Aman dikkat!

Adnan Öksüz
Adnan Öksüz

* “12 Eylül bir senaryonun parçasıydı. Gençler piyon gibi kullanıldı. Gülhane'de bulunan şimdiki Çocuk Mahkemesi o zaman morg olarak kullanılmıştı. Solcusuyla sağcısıyla; oraya ölen arkadaşlarımızın cenazelerini almaya giderdik.”

* “Askere silah çekmedim, teslim oldum. Olay yerinde bir çanta içinde el bombaları ve sol gruptan öldürülecek gençlerin isimleri yazıyordu, o çantanın bana ait olduğunu ileri sürdüler ve o günden sonra lakabım 'Bombacı Cengiz' kaldı.”

* “Birileri sanki bizim birbirimizle çatışmamızı istiyordu. Hatta bizim sabah kullandığımız silahlar öğleden sonra solcuların eline geçiyordu.”

* “Sağ-sol çatışması bir senaryonun parçasıydı. O dönemde solcu arkadaşlarla çok kavgalar ettik. Ama şuan birçok sol görüşlü arkadaşımla görüşüyorum, iş bile yapıyorum.”

***

Yukarıdaki görüşler, bir ülkücü gencin ifadeleri…

Son dönemde, siyasetçilere, gazetecilere yapılan saldırılar…

Bu saldırıların hiçbirini tasvip etmek mümkün değil!

Ve de bu saldırılara, “Kutuplaşmalar, bu türden gerilimler ve çatışmalar neticede kime yarıyor?” vizöründen bakmakta yarar var!

***

12 Eylül askeri darbesi… Cuntacıların darbenin yapılması için zemin hazırladıkları hep konuşuldu…

'Sabah ülkücüyü öldüren silah, öğleden sonra devrimciyi öldürdü' gibi söylemler ifade edildi…

O zamanlar MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş, kardeş kavgası şiddet hareketlerinin önüne geçilmesi için çok kez çağrıda bulundu. Ama bu çağrıları karşılık görmedi. Bilinen iklim bilerek meydana getirildi.

…Ve düdük çaldı!

Darbe yapılınca Amerika, 'Bizim çocuklar meseleyi halletti' gibi beyanda bulundu.

Aman dikkat!

Düdüğün çalması kimsenin hayrına değil! 

MİLLİ ÇOCUK DERGİSİ

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Milli Gazete tarafından okurlara verilen (Maaile, Fikri, Milli Çocuk) dergilere başından bu yana büyük önem veren, bu dergilerin büyümesini, gelişmesini arzu eden, üzerinde titreyen ve bu dergilerin her sayısının Yayın Kurulu toplantılarına bizzat iştirak ederek katkıda bulunan bir yönetici.

Bu toplantılara katılan birisi olarak şunu söyleyebilirim; bu yayın toplantıları salt gazeteciliğin, yayıncılığın ötesinde gelecek öngörülerinin ağırlıkta olduğu, genel perspektifi olayları geniş olarak değerlendiren bir tür thinkthank oturumları olarak gerçekleştiriliyor. 

Gazetemiz Sahibi ve Genel Müdürü Ömer Yüksek Özek de bu alanda desteğini hiç esirgemedi.

***

Sözünü ettiğim dergilerden biri de Milli Çocuk dergisi.

Bilmem farkında mısınız?

Milli Gazete tarafından uzun yıllardır okurlarına sunulan Milli Çocuk dergisi 300. sayıya ulaştı… Yanlış okumadınız, 300. sayı…

Milli Çocuk her sayısında çizerinden yazarına, tasarımcısından dağıtıcısına kadar üzerinde büyük emek verilen, sınırsız efor sarf edilen bir dergi.

300. sayıya ulaşan Milli Çocuk dergisini nasıl ifade etmek lazım? Hangi kelimelerle anlatmak gerekir Milli Çocuk dergisini;

* Tebessüm bulaşıcıdır. Bir çocuğun gülümsemesine, etrafındaki herkese neşe saçması için varız.

* Çocuğuma bırakabileceğim en güzel miras istikamettir diyen ailelerin tercihi, Milli Çocuk.

* Milli Çocuk, çocuklarının sadece bedenini değil, ruhunu da doyurmak isteyen anne-babaların tercihi.

* Ahlaki ve manevi örneklikleri hedefleyen; güldürürken düşündüren, düşündürürken öğreten, öğrettikçe güzelleşen dergi!

* Geleceğin büyüklerinin dergisi.

* Yeni dünyanın umudu: Milli Çocuk.

* Milli Çocuk: “Gerçeğin peşinde, hayallerin ötesinde.”

* Şuurlu nesiller Milli Çocuk’la yetişir.

* Hayata attığımız ilk adımdır Milli Çocuk.

* Çocuk kalbine özenle dokunan dergi.

* Milli Çocuk: Yeni bir dünyayı müjdeleyen çocukların dergisi.

* Gelecek, Milli Çocuk ile yeşeriyor.

* Milli Çocuk: “Fıtratı korumak isteyen ebeveynlerin tercihi.”

* Okuyarak doyanlar… Bilgiyle dolanlar… Bizim Milli Çocuk’lar!

***

Milli Çocuk dergisine nice hayırlı sayılar temenni ediyorum…

KIZILAY!

Kızılay…

Yerli ve milli bir kuruluşumuz. Bizim bir parçamız…

Savaş alanında yaralanan ya da hastalanan askerlere hiçbir ayrım gözetmeksizin yardım etmek arzusuyla, 11 Haziran 1868 tarihinde Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kuruldu.

1877'de Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti, 1923'de Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti, 1935'te Türkiye Kızılay Cemiyeti ve 1947'de Türkiye Kızılay Derneği adını aldı.

Kızılay 2019 Faaliyet Raporu’nu bana da yolladılar.

Raporda, Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık diyor ki;

* “Türk Kızılay’ı kurulduğu 1868 yılından bu yana halkımızın ve özellikle yakın coğrafi komşularımızın başına gelen her türlü felakette görev alarak tarihe tanıklık ediyor. İyilik geleneğinde 151 yıllık maziye sahip olan Kızılay’ımız, 2019 yılında da doğal ve beşerî afetler karşısında insanı güçlendirmek misyonuyla ülkemizin ve dünyanın dört bir yanındaki krizlere müdahalede ön safta yer aldı. 10 binden fazla personeli ve yaklaşık 120 bin gönüllüsünün desteğiyle yıl boyunca sürdürdüğü tüm çalışmaların odağında insan vardı.”

* “2005 yılından bu yana geliştirdiğimiz kan hizmetleri kapasitemizi ülkemizin ihtiyacı olan kanın tamamını karşılama hedefiyle yukarılara taşımaya devam ediyoruz. 2019 yılında 18 Bölge Kan Merkezi, 68 kan bağış merkezi ve 300 kan bağış noktasında ülkemiz genelinde ihtiyaç duyulan kanı temin etmek için çalıştık. 2019 yılında 71 ülkede 7.2 milyon insana yardım elimizi uzattık.”

* “Şüphe yok ki, bir buçuk asırdır insanlığa hizmet eden Türk Kızılay, sahip olduğu güçlü yapısıyla deneyim ve birikimini insanlığın hizmetine sunmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, tüm bu faaliyetlerimizin panoramik özeti konumundaki 2019 Yılı Türk Kızılay Faaliyet Raporu’nun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında iyilik adına gerçekleştireceğimiz çalışmaların ülkemiz, Kızılay’ımız ve tüm çalışma arkadaşlarım için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

***

Kızılay bizim bir kuruluşumuz… Nice hayırlı hizmetlere…

- Milli Gazete, Adnan Öksüz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/6140954/adnan-oksuz/aman-dikkat