60-sınanmak

Mehmet Biten
Mehmet Biten

“Ey unutuş! kapat artık pencereni,

Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;

Çıkmaz artık sular altından o dünya.

Bir duman yükselir gibidir kederden

Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.

Amansız gecenle yayıl dört yanıma

Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.”

(Ahmet Muhip Dıranas)

Hayatın anlam arayışı içerisinde olan insanlar önlerindeki insanlara bakarak hayatlarında bir anlam bulmaya çalışırlar. Gençler bu arayışı daha çok yaparlar ve bunu yaparken çoğunlukla duyguları ön planda olur ve en çok yanıldıkları dönemi de bu dönemlerinde yaşarlar. Nasıl olur bu? Çoğunlukla hamaset dolu nutuklara, sloganlara ve hayatlarında söyledikleri ve yaptıkları ile hiç sınanmamış sadece ahkâm kesmekle ömürlerini geçirmiş insanlara, onlara atfedilmiş sahte iltifatlara aldanırlar. Bu aldanış eğer bir bağlılığa neden olmuşsa yıkım daha büyük oluyor ve o insanların dünyasında, o genç dimağlarda oluşan tahribatın boyutu çok derin oluyor.

Bir insan düşünün ki kurduğu cümleler, tarif ettiği hayat ile hakikat arasında büyük bir uçurum var ve bu uçurumdan aşağı sürekli insanları taşıyıp oradan aşağıya yuvarlıyor. Bugün toplumun büyük bölümünde ortaya çıkan buhranın ana kaynaklarından birini de bu tarz insanlar oluşturuyor. Tutundukları sloganları ellerinden alsanız tutunacak hiçbir hakikat kırıntısı bulamayacağınız bu tür insanları kendi menfaatleri icabı toplumun önüne atan ve sürekli hak etmedikleri iltifatlara boğanların uçurumdan aşağı yuvarlanan insanları umursamadıkları, gençlerin umutlarının kırılmasını önemsemediklerini gamsızlıklarından anlayabiliyoruz.

Elbette bu durum da bir sınanma biçimidir. Bu sınanmada, biraz da insanın insana şifa olması durumundan kurdu olma yoluna girildiği bir eşikte duruyoruz. Bu eşikte ağır bir şekilde örseleniyoruz. Bu tarz boşlukta söylevlere, nutuklara, vaazlara baktığınız zaman içinde gizli bir kibir barındıran sevgiden ve şefkatten yoksun yüksek tonajlı ifadeler, kendini hakikatmiş gibi gösteren haller ile maskeleniyor. Görüntülerin aldatıcılığı içinde eğer sorgulamayı bırakmışsa kişi tutunduğu dal elinde kalmış bir şekilde olanca sarsıcılığı ile çakılmaktadır. Bu durum bugünün dünyasında sadece çakılanın sınanması olarak geçiştirilip aynı şekilde yeni kurbanlara doğru adım atılıyor. Atılan her adım ümidin kandillerini söndürmeye kurulu adımlardır.

İnsan var oldukça sınanma hep var olacaktır. Onun için insandan insana fark olduğunun farkına varmak sınanmanın biçimini değiştirmek gerekiyor. Bunun için ebeveynlerin üstlenmesi gereken birtakım sorumluluklar var. Bu sorumlulukların başında çocuklarının gözlerindeki ümidin ışığını söndüren bu nevi insanlara karşı evlatlarını bilinçlendirmeleri gerekiyor. Çünkü bin bir zahmet ve emekle yetiştirdikleri çocuklarının birileri tarafından maddi-manevi tahrip edilmelerine müsaade etmemeleri hem kendileri için hem de toplumun sıhhati için önemlidir. Gençlik çağı dediğimiz bu çağda, dar sloganlar ve hamaset yüklü söylevlere muhatap olmuş kişilerin şahsiyet kazanmaları pek mümkün değildir.

Bir akvaryumda yaşayan balıktan bir farkı olmayan bir nesilden ümit çıkmaz. Eskilerin dediği gibi ‘herkes kendi çanağına sağar’. Yani herkes kendisine benzetmeye çalışır. Önyargıları, umutları, kısıtlılıkları ile kendisine benzer insanlar kopyalama arzusundadırlar. Onun için bir başkasının dünyasını ufuk görmek bu kısırlığın nedenidir. Bu yüzden insan anlam arayışında işaretlere dikkat etmek ve sorgulamaktan vazgeçmemek ve hele hele her şeyin birbirine karıştığı bu çağda uyanık olmak gerekir. Ne mutlu sınandığının farkında olup, sınavını verebilenlere! Hoşça bakın zatınıza...

61- Kısa Kısa

*Geçtiğimiz yılın muhasebesini iyi bir şekilde yapıp, yaşadığımız hayatın bilânçosunu çıkartmak ve daha fazla kendimize yatırım yapıp maddi ve manevi olarak eksiklerimizi tamamlayıp, iyilikleri geliştireceğimiz yeni bir yıla kavuşmak niyazı ile herkese sağlıklı, huzurlu günler diliyorum.

*

*Bu sene özellikle hemen hemen herkesin kayıpları oldu, salgın hayatımızda çok önemli bir yere oturdu. Bütün kaybettiğimiz insanlarımıza Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Hastalıkla pençeleşen herkese şifalar diliyorum. Rabbim rahmetini ve merhametini üzerimizden eksik etmesin. Sağlık ve afiyetten ayırmasın. Maddi zorluklara duçar olanlara kolaylıklar versin, hayırlı kapılar açsın. Bugünümüz dünümüzden daha güzel olsun.

*

*Hayat hızla akıp gidiyor. Ne oldum demeden yol alabilmek ve ah almadan, kimsenin hakkına, hukukuna girmeden bu akışta yol alabilmeyi Mevla nasip etsin. Sınanmadığımız konularda ahkâm kesmekten bizi beri etsin. Sağlam bir muhakeme ve temiz bir zihin ve de tebessüm edebilen bir gönül versin. Fiilleri ile yakıp yıkan değil de, Mevla, bizi dokunduğu her şeyi güzelleştirebilenlerden eylesin. Bizi, incelikler iyi kılacak ve de zarif bir hâl, hayatımıza güzellikler katacaktır. Zarafeti kuşanabilenlerden olalım efendim. Muhabbetle...

- Milli Gazete, Mehmet Biten tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5927598/mehmet-biten/60-sinanmak