Anti-Reformist İslâmcılık

Siyami Akyel
Siyami Akyel

Siyasal İslâm akımı, kendi içinde homojen bir yapıya sahip değildir. İslâmcıların içinde Mustafa Sabri Efendi gibi geleneksel İslâmcılar olduğu gibi Cemalaleddin Afganî, Muhammed Abduh, Reşit Rıza gibi modernist İslâmcılar, Seyyid Ahmed Han gibi sünneti reddeden Kur’an İslâmcıları, Bahailik, Kadiyânîlik fikirlerini taşıyan İslâmcılar da mevcuttur.

Tarık Zafer Tunaya “Prens Said Halim ve M. Şemseddin Günaltay gibi Garpçı İslâmcılar, Ubeydullah Afganî gibi Türkçü İslâmcılar”dan bahseder. Sina Akşin ise İslâmcıları, “Çağdaş ve Çağdaş Olmayan” olmak üzere ikiye ayırır.

Şerif Mardin, İslâmcılığı “Reformist İslâmcılık ve Popülist İslâmcılık” şeklinde kategorize eder. Ancak biz bu tanımlamanın eksik olduğunu Anti-Reformist İslâmcılığın da var olduğunu iddia etmekteyiz. Yani Anti-Reformist İslâmcılık tanımı bize aittir.

Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde elinin ulaşamadığı, hâkimiyetinin eskisi gibi etkili olmadığı topraklarda özellikle Hindistan bölgesinde İngilizlerin etkisiyle Reformist İslâmcılık hareketlerinin görüldüğünden bahsetmiştik. Yine bu bölgede Anti-Reformist İslâmcılık akımı da kendini göstermiştir.

Reformist İslamcılığın dinde reform ayağı olan “Dîn-i İlâhî”, “Kur’an İslâm’ı (Müslümanlığı)” ve “Tarihselcilik” bu bölgede vücut bulmuştur. Özellikle Hindistan’da Babür İmparatoru Ekber Şah’ın 1582’de bütün eyalet valilerinin önünde “Dîn-i İlâhî”yi resmi din ilan etmesi ve İslâmiyet, Hıristiyanlık, Zerdüştîlik, Hinduizm, Sihlik, Caynizm ve Budizm’i kendi kurduğu “Dîn-i İlâhî” çatısı altında birleştirmesi üzerine büyük mutasavvıf ve ikinci bin yılın müceddidi denilen İmam-ı Rabbani (1625) tarihinde hem sadece tasavvûfî değil, siyasi bir mücadele de başlatmıştır.

Anti-Reformist İslâmcılık, Sultan II. Abdülhamit’in Meşrutiyet’i ilanına tepki göstermişken, 31 Mart Vakası sonrası II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesi, akabinde İttihat ve Terakki Partisi’nin uygulamalarından sonra devletçi yapısından sıyrılmış ve muhalefeti iyice artırmaya başlamıştır.

İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne (Partisi) karşı ilk siyasi muhalefet oluşumu “Cemiyet-i İttihadiye-i İslâmiye”dir ve başkanlığını Fatih Camii Müderrisi ve ileride Sultan Vahdettin döneminde Şeyhülislam olacak Tokatlı Mustafa Sabri Efendi’dir. Böylece ilk Anti-Reformist İslâmcılık, “İttihat ve Terakki Partisi”ne karşı başlatılmıştır. Cemiyet-i İttihadiye-i İslâmiye, 12 Ağustos 1912 yılında kurulmuştur.

Bu dönemde kurulan derneklerden birisi de Cemiyet-i Sûfiye’dir. 1918 tarihinde milli birliği koruma ve I. Dünya Savaşı karşısında halkı uyandırma amacıyla kurulan cemiyetin kurulmasında Kelâmî dergâhı şeyhi Şeyh Esad Erbili’nin etkisi vardır. Yine zamanın Şeyhülislamı Musa Kazım Efendi de cemiyetin ikinci reisidir. Cemiyet “tasavvufî” yönü ağırlıklı ve iyi Müslüman yetiştirme amacına yönelik hedef belirlemiştir.

Anti-Reformist İslamcılığın siyasi yönü kuvvetli derneklerinden birisi de “Cemiyet-i Müderrisîn”dir. 15 Şubat 1919 tarihinde kurulmuştur. Cemiyet, medrese hocaları, talebeleri, bunların sorunları, tebliğ ve irşat faaliyeti metotları, İslâmiyet’i sevdirme, insanları öğrenmeye teşvik gibi konularla ilgilenmiştir.

Cemiyet daha sonra ismini değiştirmiş ve “Teali-i İslâm Cemiyeti” yapmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yönetimden uzaklaşmasından sonra özellikle Sultan Vahdettin döneminde cemiyetin kurucularından Mustafa Sabri Efendi’nin Şeyhülislam olması dolayısıyla siyaset yapmıştır. Cemiyetin asıl gayesinin toplumun dine sıkı sıkıya bağlanması, toplumdaki dini duyarlılığın zayıflamasını izale etmektir. Bu amaçla eğitime ağırlık vermiştir. Diğer yandan iktisadi yönden Müslümanların güçlenmesi gerektiği fikriyle hareket etmiş ve iktisadi gelişime önem vermiştir.

Türkiye’de Anti-Reformist İslamcılığı anlamak için İmam-ı Rabbani ile başlayan “Müceddidiyye veya Ahmediye Hareketi”ni ve hareketi devam ettiren Abdullah ed-Dıhlevi ile onun talebesi Mevlana Halid-i Bağdadi ve “Halidiyye Hareketi”ni görmek gerekir. Türkiye’de Cumhuriyet döneminde etkisini siyasette iyice göreceğimiz Nakşibendîlik, İmam-ı Rabbani ve Mevlana Halid-i Bağdadî ekolünden beslenmiştir.

- Milli Gazete, Siyami Akyel tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/6326243/siyami-akyel/anti-reformist-islamcilik