Allah Ümmet-İ Muhammed’e Özel Lütuflarda Bulunmuştur

Prof. Dr. Cevat Akşit
Prof. Dr. Cevat Akşit

Resulü Müctebâ Efendimiz buyuruyor, "Muaheze etmeyin, vazgeçin. Cömert, asil adamlar hakkında konuşup günaha girmekten vazgeçin. Çünkü onlar ne zaman düşseler, yanlış yapsalar Allah onların elinden tutar." İnsanın en çok sevdiği şey mal, mülk ve paradır. Parasını fakirler için, muhtaçlar için harcayan kimse gerçekten Allah'ın rızasını kazanmış ve Allah'ın sevdiği kuludur. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa Efendimiz ise "Muaheze etmeyin, vazgeçin. Cömert, asil adamlar hakkında konuşup günaha girmekten vazgeçin. Çünkü onlar ne zaman düşseler, yanlış yapsalar Allah onların elinden tutar" Hadis-i şerifinde, onların da insan olduğunu ve bazen ufak tefek yanlışlara düşebileceklerini hatırlatıyor. Resulullah Efendimiz, ufak yanlışlarında ve hatalarında onları cezalandırmamız, onlar hakkında kötü düşünmememizi buyuruyor. Çünkü Yüce Allah, cömert insanları sever ve onları ufak tefek yanlışlarını örter. Peygamber Efendimiz aynı konuda başka bir hadis-i şerifte ise şöyle buyuruyor: "Cömert insanların ufak tefek hatalarından dolayı üstlerine çok gitmeyin. Onlar bir hata yaptıklarında Allah onlara inayeti ile yardım eder. Çünkü Allah, cömert kullarını çok sever ve onların ufak tefek yanlışlarını siler." İnsanın en çok sevdiği şey olan parayı, malı, mülkü Allah rızası için harcayan adam iyi bir kimsedir. Bizim de ona toleranslı olmamız gerek. İşte Peygamber Efendimiz ümmetine bunu öğütlüyor.

ALLAH, KENDİSİ İÇİN İNFAK EDEN CÖMERT KULLARINI SEVER

"Cömert insanların ufak tefek hatalarından dolayı üstlerine çok gitmeyin. Onlar bir hata yaptıklarında Allah onlara inayeti ile yardım eder. Çünkü Allah, cömert kullarını çok sever ve onların ufak tefek yanlışlarını siler" Hadis-i şerifinin devamında Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor, "Âlim kişinin de ufak tefek hatalarını hoş karşılayın. Adaletli hükmeden, insanları sulh içerisinde idare eden hükümdarları da hoş karşılayın. Çünkü Allah malıyla infak eden cömert insanları, ilmiyle amil olan âlimleri ve adetle hükmeden hükümdarları sever. Onlar ufak tefek yanlışlara düştüklerinde Allah onların elini tutar kaldırır." Benzer hadis-i şeriflerden daha fazla var. Ama bu hadis-i şerifte bize cömert insanlar, ilmiyle amil âlimler ve adaletli hükümdarlar hakkında dikkat etmemiz gerektiği belirtiliyor. Neticede onlar da insan ve 'Beşer şaşar günah işler üçer, beşer.' Ancak onlar mallarıyla, ilimleriyle ve adaletleriyle Allah'ın rızasını kazanan kimseler oldukları için Allah da onlara yardım eder. Hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz, Yüce Allah'ın da o kimselere karşı toleranslı olduğunu ifade ediyor. Allah'ın kulları olan biz Müslümanlar da o kimseleri hemen yargılamamalı, ufak tefek hatalarından dolayı onlar hakkında muhafaza etmemeliyiz.

İYİ BİR DÜŞÜNCE GERÇEKLEŞMESE BİLE ALLAH SEVAP YAZAR

Peygamber Efendimiz, "Kalbinden kötülük geçen ama bunu diline ya da fiiliyata dökmeyen ümmetimdeki kimseleri Yüce Allah affetmiştir, onlara müsamahalı davranmıştır" buyuruyor. Mesela bir insanın kalbine vesvese gelmiş, kötü düşünceler girmiş aklına ama bunu düşünceleri söz haline ya da getirmemişse Allah onu, Peygamber Efendimiz’in ümmeti için günah olarak kılmamıştır. Bu Yüce Allah'ın, ümmet-i Muhammed'e bahşettiği güzel bir lütuftur. Bu konuyla ilgili başka bir hadis-i şerifte Resulullah Efendimiz, "Bir mümin güzel bir şeyi kalbinden geçirdiği zaman Allah o düşünceyi sevap olarak yazar. Benim ümmetim güzel düşüncelerini gerçekleştirmese bile Allah o düşüncelerini sevap olarak yazar. Ama aklından, kalbinden geçen o güzel şeyi bir de gerçekleştirilirse o zaman sevabı bire on yazılır" diye buyuruyor. Bu güzellikler Hz. Muhammed Mustafa Efendimiz’in hürmetine ümmetine bahşedilmiş lütuflardır. Burada iyi düşünce, kalbe gelen güzel bir düşüncenin gerçek ve salih bir niyet olması lazım. Mesela bir insan, Allah rızası için bir cami yaptırmak, bir okul yaptırmak ya da bir su kuyusu açtırmak istedi. Ama Allah nasip etmedi, o kalpten geçen güzel düşüncelerini gerçekleştiremedi. Allah yine de sevap yazar. Kötülük ya da fena bir düşünce kalpten geçtiyse ama gerçekleştirilmezse günah yok, yazılmıyor. Ama oldu ki kötü düşünce gerçekleştirildi, o zaman 1 günah yazılır. Ama kalpten gecen iyi bir düşünce gerçekleştirildiğinde bire on veriliyor. Yani o güzel iş için Allah on kat sevap yazıyor. Ne büyük bir fırsat, ne büyük lütuf. Bunlar için Allah'a ne kadar şükretsek azdır.

- Milli Gazete, Prof. Dr. Cevat Akşit tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/6908978/prof-dr-cevat-aksit/allah-ummet-i-muhammede-ozel-lutuflarda-bulunmustur