“Mescid-i Aksa özgürleşene kadar korumaya devam edeceğim”

Mescid-i Aksa’da gönüllü olarak beklemelerinin kendisini, aile fertlerini İsrail yetkililerinin kovuşturma ve tacizine maruz bıraktığını aktaran Huveys, yaklaşık 4 yıl önce Mescid-i Aksa ile bağlantısından dolayı gözaltına alınmasına rağmen İsrail cezaevinde kaldığı birkaç gün boyunca başörtüsü ve pardösüsünü çıkartmak zorunda kaldığını aktardı. Aksa’yla bağlantılı olma ya da Yahudi yerleşimcilerin alana girmesini protesto etme suçlamasıyla 2017’de 23 gün hapis cezasına çarptırıldığını söyleyen Huveys, soruşturmadan geldiği günlerden birinde İsrailli kadın suçluların bulunduğu bölümde başörtüsü örtmenin veya pardösü giymenin yasak olduğunun kendisine iletildiğini belirtti. “Başörtümü ve pardösümü çıkarmışlardı; gözaltına alındıktan sonra ilk ve tek ağlayışım bu oldu. İsrail güçleri tarafından 28 kez gözaltına alındım ancak ilk kez başörtümü ve pardösümü çıkardıklarında ağladım.” diyen Huveys, “Onlara namaz kılabilmek ve erkeklerin beni böyle görmesini engellediği için kıyafetlerimi istediğimi söyledim ancak ne ağlamam ne de sözlerimi işiten oldu.”

“MAHKEMEYE BAŞVURDUM”

Huveys, daha sonra bir mahkemeye şikayette bulunduğunu ve örtüsünün iade edilmesi yönünde karar alındığını aktardı. Ancak kontrol sırasında gömlek ve pantolonuyla kaldığını kaydeden Huveys, o zamanları “zor günlerdi” diyerek anlattı. Huveys, cezaevinden çıktıktan sonra şikayet için Uluslararası Kızılhaç Komitesine gittiğini bu görüşmelerde, kanuna göre kıyafetsiz aramaların yasak olduğunu, örtünün çıkarılmasına izin verilmediğini öğrendiğini dile getirdi.

“MESCİD-İ AKSA’YA KÜÇÜKKEN BABAMLA GİDERDİM”

Huveys, Mescid-i Aksa ile bağlantısının seneler önce küçük bir kızken babası ile namaza gitmesiyle başladığını aktardı. Aksa’daki okullarda eğitim aldığını ve orada büyüdüğünü aktaran Huveys, murabıt olarak da Aksa’da 2014’ten itibaren bulunmaya başladığını söyledi. Huveys, o zamanlar, Aksa’daki ders halkalarında Kur’an-ı Kerim öğretmenliği yaptığını aktardı.

“8 YILIN 1 YILINI AKSA’DA GEÇİREMEDİM”

Huveys, “Aksa’dan uzaklaştırma kararlarının sayısını bile hatırlamıyorum, artık saymaz oldum.” dedi. En zor uzaklaştırma kararının geçen şubat ayındaki olduğunu söyleyen Huveys, Rahmet Kapısı namazgâhında ibadet ettiği sırada İsrail polis güçlerinin secde halinde iken kendisini çekiştirdiğini ve polisin Aksa’dan uzaklaştırma kararını teslim ettiğini anlattı. Huveys, uzaklaştırma kararının ağustos ayında sona ereceğini ancak bunun son uzaklaştırması da olacağını sanmadığını aktardı. Filistinli kadın murabıt, ara sıra Mescid-i Aksa’ya en yakın noktaya ulaşmaya çalıştığını belirterek, zaman zaman da namazlarını Aksa’ya yakın yollarda kıldığını ifade etti.

İSRAİL’İN TÜM AİLEYİ KAPSAYAN BASKILARI

İsrail’in uygulamalarının eşi ve 5 çocuğuna kadar uzandığını söyleyen Huveys, eşinin 2016 ve 2017’de iki kez gözaltına alındığını ayrıca Batı Şeria kimliği taşıdığı gerekçesiyle Kudüs’e girişinin tamamen engellendiğini dile getirdi. Bu durumda eşinin Batı Şeria’da kendisi ve çocuklarının ise Kudüs’te ikamet eder oldukları bilgisini paylaşan Huveys, şunları söyledi: “Batı Şeria’ya girişim yasak, eşimin de Kudüs’e. Yaklaşık bir senedir bu durumda kaldık. Ailemizi yeniden bir araya getirebilmek için Et-Tur beldesinden bir kısmı Kudüs, diğeri Batı Şeria’da sayılan Savahila’ya taşınmak zorunda kaldım.”

İsrail’in Mescid-i Aksa’dan uzaklaştırmak için her türlü baskı yolunu kullandığını söyleyen Huveys, “Oğlum Yusuf’u gözaltına almak istediler, 4 yaşındaki kızım Fatıma Aksa’daki yaz kampına katılmaktan alıkonuldu, 20 yaşındaki kızım Safa 15 gün Aksa’dan uzaklaştırıldı, bir diğer kızım Feda 3 kez gözaltına alındı ve Aksa’dan uzaklaştırıldı.” diye konuştu.

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/7207427/mescid-i-aksa-ozgurlesene-kadar-korumaya-devam-edecegim