Seçmen çıkış yolu arıyor

Bekir  Gündoğmuş
Bekir Gündoğmuş

Siyaset çevrelerinde mafya-siyaset ilişkilerini orta yere döken güncel gelişmelerin etkisi tahmin edilenin çok ötesinde bir seyir izliyor.

Sosyal medya aracılığıyla yayınlanan video çekimlerinin kamuoyunda ne denli etkide bulunduğunu anlamak için, anket firması sahibi olmaya gerek bulunmuyor.

Hemen hemen ülke geneli tüm siyaset çevrelerinde, dost meclislerinde, düğünlerde, cenazelerde dilden dile bu konu konuşuluyor.

Dile getirilen iddialar, ortaya konan bilgiler milyonlarca insan tarafından anlık olarak takip ediliyor.

Aslında konuşulanların önemli bir kısmı zaten üzerinde şüpheler barındıran konular. Örneğin Uğur Mumcu suikastının derin yapılarca organize edilmiş olabileceği hususu, aslında olayın sıcaklığının yaşandığı o günlerde dahi dile getirilen bir husustu.

Ancak olayın gerçek failleri, ustalıkla meseleyi hemencecik dindar-laik çatışmasına çevirmeyi başarmışlar hatta o dönemde Mumcu suikastı üzerinden Refah Partisi’ne yönelik linç kampanyası dahi başlatmışlardı.

Son günlerde bir kez daha gündeme gelen bu konu “Gerçeklerin bir gün muhakkak ortaya çıkacağı” hususunu bir kez daha tescillemiş oluyor.

Aradan geçen 30 yılın ardından belki hukuken aydınlatılamayacak olsa da bu ve benzeri muğlak konular aracılığıyla hiç olmazsa anlatılan hikâyeden başka yaşanmışlıklar olabileceği hatırlatılmış oluyor.

Diğer yandan dile getirilen bu iddialar ya da yaşananlara, herkesin bildiği sırların ifşa edilmesi olarak da bakılabilir.

Kamuoyunda video filmlerin bu denli ilgi görmesi, izleyicinin senaryoyu ve filmin ana karakterlerini bilmesinden kaynaklanıyor olabilir.

Ne var ki, arenada gladyatörlerin mücadelesini izleyen seyirci konumuna düşmemeye de özen göstermek gerekmektedir.

En azından kitlelerin görmek için sabırsızlıkla ve heyecanla beklediği kapışmaların ötesine odaklanmak gerekmektedir.

Böyle yapıldığında, seçmenin sahnelenen oyundan gözünü alamamasını bile bir veri olarak değerlendirme imkanı ortaya çıkmaktadır. Daha önce sahnelenen oyunlara ilgi göstermeyen, kulaklarını tıkayan seçmen artık kendiliğinden salondaki yerini almaktadır.

Bu durum seçmenin kafasının karıştığını, düne göre algılarının açıldığını ve çıkış yolu aradığını ispatlar niteliktedir.

Bu gelişmelerin siyasette dengeleri alt üst edip edemeyeceği konusu önümüzdeki günlerde çok daha netleşecektir, ancak tartışmalarda ismi geçen kişilerin geleceğe dair politik hesaplarını yeniden gözden geçirmesi gerektiği hususu neredeyse kesin hükmündedir.

Uzunca bir süredir bizim de bu köşeden dile getirdiğimiz ancak kamuoyunda da zaten genel kanaat haline gelen iktidarın krizleri yönetemez hale gelme durumu bu gelişmelerle daha net görülmektedir.

Tartışmaya dahi açılmayan ve kol kırılır yen içinde kalır düşüncesiyle iç bünyede sessizce görülen hesaplar bir süredir kontrol edilemez noktaya gelmiş bulunuyor.

Düne göre bugün daha net söylemek gerekir ki, Türkiye’de siyaset yenilenmeye, güncellenmeye, format atılmaya daha fazla yaklaşıyor.

Siyasetin yeniden formatlanması ise aktörlerin değiştirilmesi anlamına gelir. Doğal bir gelişme değil suni bir dayatmadır. Zaten onun için adı formatlamadır. Çünkü formatlama aşağıdan yukarıya değil yukarıdan aşağıya doğru, güç sahipleri tarafından, yapılır.

Geçmişiyle gerçek anlamda yüzleşmeyen, gelecek vizyonu/ideali olmayan ve yalnızca bugün iktidar olma/iktidarda kalma telaşında olan yeni aktörler eliyle sistem kendini günceller.

Unutulmamalıdır ki, bu suni formatlama, ülke hayrına değildir. Ne ölümden korkmak ne de sıtmaya razı olmak fayda getirir.

Önemli olan bu iki zorunlu seçmeliyi elinin tersiyle itip, kendi eylemiyle ve kendi söylemiyle var olabilmektir.

- Milli Gazete, Bekir Gündoğmuş tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7210553/bekir-gundogmus/secmen-cikis-yolu-ariyor