“Beytü’l-Makdis Mahşer Yeridir”

Prof. Dr. Cevat Akşit
Prof. Dr. Cevat Akşit

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa Efendimiz buyuruyor, “Beytü’l-Makdis mahşer arazisidir. Orası da Arafat’tır. Oraya gidin ve orada namaz kılın. Çünkü Beytü’l-Makdis’te namaz kılmak bin namaz yerine geçer. Fakat oraya gitmeye imkânınız yoksa oradaki kandillerin aydınlanması için yanan yağ gönderiniz. Oraya yağ gönderen de orada namaz kılan gibidir.” Öncelikle Mescid-i Aksa’ya neden Beytü’l-Makdis denildiğini açıklayalım. Çünkü orada insanlar günahlarından temizlenirler. Beytü’l-Makdis’in yani Mescid-i Aksa’nın olduğu vadiye de Vadiü’l-Makdis denir. ‘Makdis’ ya da ‘Mukaddes’, mübarek ve temiz demektir. Bir de Hz. Cebrail’e Rûhulkudüs diyoruz. Melekler günah işlemedikleri için Hz. Cebrail’e Rûhulkudüs diyoruz, O da temizdir. Kur’an-ı Kerim’de, “Meryem oğlu Îsâ’ya da deliller verdik ve onu Rûhulkudüs ile destekledik” buyuruluyor. Bakara Sûresi 87. ayet-i kerimesinde geçen Rûhulkudüs, ‘O’nu Cebrail ile kuvvetlendirdik’ demek. Beytü’l-Makdis, peygamberlere indirilen kutsal kitaplarda ve onların yaşamlarında geçer. Allah’ın güzel isimlerinden bir tanesi de ‘El-Kuddûs, her türlü kötülükten arınmış’ anlamına gelmektedir.

TÜM RUHLAR MAHŞER ALANINDA BEKLEYECEK

“Beytü’l-Makdis mahşer yeridir. Orası da Arafat’tır. Oraya gidin ve orada namaz kılın. Çünkü Beytü’l-Makdis’te namaz kılmak bin namaz yerine geçer. Fakat oraya gitmeye imkânınız yoksa oradaki kandillerin aydınlanması için yanan yağ gönderiniz. Oraya yağ gönderen de orada namaz kılan gibidir” hadis-i şerifi, Mescid-i Aksa ve Kudüs ile ilgili önemli müjdeler içerir. Kıyamete yakın Hz. İsrafil tarafından Sûr’a bir defa üflenecek ve tüm insanlar ölecek. Daha sonra Hz. İsrafil tarafından Sûr’a ikinci bir defa üflenecek ve tüm insanlar tekrardan dirilecek. İkinci Sûr’dan sonra bütün ruh sahiplerinin toplanacağı yerin adı ‘mahşer’dir. Dirildikten sonra tüm ruhlar mahşer alanınca bekleyecek ve hesaba çekilecek.

PEYGAMBER EFENDİMİZ, BÜTÜN ÂLEMLERE RAHMETTİR

Mahşerde Resulullah Efendimiz’in ‘rahmeten lil ‘âlemîn’ oluşunu anlayacağız. Kafirler de dahil olmak üzere Peygamber Efendimiz, bütün âlemlere rahmettir. Neden? Çünkü Cenab-ı Hakk’a aracılık eder. İşte Peygamber Efendimiz mahşer alanındaki o beklemenin son bulması ve hesaba başlanması için Yüce Allah’a müracaat eder. Mahşerdeki bekleme öyle kolay bir bekleme olmayacak. Bu biraz da bizim dünya hayatını nasıl geçirdiğimizle alakalı bir durum olacak. Birçok insan kavurucu mahşer sıcağında sıkıntılı bir bekleyişte olacak. Bir kısım insan da sahabe-i kiram efendilerimizle birlikte Resul-ü Müctebâ Efendimiz’in sohbetini dinleyecekler. İşte o sıkıntılı Mahşer bekleyişinin bitmesi için Peygamber Efendimiz’in Allah’a müracaat etmesi, O’nun neden ‘rahmeten lil ‘âlemîn’ olduğunu bize anlatan örneklerdendir.

TAHİYYETÜ’L-MESCİD, MESCİD SELAMLAMA NAMAZIDIR

Peygamber Efendimiz’in bu hadis-i şerifinde müjdelediği şeye kavuşmak için imkânı olanların Mescid-i Aksa’yı ziyaret edip orada namaz kılması gerek. Buradan oraya kadar giderseniz, Mescid-i Aksa’ya girince Tahiyyetü’l-Mescid namazı kılmayı ihmal etmeyin. Tahiyyetü’l-Mescid, mescid selamlama namazıdır, iki rekattır ve nafile bir namazdır. Ancak büyük hayırları vardır. Peygamber Efendimiz de hadis-i şerifinde Mescid-i Aksa’ya gidin, orada namaz kılın diyor. Mescid-i Aksa’da kılınan namaz, Kâbe ve Medine topraklarından kılınan namazdan sonra en bereketli namazdır. Mescid-i Aksa’da kılınan bir namazın kimi yerlerde 500, kimi yerlerde bin namaz yerine geçtiği söylenir. Ama ne olursa olsun ecri bol, sevabı bol, hayrı boldur.

- Milli Gazete, Prof. Dr. Cevat Akşit tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/6553124/prof-dr-cevat-aksit/beytul-makdis-mahser-yeridir