Kime inanacağımıza şaştık?

Zeki Ceyhan
Zeki Ceyhan

Ortalıkta birbirine taban tabana zıt o kadar çok söylem var ki hangisine inanmamız gerektiğini bilemiyoruz.

Bir bakıyoruz “işsizlik oranı geriledi” deniliyor.

Tam “aman ne güzel” diye sevineceğimiz anda bir bakıyoruz haberin gerisindeki açıklamalar başka telden çalıyor.

O açıklamalarda da istihdam oranının geçen yıla oranla düştüğü ifade ediliyor.

İşsiz sayısı azalıyorsa istihdam nasıl düşüyor? İstihdam düşüyorsa işsizlik nasıl azalıyor?  Yani tam anlamıyla “işin içinden çık çıkabilirsen” durumu ile karşı karşıyayız.

Hangi söylem doğru, hangi söylem gerçekleri dile getiriyor?

Hangisine inanacağımıza şaşıp kalmamak ne mümkün! Bir yanda “yol ve yemek parasına çalışırız” diyenler var. Diğer yanda ise “işsizlik yok, iş beğenmeyenler var” iddiasını ileri sürenler var.

Muhalefet sözcüleri “insanlar iş bulamıyor” derken, iktidar sözcüleri “işçi bulamıyoruz” iddiasını ileri sürüyor.

Yine hangi söylem doğruları dile getiriyor çözme konusunda zorlanıyoruz.

İşsizlik diye bir sorun olmasa ve insanlar verilen işi beğenmiyor olsalar “yol ve yemek parasına” çalışmaya razı olurlar mı?

Burada bir terslik yok mu?

Pandemi dönemi nedeniyle zaten piyasalar allak bullak! Çoğu esnaf siftah etmeden dükkânını kapayıp evinin yolunu tutuyor. Bakın ilk dalganın sonunda restoranların yüzde on beşi tekrar açılamamış durumda!

Ama birileri çıkıp marketlerin kasaları önünde oluşan kuyruklardan söz edebiliyorlar.

Belli ki lafı “millette para olmasa, marketlerin kasaları önünde böyle kuyruklar oluşur mu” demeye getirmek istiyorlar.

Piyasada doğru dürüst mahalle bakkalı mı kaldı?

Yurdun dört bir tarafı demir ağlarla örülür gibi market zincirleri ile örülünce vatandaş üç-beş market zinciri dışında alış veriş yapacak bakkal bulamaz hale geldi.

On beş yirmi bakkalın yapacağı işi tek bir market yapmaya kalkınca da kasaların önünde kuyruk oluşmasından doğal ne olabilir?

Evet, tam bir keşmekeş yaşanıyor.

Bir taraf öldük bittik diye ağlaşıyor.

Karşı taraf ise her şeyi güllük gülistanlık gösteriyor.

Bu şartlar altında kime inanmamız kime inanmamamız gerektiği konusunda ikileme düşüyoruz.

Ama gerçek olan şu ki her şey güllük gülistanlık olsa insanlar niye öldük bittik diye ağlaşıp dursunlar. “Ekonomi iyi” diye kendi kendimizi kandırmanın âlemi var mı?

- Milli Gazete, Zeki Ceyhan tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5880174/zeki-ceyhan/kime-inanacagimiza-sastik