Şeytanın şeytanlığı

İsmail Hakkı Akkiraz
İsmail Hakkı Akkiraz

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İblis; hayırsız olan, zarara uğrayan, şaşkınlığa düşendir. Şeytan ise; azgınlıkta, şer ve kötülükte emsalsiz, çok şerli ve inatçı olan her azgına verilen bir cins isimdir. Şeytan; Allah’ın razı olduğu İslam yolu üzerine oturur ve insanlara her yönden yaklaşıp onları bu hak yoldan saptırmaya çalışır. Şeytan; insanın azılı bir düşmanıdır. Dünya imtihanımızın bir gereği olarak, kötülükleri örgütleyip telkin eden bir şeytanın var edilmesi ve ona belli bir vakte kadar mühlet verilmesi, Allah’ın bir takdiridir. İsra 64: “Onlardan güç yetirdiklerini sesinle yerlerinden oynat. Atlılarınla ve yayalarınla üzerlerine yaygara kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara vaatlerde bulun. Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.” Bu şeytana verilmiş bir emir olmayıp, haydi elinden geleni ardına koyma, yapabileceğini yap ruhsatıdır. Allah’tan insanları haktan batıla saptırma ruhsatı alan şeytan, işine Hz. Adem’i ve eşini aldatmakla başladı. Yasak meyveyi yiyen Hz. Adem ve eşi, cennetten çıkarıldı ve dünyaya gönderildi. Hz. Adem ve eşi, tövbe etti ve bağışlandı. Şeytanın günahı ise; Allah’ın emrini beğenmediği, isyan ettiği ve kendini O’nun karşısında güçlü gördüğü için bağışlanmadı. Allah’ın secde emri karşısında şeytan; “Ben, çamurdan yarattığın bir kimseye secde etmem, eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, pek azı dışında, onun neslini kendime bağlayacağım” dedi. Allah onu, katından kovdu ve: “Git, onlardan kim sana uyarsa, iyi bil ki senin ve sana tabi olanların varacağı yer cehennem olacaktır” dedi.

ŞEYTANIN İŞİ

Şeytan, insanı birçok haller ile azdırır, nefsine esir eder, inkârcı, müşrik ve münafık yapar. Bu şeytan işi haller ve işler şunlardır: 1-Vesvese verir. Şeytan insana sokulur ve sen ne büyük adamsın gibi vesveseler ile onu aldatır, ona daima kötülükleri telkin eder. 2-İnsanları Allah’ın rahmetinin ve affının geniş olması ile aldatır ve onları zevk ve sefanıza bakın, hayatınızı yaşayın, günün birinde tövbe edersiniz, Allah da sizi affeder diye günah işlemeye teşvik eder.

3-Allah’ı ve hesap gününü unutturur. Allah’ı ve hesap gününü unutanlar, O’nun hükümlerini kulak arkası ederler, emirler ve yasaklarına uymazlar. Ne Allah’ın azabından korkarlar, ne de O’nun vereceği mükâfatları beklerler. 4-İnsanları özellikle mal ve dünyalıklar konusunda korkuya düşürür, dünyalıklara hırsı artırmak için fakirliği silah olarak kullanır, cimriliği ve açgözlülüğü teşvik eder. 5-İnsanların aralarını açmaya çalışır. Sürekli kavga, savaş, anlaşmazlık, fitne, güvensizlik, birbiri hakkında kötü düşünme tam da şeytanın arzu ettiği şeydir. 6-Şeytan, kendine bağladığı kimselerin yaptıklarının doğru, yollarının sağlam, inançlarında, sözlerinde ve işlerinde bir yanlışlık bulunmadığını onlara telkin eder. Onların yanlış ve sapık işlerini süslü ve cazip gösterir. 7- İnsan ve cin şeytanları, fert ve toplumu kandırmak için algılar üretir ve hoş sözler söylerler. Samimi olduklarını ispatlamak için her türlü yemini yaparlar. 8-Şeytan, insanları haktan uzaklaştırmak için içkiyi, uyuşturucuyu, kumarı, zinayı ve haram lokmayı silah olarak kullanır. 9-Büyüklenme, başkasını küçük, kendini müstağni, üstün ve yetkin görme hali, şeytan ahlakıdır. Şeytan bu ahlâk ile de insanları yoldan çıkarır.

DÖRT BİR YANDAN

Şeytan: Allah’ı suçlayarak, “İnsanları saptırmak için senin sıratı müstakim olan İslam yolunun üstünde tuzak kuracağım ve onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın” demiştir. Her insanın bir şeytanı vardır. Bu şeytanlar, insanın ne tarafı zayıfsa oradan yaklaşırlar, ancak onların zorlayıcı bir güçleri yoktur. Herkes kendi şeytanı ile imtihan olmaktadır. Şeytanın bütün hile ve tuzaklarından kurtulmanın tek yolu Kur’an ahlakına sarılmaktır. Kur’an; dedikoduyu, gıybeti, iftirayı, kötü lakap takmayı, ithamı, kibir ve hasedi, fitneyi ve tefrikayı, zalime, inkârcıya, müşrik ve münafığa meyletmeyi haram kılmıştır. İslam toplumu; birbiriyle ülfet eden, merhamet sahibi, hayır ve takvada yardımlaşan tek bir ümmettir.

KORUNANLAR

İnsan ve cin şeytanlarının şerrinden Allah’a sığınan kimseler korunurlar. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca; “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırız” derler. Rabbimiz emrediyor: “Kur’an okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. Doğrusu şeytanın, iman edenler ve yalnız Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur. Onun nüfuzu sadece, onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.” Şeytana boyun eğmemenin tek yolu, Allah’a, Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e samimi olarak inanmak ve güvenmek, itikat ve düzen olarak İslam’ı hakikaten yaşamaktır. Hz. Peygamber’in gösterdiği bu yoldan ayrılmamaktır.

MİLLİ GÖRÜŞ

Milli Görüş’ün kimyasında; hakkı üstün tutmak, nefis terbiyesini esas almak, maneviyata yani hesap gününe inanmak vardır. Fiziğinde ise; hidayet, feraset ve dirayet vardır. Milli Görüş, su gibidir. Suyun kimyası; 2 hidrojen 1 oksijenden oluşur. Suyu ayrıştırırsanız bir taraf yakar, diğer taraf yanar. O zaman ortada ne hidrojen kalır, ne de oksijen. Yapılması gereken suyu, su olmaktan çıkarmamaktır. Suyu ayrıştıracak ortamlardan da uzak durmak gerekir. Ne hidrojen tek başına, ne de oksijen tek başına sudur. Su hayattır, medeniyettir, temizliktir, zarafettir, şeffaflıktır ve nezakettir, başkası yalandır. Suyu kirletmemek, abdest alınamaz, içilemez hale getirmemek gerekir. Su; bir terkip ve düzendir. Milli Görüş’te; nefis terbiyesi çok önemli bir esastır. Nefsini terbiye edenler, kardeşlerine ve topluma faydalı olabilirler. Selam hidayete tabi olanlara…

- Milli Gazete, İsmail Hakkı Akkiraz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/6611138/ismail-hakki-akkiraz/seytanin-seytanligi