Tedbir kuldan, takdir Allah’tan

Prof. Dr. Cevat Akşit
Prof. Dr. Cevat Akşit

Resulü Mücteba Efendimiz buyuruyorlar, “Üç dua vardır ki, reddedilmez. Yüce Allah bu duaları eden kişinin isteklerini reddetmez. Anne ve babanın çocuklarına ettiği dualar. Oruçlu kimsenin iftar anında ettiği dualar. Misafirin hane ve hane halkı için ettiği dualar.” Anne babanın ettiği dualar, dede ve ninelerin ettiği dualar da kabul olur, hatta hoca ve öğreten kişilerin öğrencileri için ettiği dualar da buna dâhildir. Oruçlu kimsenin iftardan hemen önce ettiği dua da kabul olur. İster Ramazan orucu olsun, ister nafile oruç olsun fark etmez. Son olarak bir misafirin ettiği dua da geri çevrilmez. Bir insan kendi evinden çıkıp başka bir yere seyahat ettikten sonra kimin evinde konaklıyorsa onun misafiridir. O evde bulunduğu sürece hane halkı için ettiği dualar asla reddedilmez.

“MAZLUM KİMSENİN ETTİĞİ DUA REDDEDİLMEZ”

Resulullah Efendimiz bir başka hadis-i şerifte ise, “Şüphesiz şu üç dua reddedilmez. Anne ve babanın çocuğuna duası, misafirin duası ve mazlum kimsenin ettiği dua reddedilmez.” Peygamber Efendimiz, bu defa da mazlum, zulme maruz kalan, haksız yere işkence edilen kimsenin duasının da geri çevrilmeyeceğini bize söylüyor. Bizim Anadolu’muzda atasözleri ve deyimlerin birçoğu işte böyle hadis-i şerif ve ayet-i kerime kaynaklıdır. Mesela bizim atalarımız, ‘Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’ demişler. Boşa da dememişler, hadis-i şerifte de buna işaret ediliyor. İşte bu yüzden kimseye zulmetmemek gerek, mazlumun ahını almak hiç iyi olmaz.

BİR MÜSLÜMAN DİĞER BİR MÜSLÜMAN’A KÂFİR DİYEMEZ

Resulullah Efendimiz buyuruyor, “Üç şey vardır, imanın aslındandır. ‘La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah’ diyen kimseyi İslam’dan dışarı çıkartmayız. Cihat, ben dünyaya gönderildiğim vakitten son olarak Deccal’le savaş yapılana kadar devam edecektir. Ümmetimin son bölüğü de Deccal’le savaşıncaya kadar cihat devam edecektir. Son olarak da kadere iman, imanın aslıdır ve temelidir.” Peygamber Efendimizin hadis-i şerifte de buyurduğu üzere imanın temeli olan şeyler her Müslüman’ın imanı için şarttır. Öyle ki, ‘La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah’ dediğini duyduğumuz bir insanı kâfir diye itham edemeyiz. Ne yazık ki günümüzde buna pek dikkat edilmiyor. Şaka maksatlı olsa bile bir Müslüman diğer bir Müslüman’a kâfir diyemez. Bir insanı kâfir diye itham eden kimse yanılıyorsa küfre düşen kendisi olur.

“KADERE İMAN, İMANIN ASLIDIR VE TEMELİDİR”

Deccal’le olan cihat meselesi de elbette askerlikle, mücahitlikle ilgilidir. O yüzden hiçbir Müslüman askerlikten kaçmamalıdır. İslam’ın muhafazası, namusun müdafaası ve vatanın korunması niyetiyle askerlik yapan kimse cihat ediyordur. Müslüman askerlikten kaçmaz değerli kardeşlerim, öyle ki yönetici zalim olsa bile askerlikten kaçılmaması gerekir. Son olarak da kadere iman konusu imanın temelidir. Biz kadere iman edip her türlü tedbirimizi alacağız. Mesela koca bir apartman yanıyor, sonra enkazın içinde küçücük bir çocuk sapa sağlam çıkıyor. Demek ki o çocuğun kaderinde ölüm yokmuş. O yüzden insan kaderinde ne yazılı olduğunu bilemez. Bir Müslüman olarak kaderimize iman edip gelecek fenalıklara karşı tedbir almaktır. Ancak aldığımız tedbirlere rağmen yine de istemediğimiz olaylar olmuşsa o zaman da ‘Olanda hayır vardır’ diyeceğiz. Ne demişler, ‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan.’

ÖLEN BİR İNSANIN YERİNE HAC OLUR

Hac meselesinde sıkça sorulan bir soru var. ‘Ölen bir insanın yerine hac yapılır mı?’ sorusu son dönemler çevremizde sıkça soruyor. Ölen bir insanın yerine hac olur efendim. Ölen bir insanın yerine namaz olmaz, oruç olmaz ancak hac ve zekât olur. Ancak bir insan hac yapacak duruma geldiğinde, yollar açık olduğunda bir insanın üstüne hac farz olur. Bir kişi düşünün çok hasta. Vefat etmeden önce hacca gidemeyeceğini anladı, hac parasını evladına verdi. Sonra da çocuğu onun yerine hac yaptı. O zaman o kişi hacı olur. Ancak tabii dediğimiz gibi imkânlar elverdiğinde hemen hac vazifesini yerine getirmek gerek. Bir kimse durumu varken hacca gitmede ve vefat ettiyse, ona neden hacca gitmediği sorulur.

- Milli Gazete, Prof. Dr. Cevat Akşit tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7307799/prof-dr-cevat-aksit/tedbir-kuldan-takdir-allahtan