Fasıkları sevmek

İsmail Hakkı Akkiraz
İsmail Hakkı Akkiraz

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Fasık; itikat ve düzen olarak İslam’dan kopan, haktan batıla sapan ve Allah ve Resulünün bildirdiği hak ve adalet ölçüleri yerine Batı’nın benimsediği hak ve adalet ölçülerini koyan kimse demektir. Kâfirler, münafıklar ve kitap ehli inkârcı Yahudiler ve müşrik Hıristiyanlar yoldan çıkmış fasıklardır. Hz. Musa, Allah’ın emrini dinlemeyen kavmi için şöyle dua ediyor: Maide 25: “Ya Rabbi, gerçekten kendimden ve kardeşim Harun’dan başkasına gücüm yetmiyor. Öyleyse bizimle fasık kavim arasını sen ayır.” Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, her konuda Allah’ın gönderdiği hükümleri ölçü almayanlar, özellikle inanç, ibadet, sosyal ve ekonomik düzende Allah’ın emir ve yasaklarına aldırmayanlar, fasık kimselerdir. Kur’an’ın ifadesine göre münafıklar kesinlikle fasıktırlar. Çünkü onlar sürekli bir biçimde Allah’ın emrinin dışına çıkarlar, bunda da bir sakınca görmezler. Fasıklık, İslam yolunun üzerinde en büyük engeldir. Dünyalıklara, nefsin isteklerine kapılıp da Allah’ın emrini dinlememek insanı fasıklığa götürür. Allah, fasıklardan razı olmaz. Tevbe 95-96: “Döndüğünüzde, kendilerine çıkışmamanız için, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar gerçekten pistirler. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir. Kendilerinden hoşnut olasınız diye, size yemin verirler. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah yoldan çıkmış fasık kimselerden  razı olmaz.” Bir müminin, Allah’ın sevmediği fasıkları sevmesi düşünülemez. Fasık kimseye tevazu edenin, dininin üçte ikisi gider denilmiştir. Zalime tevazu edenin halinin nasıl olacağı buradan anlaşılmalıdır. Zalimin elini öpmek, karşısında eğilmek günahtır. Kazancının çoğu haramdan olan kimsenin evine gidip oturmak caiz değildir. Onu söz ile veya bir hareket ile övmek haramdır. Ancak kendini veya başkasını, onun zulmünden kurtarmak için, yanına gitmek caiz olur. Yanında iken, yalan söylememek ve onu övmemek gerekir. Kabul edeceği tahmin olunursa kendisine nasihat edilir. “Münafık ile konuşurken, ona efendim demeyiniz” buyrulmuştur. Fasıklar sevilmez. Peygamberimiz: “Fasıkın fıskına engel olacak güç ve kuvvet var iken, kimse engel olmazsa, Allah Teâlâ, bunların hepsine, dünyada ve ahirette azap yapar” buyurmuştur. Mümin bir kimse; sadece müminle arkadaşlık eder, yemeğini de muttaki olanlara yedirir. Fasığa duyulan sevgi haramdır.

FESATÇI FASIK

Fasıklar, ıslah için değil fesat için çalışır. Müminde bunu ayıracak bir feraset vardır. Fasıklar; kendi görüş ve arzularına uyarlar. Allah’tan gelen kuralları ve ölçüleri tanımazlar. Böyle kimseler isteklerine kavuşmak, arzularını gerçekleştirmek için her yola başvururlar. İnsanların hak ve özgürlüklerine saldırırlar. Nefislerini ilah edinen fasıklar fesada koşarlar. Yerlerin ve göklerin tek sahibi Allah’tır. Allah; yeryüzünde ve gökyüzünde, adil bir düzen kurmuştur. İnsan toplulukları da düzen içinde, fesattan uzak yaşasınlar diye peygamberler ve onlarla beraber İslam’ı din ve düzen olarak göndermiştir. Bunun için, “İslamsız saadet olmaz” diyoruz.

Yeryüzünde fesada sebep olan münafıklar ve inkârcılar hep korkak ve açgözlüdürler. Bu yüzden birbirlerine her konuda yardım ederler. Özellikle fesat çıkarma işinde birbirlerinin yardımcısıdırlar. Yeryüzünün huzurunu bozan bu fesatçılara karşı, şuurlu Müslüman topluluğun uyanık olması gerekir. Fesada koşan fasıklar; ilahi hakları ihlal ederler. İnsan haklarını ihlal ederler. Ahlakı ifsat ederler. Yeryüzünde çeşitli şekillerde fesat çıkarıp ilahi düzeni, kişilerin ve toplumların ahlakını, ürünlerini ve nesillerini bozan, onların haklarına tecavüz edip zulme sebep olan ve saadet halini kargaşaya ve mutsuzluğa çeviren bütün fesatçı fasıklar er geç cezalarını bulurlar. Fesada sebep olan fasıklar, yaptıklarının karşılığının bir kısmını dünyada tadarlar. Bazen bir belaya uğrarlar, bazen helak edilirler. Tarihte bunun pek çok örnekleri vardır.

KURTULUŞUN YOLU

Yeryüzünde karışıklık, kargaşa, fitne ve fesat, insanoğlu yaratıldığı günden bu yana her zaman var olmuş ve kıyamete kadar da var olacaktır. Kendini ifsada salmış fertlerden sağlıklı bir toplum oluşturmanın mümkün olamayacağı açıktır. Böyle bir toplumda sürekli ahlaki yozlaşma ve ekonomik yıkım yaşanır, krizler krizleri takip eder, kitleler oluşturulan algılara göre davranır. Ne güven kalır ne huzur, ne saygı kalır ne de itibar, bütün değerler alt üst olur, her yanda sadece ifsatçı fasıkların yaptıkları konuşulur. Kurtuluşun tek yolu din ve düzen olarak İslam’dır. Bu gerçek bugün Milli Görüş olarak ifade edilmektedir. Milli Görüş;

Allah ve Resulünün razı olduğu hayat tarzına, insanca yaşamaya İslam’ca bakabilen bir harekettir. Milli Görüş’ün mücadelesi, fitne ve fesada karşıdır. Milli Görüşçüler; fesada ve fitneye yol açacak davranışlara fırsat vermezler, fesatçılara karşı direnirler, onların ifsatlarını kolaylıkla yapmaları için meydanı boş bırakmazlar. Milli Görüşçüler, bu görevi yerine getirmedikleri zaman yeryüzünde fesat giderek yaygınlaşır. Şuurlu bir Müslüman, fitne ve fesadı önlemek için ifsatçı fasıkların peşine takılmaz. Onlar, akıllı insanlar olduğu için sadece Milli Görüş’e tabi olurlar. Fesat zihniyetini iyi tanırlar ve onunla mücadele ederler. Okuduğunu anlamak istemeyenlerin yaptığı en iyi iş tezvirattır. Biz diyoruz ki, Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi’dir. Onlar bu gerçeği gizlemek için, yaptıkları en büyük tezvirat, “Siz Saadet Partisi’ni dinin yerine mi koyuyorsunuz?” sorusudur. Saadet Partisi; Milli Görüş davasını hedefine taşımak için kurulmuş bir teşkilattır. Milli Görüş’ün gayesi, bütün insanlığın saadet bulmasıdır. İnsanlığın dünya ve ahiret saadetinin tek çaresi ise İslam’dır. İslamsız saadet olmaz. Bir şey daha işittim. “İslamsız saadet olmaz” demek de bölücülük yapmakmış. Ne günlere kaldık ya Rabbi… Selam hidayete tabi olanlara…

- Milli Gazete, İsmail Hakkı Akkiraz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7218917/ismail-hakki-akkiraz/fasiklari-sevmek