AKP’de yaşanan iç savaş sokağa taştı! Dikkat çeken Sedat Peker detayı

Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan, bugünkü yazısında, AK Parti içerisindeki “Gürcüler Konseyi” ile “Güvenlikçiler” adlı iki grup arasında yaşanan iç savaşın sokağa taştığını yazdı.

"PALAYI KAPAN SAHAYA İNİYOR"

İki gurubun AK Parti büyük kongresinde yenişemediğini yazan Ahmet Takan, "Hiiç lafı uzatmaya gerek yok!.. AKP’de iç savaş sokağa taştı. 'Gürcüler Konseyi” ile “Güvenlikçiler” grubu AKP büyük kongresinden yenişemedikleri içim maç devam ediyor. Maç öylesine sertleşti ki palayı kapan sahaya iniyor." değerlendirmesinde bulundu.

SEDAT PEKER, SOYLU'YU MU HEDEF ALDI?

Sedat Peker'in yayınladığı son videoya dikkat çeken Ahmet Takan, "Mayıs ayı başında, yurt dışında kaçak olarak yaşayan  Sedat Peker’in, eski polis, eski bakan, eski siyasetçi Mehmet Ağar’ı çok ağır şekilde tehdit eden, beraberinde Pelikancıları ve Süleyman Soylu’yu hedefe koyan ağır hakaret içeren videoları (yeni çekildiği iddia edilen) gündeme bomba gibi düştü. Haberdar olamayıp da Peker’in neler söylediğini merak edenler internete baksın!..  Ağar’ın, Soylu’nun ve de Devlet Bahçeli’nin  bu ağır tehditler karşısında sessiz kalmaları size garip mi geldi?.. Yok gelmesin!.." yazdı.

İşte, Ahmet Takan'ın dikkat çeken o yazısı:

"Müsaadenizle mayınlı tarlaya dalacağım!..

Ülkede yönetim boşluğu… Ülke yönetilemiyor…

Bakmayın, saray kanadından gelen muhalefete yönelik suçlamalara… Onlar da biliyor, muhalefetin sadece önüne gelen topa vurduğunu… Bana sorarsanız, muhalefet, eskisine göre biraz daha sert ve isabetli vuruşlar yapıyor. Yetmez ama evet!.. Tabi ki, saray cenahı bunu böyle izah edemez; ortaya dökülen rezalet fotoğraflarının neredeyse tamamına yakınının kendi içlerinden servis edildiğini… Tabi ki, muhalefete “iftiracı”, “yalancı” çamurları atmaya da devam edecekler. Tabi ki, çıkıp da diyemezler “Bizim içimizdeki kapışma öyle korkunç bir hal aldı ki, herkes birbirinin kirli çamaşırını ortaya döküyor” diye…

Pandemiyi, aşı yokluğunu, en baba komedi filmlerine rahmet okutacak her gün her saat başı güncellenen kapanma yasaklarını 5 dakikalığına unutun. Ekonomik acıları da bir tarafa bırakın. Nisan ayı başından beri ülkede meydana gelen sarsıntıları şöyle bir gözden geçirelim:

Sarıklı cüppeli amiralin ta 1 yıl önce çekilmiş fotoğrafının medyaya düşmesi… ATATÜRK karşıtlığı eylemlerin körüklenmesi… Burnuna kokain çeken AKP Genel Merkezi personeli tosuncuğun lüks şatafatlı hayatının yan yana çekilmiş bakan bey fotoğrafları ile ortalığa düşmesi… Peş peşe kripto vurgunları ve suç örgütleri operasyonları… Bakanlarla fotoğrafları…

Hiiç lafı uzatmaya gerek yok!.. AKP’de iç savaş sokağa taştı. “Gürcüler Konseyi” ile “Güvenlikçiler” grubu AKP büyük kongresinden yenişemedikleri içim maç devam ediyor. Maç öylesine sertleşti ki palayı kapan sahaya iniyor. Neyi anlatmaya çalıştığımı daha iyi kavrayabilmeniz için  daha önceleri kaleme aldığım, AKP içinde klikler savaşını ve taraflarını ortaya koyduğum yazılarımı bir daha okumanızı öneririm.

★★★

Gözlerimi kapatıp mayınlı tarlaya dalmamım sebebine gelince

(Akış bütünlüğünü bozmadan 2 temele dayandıracağım)


9 Nisan’da organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in adamlarına yönelik operasyonlar yapıldı. Ve hatta Peker’in ailesinin yaşadığı villa polis tarafından basıldı. (Sedat Peker’in bir zamanlar nasıl AKP taraftarlığı yaptığı ve AKP karşıtlarına nasıl tehditler savurduğu hala arşivlerde duruyor) . Türkiye, o günlerde bakanlıklarda yapılması beklenen değişiklikleri konuşuyordu. Doğal olarak gözler, kabinenin en sivri bakanlarından biri olan Süleyman Soylu’nun akıbetindeydi. Tayyip Erdoğan’ın, ”Gürcülerin Konseyi” nin de baskısı yüzünden Soylu’yu İçişleri Bakanlığından alacağı, Çalışma Bakanlığı’na, düşük ihtimal de olsa Cumhurbaşkanlığı yardımcılığına kaydıracağı yoğun olarak konuşuluyordu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ise tüm gövdesi ile Soylu’nun arkasında durduğu ve operasyona engel olduğunu Ankara’da sağır sultan bile biliyordu!.. Yaşanan derin saray krizi sonucunda 21 Nisan’da mini revizyon yapıldı. Kabak, bakanlığına kendi şirketinden dezenfektan satan Ruhsar Pekcan’ın başına patlamış gibi yapıldı. Ekonomiden sorumlu olması beklenen Mehmet Muş Ticaret Bakanlığı’na getirildi. Mehmet Muş gibi damat Berat Albayrak’a çok yakınlığı ile bilinen eski İstanbul Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan’ın İçişleri Bakanlığı koltuğuna otur(tul)ması proje ve hayalleri şimdilik suya düştü.

Sedat Peker ve bazı organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar devam ederken de, Süleyman Soylu’nun kripto para vurguncuları ve pudra şekerci tosuncukla fotoğrafları medyada dolaştırılmaya devam ediliyordu.

Derkeen… Mayıs ayı başında, yurt dışında kaçak olarak yaşayan  Sedat Peker’in, eski polis, eski bakan, eski siyasetçi Mehmet Ağar’ı çok ağır şekilde tehdit eden, beraberinde Pelikancıları ve Süleyman Soylu’yu hedefe koyan ağır hakaret içeren videoları (yeni çekildiği iddia edilen) gündeme bomba gibi düştü. Haberdar olamayıp da Peker’in neler söylediğini merak edenler internete baksın!..  Ağar’ın, Soylu’nun ve de Devlet Bahçeli’nin  bu ağır tehditler karşısında sessiz kalmaları size garip mi geldi?.. Yok gelmesin!..

Fotoğrafı tersten okumanızı öneririm. Tayyip Erdoğan üstündeki baskıyı arttırmak “Güvenlikçi” grubun iktidar içindeki etkinliğini düşürmemek, mevzi kaybetmemek ve Süleyman Soylu’nun koltuğunu sağlamlaştırmak maksadıyla bu bir danışıklı dövüş olabilir. Erdoğan’ı “Bakın, bu adam aslında siz tehdit ediyor. Bu ve bunun gibi  adamlarla sadece Süleyman Soylu başa çıkar”a inandırmak ve kamuoyuna bu algıyı oluşturabilmek için. Peker’in evi dahil adamlarına operasyon çekildiği tarih ile videolarının gündeme sokulduğu tarih aralarındaki olaylara baktığımda, hedefte gibi görünen isimlerden birinin ona “Sen böyle konuş” diye yol verdiğini tahmin ediyordum. Derin devlet koridorlarından da bunu teyit eden bilgiler aldım!..

★★★

Gelelim “Gürcüler Konseyi“ cephesine:

Cumhuriyet gazetesinde, dün, “Devlet içindeki ağları hâlâ temizlenemeyen FETÖ’nün elebaşı Gülen, üyelerine yeni strateji çizdi” başlığıyla okuduğum haber, mayın tarlasına dalmamın diğer etkeni… Haberin bazı satırları şöyleydi:

-Örgütüne “susma” talimatı veren terör örgütü lideri Fetullah Gülen, geçmişte yaşananlardan ders alınmasını istedi. Gülen, örgütün yeniden gömülerek saklanması amacıyla, “Geçmişi düşünmekten bugün yapılması gerekenlerin yapılmadığı, geçmişin konuşulmaması, geçmişte yaşananların tekrarlanmaması için tedbir alınması ve stratejiler oluşturulması” talimatı verdi. “Geçmişte meydana gelen olumsuz hâdiseleri dirilmemek üzere toprağa gömmesini ve üzerine de kocaman kocaman kayalar koymasını bilmek lazım” diyen Gülen, “Bunlardan ibret almasını bileceklerini ancak bunu yaparken yeni düşmanlar icat etmemeye, yürünülen güzergâhın emniyetini ihlal etmemeye dikkat edeceklerini” kaydetti.

Terör örgütü lideri “Dikleşmenin kimseye bir faydası dokunmaz” da demiş.


Bana sorarsanız; bunu sadece örgüt üyelerine “Susun” talimatı olarak değerlendirmek çok eksik olur. Ben, haberde, AKP’de, HDP ve FETÖ ile tekrar barışılması ve 1994 ruhuna geri dönülmesini savunan “Gürcüler Konseyi”nin işi nerelere götürdüğünü gördüm. Biden’ın “Ermeni soykırımı” açıklamasında etkisiz eleman rolüne giren sarayın Washington büyükelçisi Murat Mercan’ın büyük başarısını sezdim!.. “Gürcüler Konseyi” ile Pensilvanya arasındaki trafiği yakından izleyen kaynaklar, son bir yılda ilişkilerde gelinen sıcaklığı anlatıyorlardı. Boşanamayacaklarını bilsem de inanmak istemiyordum. Şu haber, önemli bir teyit oldu.

Bundan sonra, Devlet Bahçeli ve arkasında durduğu kanadın karşı hamlesini merakla bekleyeceğiz!.."

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/7051022/akpde-yasanan-ic-savas-sokaga-tasti-dikkat-ceken-sedat-peker-detayi