Demokrasi katillerine hakkımızı helal etmiyoruz!

Nedim Odabaş
Nedim Odabaş

Demokrasimizin üzerine karabasan gibi çöken, siyasetin masa başında dizayn edilmeye kalkışıldığı, hükümetin iç ve dış mihrakların alavere dalaveresiyle alaşağı edildiği postmodern bir darbedir 28 Şubat. Militarist irade bu süreçte bürokrasiyi, yargıyı, medyayı hizaya soktu. Akıl almaz algı operasyonuyla zihinlerde korku iklimi oluşturuldu. Medya, Fadime-Emire-Müslüm yaygaralarıyla zihinlere irtica paranoyası sokuşturdu; türlü madrabazlıklar yapıp o gün akil adam saydığı(!) hain FETÖ elebaşından beyanat alıp manşetleriyle cennetmekân Erbakan Hoca’mızın hükümetini sıkıştırmaya çalıştı. Yargı mensupları hazır ola geçti, askerden brifing aldı, bağımsızlığını çöpe attı. Rahmetli Mehmet Ali Birand’la 28 Şubat’la alakalı yaptığım röportajda, “Yatacak yerimiz yok” diyerek şu analizi yapmıştı: “Medya o dönemde, üniversiteler, iş çevreleri, laik kesim, askerle birlikte bir bütündü. Orda demokrasi için hayır denilirdi ama böyle bir ilke yoktu. Asker ne yaparsa doğrudur, politikacı üçkâğıtçıdır, vatanını düşünmez, asker düşünür, bürokrat düşünür. Bizim ezberimiz, eğitimimiz buydu, böyle eğitildik. Medya daha önce demokrasiye çok duyarlıydı da Erbakan geldiğinde demokrasi katledilince askerin yanında yer almadı. Medya zaten hep askerin yanındaydı. 27 Mayıs’ta da askerin yanındaydı, 12 Mart’ta da askerin yanındaydı. Batı Çalışma Grubu çıktı ortaya. Felaket algısı oluşturdukları şeyi durdurmayı görev saydılar. Böyle algılanıyordu. Bu algıyı 1960’dan itibaren biz yerleştirdik, CHP yerleştirdi, medya yerleştirdi. Tek başına medyayı suçlama, üniversiteyi suçla, Halk Partisi’ni suçla, diğer partileri suçla. Bu işi yapanların hesap vermesi lazım. Medyası şusu busu arkasından gelir. Biz 12 Eylül’de medyayı mı yargıladık? 27 Mayıs’ta medyayı mı yargıladık? ‘Paşam nerdesin’ diye yazı yazanları mı yargıladık?”

28 Şubat’ta manşetleriyle, köşe yazılarıyla askeri vesayeti kutsayanlar, hazır ola geçip darbe şakşakçılığı yapanlar bugün “kadirşinas” gazeteci olarak masallar anlatıyor; sanki geçmişte sahip çıkmışlar gibi demokrasi güzellemeleri yapıyorlar. Darbeciliği kutsayan bu zihniyet, “Dağdaki çobanla eğitimlinin oyu aynı olmamalı” diyecek kadar zıvanadan çıkmış, millete, “Bidon kafalı”, “Göbeğini kaşıyan adam” hakaretleri yapan endazesi kaymış zihniyettir. “28 Şubat bin yıl sürecek” narası atanlar yargı önünde hesap verdi. Ama biz onlara hakkımızı helal etmiyoruz. İkna odaları kurup bacılarımızın başörtüsüne el uzatanlara; Sivas’ta bölüm birincisi başörtülü öğrencilere plaket verdirtmeyen, okul birincisinin ağzını kapattırıp dışarıya attıran başörtüsü düşmanı müdüre hakkımızı helal etmiyoruz. (Dönemin simgesi bu müdür, Mersin Toros Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nda hâlâ görev yapıyormuş. “28 Şubat’ı bitirdik” tafrası atanların yaşını başını almış bu başörtüsü düşmanını emekli edip neden ıskartaya ayırmadığını soralım, bu başörtüsü düşmanını unutmayıp buğzedelim!) Hocamızın hükümetine FETÖ elebaşının ağzından ayar vermeye çalışan darbe şakşakçısı paçavra gazetelere; televizyonculara hakkımızı helal etmiyoruz. Memleketin görüp göreceği en başarılı hükümetini kuran Refah Partisi’ne hukuku eğip büküp uyduruk gerekçelerle gazete kupürleri iliştirerek kapatma davası açan “darbeci zihniyetli-asker giyotini(!)” savcıya; askerden brifing almayı içine sindirip yargı bağımsızlığını çöpe atan hâkim ve savcılara hakkımızı helal etmiyoruz. Sincan’da yürüyen tankları görmezden gelen, “başkomutan sıfatıyla” askere kışlasında durmasını emretmeyen, hükümetin arkasında durmayan, “Ne olmuş 28 Şubat’ta? Ne yapılmış? Milletvekilleri mi tutuklanmış? Hükümet fesih mi edilmiş? Buna darbe denilmez” laf cambazlığıyla yaşananları darbe olarak görmeyip aklamaya çalışan; Refah-Yol sonrası Meclis’te esamisi okunmayan Yalım Erez’e hükümet kurma görevi vererek (hükümet kurması mümkün değildi) makam gücünü askere değil parlamentoya göstermeye kalkışan Demirel’e de hakkımızı helal etmiyoruz. Lanet, meşum 28 Şubat’ta bu kepaze postmodern darbeyi omuzlayan demokrasi katillerine hakkımızı helal etmiyoruz!

- Milli Gazete, Nedim Odabaş tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/6614690/nedim-odabas/demokrasi-katillerine-hakkimizi-helal-etmiyoruz