece İslam’da vardır. İslam; insanı dünya ve ahiret hayatında çıkmaza düşmekten, altından kalkamayacağı veya kendisine fayda yerine zarar getirecek olan iş ve davranışlara girmekten korur.

ZALİMLER

Zalim ve nankörler, görmek istemeseler de tüm güç sadece Allah'a aittir. Bakara 165: “... Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.” İnsana zayıflık ve güç veren Allah’tır. Rum 54: “Sizi güçsüz yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından kuvvet veren ve sonra kuvvetin ardından güçsüzlük ve ihtiyarlık veren, Allah'tır. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, üstün kudret sahibidir.” Tarihte “Ad” kavmi gibi büyüklük taslayan, Allah’ın kuvvet ve kudretini umursamayan nice kavimler, şımarıklıkları ve zulümleri yüzünden helak oldular. Kur’an ahlakı yerine Batı ahlaksızlığını ikame edenler, adil düzen yerine faizci kapitalist düzeni yürütenler, israf edenler, maneviyatçı eğitim yerine materyalist eğitimi benimseyenler zalim kimselerdir. Bunların insanlığı gözyaşı ve ıstıraptan başka sunacağı hiçbir saadet olamaz. Faiz, zulümdür. İçki, kumar, haksız kazanç zulümdür. Zina, zulümdür. Zulüm ile abat olunmaz ve Allah zalimleri sevmez.

HOŞA GİDEN ŞEYLER

Dünyada insan nefsinin hoşuna giden birçok şey vardır. İnsan onlara sahip olmak ister. Hatta onlara sahip olmak uğruna yanlış yollara sapar, uygun olmayan işlere meyleder. İnsan, çoğu zaman Allah ve Resulünün emir ve yasaklarını ağır bulur, onları yerine getirme noktasında tembellik yapar. İnsanın, dünyalıklar peşine düşüp daha da azgınlaşması, İslam’dan uzaklaşıp kendi hoşuna giden şeyleri yapması için şeytan sürekli kışkırtıcı bir rol üstlenir. Yeryüzünde bulunuşunun, var olmasının sebebini anlamayıp, kendi hevasına göre yaşamayı seçmiş kimseler; İslam ve düzenini çağdışı ve ağır bulurlar. İnkârcılar, müşrikler ve münafıklar kendilerinin Kur’an’a ve düzenine davet edilmelerini çok ağır bir teklif olarak kabul ederler. İşte bunlar, bu halleriyle Allah’ın gazabına koşarlar. Arzularını ilah edinmiş olanlar, elde ettikleri göreceli imkânlar ile avunup dururlar ama bunların bir fitne ve imtihan olduğunu hatırlamak bile istemezler.

İSLAM

Hayatı, İslam ile yaşamak, devleti İslam ile ayakta tutmak ve yönetmek insanın yaratılış gayesidir. Dünya ve ahiret saadeti ancak İslam ile gerçekleşir. İslam’a uyanlar; hem dünya hayatını düzene koyarlar, hem hayat sınavını başarırlar, hem de Allah’ın muttaki kulları için hazırladığı hesapsız nimetlere ve mükâfatlara kavuşurlar. İslam’ı itikat ve düzen olarak yaşamak kolaydır. Bunun için nefsimizi terbiye etmemiz yeterli olacaktır. İslam’ın amacı, insanları ağır yüklerle zora sokmak değil, aksine her türlü kolaylığı göstererek, onların iyi birer insan olup ilahi mükâfatları hak etmelerini sağlamaktır. İslam, fıtrat dinidir, yani insanın yaratılışına uygun, doğal bir yaşama biçimidir. Allah, kullarına zulmetmez. İslam’ın prensibi her işte kolaylıktır; zorluk çıkarmak, insanları yokuşa sürmek, zor tekliflerle onlara güçlük vermek, yapamayacaklarını emredip de onları bunaltmak değildir. Allah’ı bir bilmek, üç bilmekten kolaydır. Allah’a kul olmak, şeytan ve adamlarına uşaklık yapmaktan kolaydır. İslam ve hayat bir bütündür. İslam ölçen, hayat ölçülendir. Ölçüleni ölçenden ayırmak cinayettir. Kur’an, ödeme güçlüğü çeken borçluya kolaylık sağlanmasını isterken, faizci kapitalist düzen gecikme faizleriyle toplumu bunalıma sürüklemektedir. Kazanmak; İslam’ca yaşamaktır. İslam, üretmektir, iktisattır ve paylamaktır. Cimrilikle İslam bir arada bulunmaz.

İslam ve düzeninin zor ve çağa uymadığını zannedenler; kendi yaptıkları yasalara uyanlar, inanacakları ilahları kendileri icat edenler, ya da kendi görüşünü Allah’ın koyduğu ölçüden daha doğru sananlar aldanmış ahmaklardır. Millî Görüş, İslam kapısını tutmaktır, Hakk'ın ve haklının yanında olabilmektir. Selam hidayete tabi olanlara…

- Milli Gazete, İsmail Hakkı Akkiraz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7523956/ismail-hakki-akkiraz/olcu-islam-ise-duzen-adil-olur