Erbakan Hoca imam hatip liselerinin önünü nasıl açtı?

Adnan Öksüz
Adnan Öksüz

Yıl; 1974...

Millî Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve dava-yol arkadaşları, Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) ile koalisyon görüşmeleri için masada...

Her dönem olduğu gibi anılan dönemde de MSP anahtar parti; Millî Görüş olmadan kapıları açmak mümkün değil.

Dönemin ‘merkez sağ partisi’ konumundaki Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel ve avenesi, “Siz nasıl CHP ile koalisyon görüşmeleri yaparsınız?” modunda... Sıkıştırmalar... Yaftalamalar... Eleştiri üzerine eleştiriler...

Erbakan Hoca’ya yakın görünen bazı çevreler de, “Yok daha neler! CHP ile koalisyon mu yapılır?” itirazını dillendirmekte!

Erbakan Hoca bu itirazları dinler ama itibar etmez! CHP ile ortak hükümet kurmaya kararlıdır! Her zaman istişare ettiği yakın çalışma arkadaşları da bu fikrine destek verir. Şöyle ki,

- “Biz iktidar gördük mü, görmedik. Millet bizim iktidarımızı gördü mü, görmedi. O zaman millet bizi henüz tanımıyor, hizmetlerimizi bilmiyor. Biz milleti tanıyoruz da millet bizi tanımıyor. Bunun için bunu göstermeye ihtiyaç var. Bunu nasıl göstereceğiz? İşte iktidara ortak olacağız.”

Ve böylelikle görüşmeler başlar...

Bülent Ecevit’in ilk etapta bir talebi olur. Erbakan Hoca ile aralarında şu konuşma geçer;

- Ecevit: “Sayın Erbakan, sizinle ortak olmayı aslında istiyoruz ama biz ne yapacağız? Prensipleriniz, vazgeçilmezleriniz nedir; bizim vazgeçilmezimiz nedir bunları bir ortaya koyalım. Onun için lütfen siz vazgeçilmezinizi bize söyleyin ki grubumla gidip görüşeyim!”

- Erbakan Hoca: “Vallahi birçok vazgeçilmezimiz var bizim. Ülkenin o kadar çok şeye ihtiyacı var ki bunların hepsi vazgeçilmez hususlardır. Ama ille de birinci derecede vazgeçilmeziniz nedir diyorsanız, imam hatip okullarının birinci dönem kapatılan kısımlarının tamamen açılması. İkincisi ise lise bölümlerinde binaları bitmiş kadro bekleyen okullar var, onların tamamen açılması. 16-17 bin kadar imam, müezzin, vaaz verecek din adamı kadrosuna ihtiyacımız var. Bu baştan saydığım şeyler, vazgeçilmezlerimiz!”

- Ecevit: “Sayın Erbakan, siz bu söylediklerinizde ısrarlı mısınız? Siz bizden imam hatip okulu açmamızı, din adamı kadrosu vermemizi, üniversiteye giriş yolunun açılmasını mı istiyorsunuz? Yahu beni taşa tutarlar, ben nasıl yaparım bunu?”

- Erbakan Hoca: “Mesele yok, yapmazsanız biz de muhalefete devam ederiz!”

Bülent Ecevit bu diyalogun ardından gidiyor...

Bir süre sonra aracılar tekrar görüşmelere başlıyor. Tekrar, tekrar derken nihayet Ecevit razı oluyor, MSP’nin taleplerine.

O dönem 77 tane olan imam hatip okulu sayısı, bu görüşmelerden sonra 600 küsura çıkıyor.

ERBAKAN HOCA’NIN İSTEDİĞİ KANUN TEKLİFİ NASIL ENGELLENDİ?

Bu kez Milliyetçi Cephe (MC) hükümeti dönemi...

Millî Selamet Partisi (MSP), Adalet Partisi (AP) ile koalisyon hükümeti kurdu...

Süleyman Demirel Başbakan, Erbakan Hoca Başbakan Yardımcısı.

Bir gün Erbakan Hoca, TBMM Grup Başkan Vekili, Yasin Hatiboğlu’na şu talimatı verir;

- “Bizim bu yüksek İslam enstitülerini işe yarar hâle getirmemiz lâzım. İslam enstitülerini işe yarar hâle getirmezsek birer birer çürütecekler bu okulları!”

- “Ne yapalım efendim?” diye sorar, Yasin Hatiboğlu.

Erbakan Hoca:

- “Hemen bir kanun teklifi hazırla. Bakanlığa bağlı olmaktan çıkarıp doğrudan eğitim sistemine bağlanması için hazırlık yapın!”

Erbakan Hoca’nın bu talimatı üzerine Yasin Bey MSP Meclis Grubu’nu ivedilikle toplar.

Kanun teklifi hazırlanır ve TBMM Başkanlığı’na sunulur.

***

Fakat bir sorun vardır; MSP Grubu onca zaman geçmesine karşılık bu kanun teklifinden bir netice alamaz.

Esasen, kanun teklifinin önce Meclis Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülüp benimsenmesinin ardından TBMM Genel Kurulu’na gelmesi gerekiyor. Ama kanun teklifi bir türlü Meclis Milli Eğitim Komisyonu’na gelmez!

Mesele bilahare anlaşılır; Milli Eğitim Komisyonu’nun özellikle Adalet Partili üyeleri, her seferinde komisyonun ekseriyetinin bulunmasını engellemektedirler. Böylece Erbakan Hoca’nın arzu ettiği değişikliği uzun süre engelleme yoluna gittiler.

MSP’li üyelerle AP’li üyeler arasında bu süreçte büyük tartışmaların yaşandığını ifade etmeye herhalde gerek yok!

İMAM HATİP NESLİNİN ÖNDERLERİ

Yukarıdaki bilgileri, Fatma Gülşen Koçak’ın hazırladığı “İmam Hatip Neslinin Önderleri (Öncüler)” kitabından aldım. Kurgu bana aittir. Kitap, İmam Hatipliler Derneği Önder Yayınları’ndan çıktı. Serinin diğer kitapları da şunlar: İmam Hatip Neslinin Önderleri (Hocalar), İmam Hatip Neslinin Önderleri (Talebeler).

ÖNDER Genel Başkanı Kamber Çal, kitaplara ilişkin şu görüşlerini paylaştı: 

* “ÖNDER İmam Hatipliler Derneği olarak, tarihe not düşmek, aramızdan ayrılan değerlerimizin hatıralarını yaşatmak, tarihin kötü sahnelerinin tekerrür etmemesi için geleceği kurarken geçmişin acı tecrübelerinden dersler çıkarmaya da vesile olmasını umduğumuz eserler ortaya koyduk. Bu eserleri derneğimizin kütüphanesine kazandırırken aynı zamanda toplum hafızasına da bir katkı sunmayı ümit ederek kamuoyunun istifadesine sunduk.”

n “İmam hatiplilerin tarih boyunca büyük emeklerle var olma mücadelesine öncülük etmiş, kendisini imam hatip davasına adamış kıymetli isimlerin hatıralarını yaşatmak, bu öncü nesli gelecek nesillere tanıtmak ve kendilerine bir borç bildiğimiz vefamızı ortaya koymak adına üç ciltten oluşan, “Öncüler, Hocalar, Talebeler” olmak üzere “İmam Hatip Neslinin Önderleri” sözlü tarih çalışmasını gerçekleştirdik.”

Önder ayrıca, “WÖNDER/28 Şubat’ın Söndüremediği Yıldızlar” isimli kitabı da yayımladı. Kitap, 28 Şubat darbesinin karanlık günlerinde çeşitli dayatmalar, zorbalıklarla eğitim hakları ellerinden alınan zulme uğramış ama inandığı değerlerinden ödün vermemiş gençlerimizin öyküsünü anlatıyor. (Önder Yayınları, Tlf: 0212 521 19 58)

***

(Yasin Hatiboğlu, Necip Fazıl Kısakürek’in yerine nasıl geçti? Üstad bu duruma ne dedi? Gelecek

- Milli Gazete, Adnan Öksüz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7237700/adnan-oksuz/erbakan-hoca-imam-hatip-liselerinin-onunu-nasil-acti