AGD bize tarihimizi yaşatıyor

Şakir Tarım
Şakir Tarım

 Bismillâhirrahmânirrahîm;

 VİRÜS, sosyal ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle insanımız burukluk içinde! Hatta -Allah korusun- “bunalma” noktasına gelenler var. Ümit ve güven duygusu zayıflıyor. Böyle bir dönemde, AGD tarihimizden ses verdi, müjdeler getirdi:

 “Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan,

Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan’dan!”

Geçmişini iyi bilenler, geleceğe emin adımlarla yürürler. AGD bize; Mekke’nin Fethi, Çanakkale Zaferimiz, Sarıkamış olayı, Maraş Savunması gibi programlarla tarihimizi yeniden yaşatıyor. Mayıs’ın son haftasını da Diyarbakır, İstanbul ve Kudüs’ün Fethi programları süsledi.

 AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “Diyarbakır’ın Fethi’nin Anadolu’nun fethini kolaylaştırdığını” anlattı. 29 Mayıs sabahı, namazı Ayasofya’da kılan AGD’li gençler, Ayasofya’dan Mescid-i Aksa’ya selâm göndererek, Kudüs fethedilinceye kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını açıkladılar.

 Virüs sebebiyle, “kapanma” dediğimiz dışarı çıkma yasağına rağmen, AGD mensupları İstanbul’un Fethi’ni kutlamaktan vazgeçmediler. Sanki, stadyumda yapılıyormuş gibi işi ciddiye alarak, online ortamda muhteşem bir program hazırladılar.

 İçinde bulunduğumuz şartlarda fetih ruhu ancak bu kadar güzel yansıtılabilirdi. Fethin ulviyetini sembolize eden muazzam sahne düzenlemesi, kullanılan resimler, efektler ve rengârenk ışıklarla tam bir şölen havası yaşandı. Mehterdeki asalet ve coşkuyu izlerken, atlarıyla serhat boylarındaki şanlı akıncılarımızın adaleti baş tacı eden, zalimlere meydan okuyan ayak seslerini işitir gibi olduk:

  “Allah yoluna cenk edelim, şan alalım, şan,

  Kur’an’da zafer vaat ediyor Hazreti Yezdan!”

GÖNÜLLERİN FETHİ

 DÖRT saatlik programda konu ve mesaj bütünlüğü dikkatlerden kaçmadı. Millî Gençlik, ahlâk ve maneviyat için her şeyini feda etmeye hazır olan serdengeçtilerin yolunda olduğunu gösterdi: “Korkuları dürenler, / Ölümü öldürenler, / Rabbinin huzuruna, /Peygamberle gelenler.”

 Dünyanın dört bucağından küçük-büyük milyonlarca insan, “Bundan sonra sırada Kudüs’ün fethi var” şuuruyla hareket ediyordu. Millî Gençlik, dava büyüklerine, davayı yürütenlere karşı hürmet ve vefakârlıkta kusur etmiyordu. Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, “Millî Gençlik’in pusulası” ifadesiyle takdim edildi.

 “Fetihler ruh kökümüzü, aslımızı, özümüzü tanımaya vesile oluyor” diyen Oğuzhan Asiltürk müjde verdi: “İstanbul gibi, Kudüs de fethedilecektir.” Bu sözler, fetih erlerinin ümitlerini tazeledi.

 “Bilge Başkan” ünvanıyla konuşmaya davet edilen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, “Fetih; inanç, sabır ve fedakârlıkla gerçekleşir” diyerek amaçlarını açıkladı: “Kudüs’ü fethedip orada adaleti, insan haklarını, güzel ahlâkı hâkim kılacağız.”

 Telefonla programa katılan HAMAS Yurt Dışı Sorumlusu Halit Meşal konuşurken, baştan beri Kudüs uğruna şehit düşen, fedakârlık yapan, zulme direnen Filistinli kardeşlerimizin şanlı mücadelesi gözümüzün önüne geldi. Hele, Gazze’de sapan taşlarıyla direnişe katılan o masum çocukların görüntülerini unutmak mümkün mü? Halit Meşal’in Türkiye Müslümanlarına bir de teşekkürü vardı: “Siz, tarih boyunca Mescid-i Aksa ve Kudüs davasına sahip çıktınız!”

MÜCADELE SÜRÜYOR

KUTLAMALARDA, sinevizyon eşliğinde, Erbakan Hoca’nın fetihle ilgili bazı konuşmaları da yer aldı. “Seni çok özledik Savunan Adam” takdimi eşliğinde başlayan konuşmasında, Erbakan Hoca’nın azim ve kararlığına yeniden şahit olduk: “Davamız için canla başla çalışacağız. Davamızın delisi olacağız.”

Kur’an-ı Kerim tilâveti, ilâhiler, ezgiler, marşlar programın manevi havasını yükseltti. Gençler, “İstanbul’dan Kudüs’e selâm gönderiyoruz” diyerek Kudüs davası ile özdeşleştiklerini gösterdiler.

 Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan, sevgi gösterileri ile kürsüye geldi. Fethi, “İnsanın merhamet ve adaletle buluşması” olarak tanımlayan Turhan, Fatih’in kendini fethe adadığını anlatırken, Çandarlı Paşa’nın muhalefetine, “Karşımda durma! Ya ben İstanbul’u alırım; ya da İstanbul beni!” kararlığıyla cevap verdiğini hatırlattı.

 İstanbul’un fethinin yıldönümünde, bundan sonraki hedefin Kudüs’ün fethi olduğu vurgulandı. Hz. Ömer (r.a.) ve Selahaddin Eyyûbî’ye selâm gönderildi. Hayırla anıldılar. Onlar görevlerini yaptılar. Siyonist işgale direnmek ve Kudüs’ü özgürleştirmek de günümüz Müslümanlarına düşüyor.

 Ezgi ve marşlardaki mesajlarda; güç için İslâm Birliği’ne; dünyanın huzur ve barışı için de Adil Düzen’e ihtiyaç bulunduğuna dikkat çekildi: “Gelin canlar bir olalım, / İslâm Birliği kuralım, / Zalimin zulmüne karşı, / Her zaman birlik olalım.”

 Onlar inandılar, ümitlerini yitirmediler: “İman, sabır ve cihatla, / Kurtulacak Mescid-i Aksa, / Çağrımız Adil Düzen, / Adım adım hedefe koşanlarız biz.”

 Programlar yeni fetihlerin yolunu açsın! Emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum.

- Milli Gazete, Şakir Tarım tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7258595/sakir-tarim/agd-bize-tarihimizi-yasatiyor