Kafamda deli sorular!

Hamit  Dizman
Hamit Dizman

Her sezon başlarında en çok sorulan soruların başında gelir. Bazen sporseverler, futbolseverler, fanatikler, az ilgilenen şahsiyetler veya hiç ilgim yok diyenler bile zaman zaman kendi içlerinden de bu soruyu defalarca geçirmiş olabilirler.

Sezonun son haftasında lider kim olur? Ya da kim şampiyon olur?

İşte o soru cevabını buldu. Beşiktaş 2020-2021 sezonunu şampiyon bitirdi. Şampiyon Beşiktaş’ı tekrar kutluyor ve tebrik ediyorum. Şampiyonlar Ligi’nde başarılar diliyor ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine de yürekten inanıyorum.

İkinci Galatasaray ile üçüncü Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışındaki son haftaya kadar olan mücadelelerini de canı gönülden alkışlıyorum.

Küme düşen Denizli, Ankaragücü, Gençlerbirliği ve B.B. Erzurumspor takımlarına geçmiş olsun diliyor, tekrardan yoğun çaba sarf ederek Süper Lig’e merhaba diyeceklerini ümit ediyorum.

Bu arada uzun yıllar sonra puan puana yaşanan yarışın ardından Süper Lig’e adımını atan Adana Demirspor ile Giresunspor’a hoş geldiniz diyorum. Altay, İstanbulspor, Altınordu ve Samsunspor arasından hangi takım gelirse gelsin Süper Lig’i hak ettiğini düşünüyorum. Samsunspor’un ilk iki takım ile aynı puanda olmasına rağmen play-off oynaması gerçekten çok hüzün verici bir durumdur. Fakat bu da futbolun bir cilvesidir. Futbolu bu denli popüler kılmasının başlıca nedenlerinden biri de bu tarz cilvelerdir.

Öte yandan, büyük takımların en çok zorlandıkları deplasmanların başında gelen Eskişehir, Ankara ve Akhisarspor’un 2. Lig’e geçiş yapmaları da oldukça düşündürücüdür.

Evet,sezonun kısa bir özeti budur. Her yıl buna benzer senaryoları, şampiyonları, düşenleri yaşadık, yaşıyoruz ve yaşayacağız.

Kafamdaki deli sorulara devam ediyoruz. Baştan şunu belirteyim bundan sonraki sorular, benim kafama takılan sorulardır. Çılgın gelebilir, belki ne gereği vardı denilebilir. Ben durum analizi yapmak için bunları soruyor ve siz okurlarımızla birlikte fikir alışverişi yaparak bunların cevaplarını arıyoruz. Yani bu soruların, yanında, sağında, solunda, arkasında, altında ve üstünde bir şey aramayın derim. Amaç düşündürmek, düşündürdükçe güldürmek ve ciddi konuları biraz matrak hale getirmektir. Maksat muhabbet olsun. Maksat spor olsun.

Ara sıra beyin jimnastiği yapmakta fayda vardır. Hazırsanız başlayalım.

Güçlü Ordu, Güçlü Gençlik, Güçlü Spor ve Güçlü Türkiye diyoruz. Sporda Marka Ülke ve Spor, turizmin geleceğidir sloganlarını her yerde her platformda dile getiriyoruz. Yani olumsuz düşünceleri, konuları ve eleştirileri sorgulamıyor, sorgulatmıyoruz.

Hep olumlu, güzel, iyi ve dev projelerden söz ederek güçlü bir Türkiye imajı ve algısı meydana getiriyoruz. İlgi alanımız spora bir bakış atar isek kafamda deli sorular yanıyor. Madem güçlü bir ülke isek ve iyi yönetilen bir TFF var ise UEFA Şampiyonlar Ligi Finali ikinci kez niye Portekiz’e devredildi?

Hem de İstanbul21 Finali için şampiyonluk kupasının İstanbul’a geldiği, Boğaziçi’nde ve 29 Mayıs’ta finalin oynanacağı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda tanıtımlarının yapıldığı günlerde!

F1 de iptal edildi. 11-13 Haziran İstanbulPark takvimden çıkarıldı. Yani 23 ayak yerine 22 ayak yapılacak. Dünyaca ünlü dev markaların birbirleriyle kıyasıya mücadele ettiği, motor sporlarının zirve yarışı sizce neden iptal edildi?

Türkiye’nin olumlu imajına, tanıtımına ve de spor turizmine büyük katkı sağlayacak dev şampiyonalar artık yok. Neden alındıkları da herkesin malumu!

Spor ve spor turizmi açısından Dünya Şampiyonası olarak sadece bir yarış kaldı. O da 4-5 Eylül tarihleri arasında Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) ile Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun (TMF) birlikte organize edeceği Dünya Motokros Şampiyonası’dır. Daha önce olduğu gibi TMF’nin Afyonkarahisar Motokros Pisti’nde gerçekleştirilecektir. Tarihi, doğal güzellikleri, yöresel yiyecekleri ve termal turizmiyle ünlü Kurtuluş Savaşı’nda önemli dönüm noktası da olan Afyonkarahisar tüm bunlara spor turizmini de eklemiştir. Bu yüzden Gençlik ve Spor Bakanlığı dikkatini bu dev organizasyona vermesi gerekir. MXGP de denilen bu şampiyonayı en iyi şekilde organize etmek giden ve gelecek olan dev organizasyonlar için de önemli bir kartvizit olacaktır.

Deli sorulara devam…

Her şeye rağmen hem Fenerbahçe hem de Galatasaray’a şampiyon olma, kendi göbeğini kendisi kesme imkânı gelmişti. Ne Fenerbahçe ne de Galatasaray bu durumu değerlendirebildi. Sivasspor maçında Fener’in performansına katkı sağlayan Pelkas, Szalai, Ozan neden oyundan alındı? Gökhan, Tisserand, Mesut neden oyunda kaldı? Serdar ilk onbirde neden yoktu? Malatyaspor maçında Mustafa Muhammed neden ilk onbirde başlamadı? Lyundama ve Feghouli neden sahada değillerdi? Denizli’de penaltı atışında ısrarcı olan Terim, Feghouli ve Lyundama’yı kazanmak için neden ısrarcı değildi? Emre Belözoğlu ile Fatih Terim takımlarını şampiyon yapmak için yeterli çabayı göstermedi mi? Hadi diyelim Emre tecrübesizdi. Terim niye böyle bir hatayı yaptı? Galatasaray, Beşiktaş’ı yenerken tüm bu maçlar kurgu muydu? Malatyaspor’da oynayan Adem Büyük ve Semih Kaya için etik açıdan baskı yapan Beşiktaş Başkanı Çebi, Alanya ve Hatay maçları için neden konuşmuyor? Göztepe’de oynayan Atınç hangi takımın alt yapısında yer aldı? Hatayspor’da defans oynayan Billong Beşiktaş maçında neden oyundan alındı ve kadro dışı bırakıldı? Genç kaleci Ersin ile şampiyonluk yaşadığı için mutlu olan Sergen Yalçın, Şampiyonlar Ligi maçlarına yine Ersin ile mi çıkacak?

Sorular, sorular, sorular… Sorana değil sordurana bakacaksın!

- Milli Gazete, Hamit Dizman tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/7190011/hamit-dizman/kafamda-deli-sorular