Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve… - 11

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

Ne diyorduk? Devamı var; teşhis ve tedaviye kaldığımız yerden devam edeceğiz…

Önceki yani dokuzuncu yazımızın sonunda dediklerimizi hatırlayarak devam edelim.

Şimdi de Sermaye (yani küresel sömürü sermayesi) kazanmış gibi görünüyor.

Ancak tam istihdam sağlandığı için Sermaye’nin iktidarı başarılı olamayacaktır.

Amerika yani ABD ya Sermaye’nin emrinden çıkacak ya da yıkılacaktır. Eyaletler bağımsızlıklarını ilan edecektir. Yani her iki durumda da Biden’in başarı şansı yoktur. İleride “ortaklık düzeni” dünyaya hâkim olunca ABD’deki Sermaye artık iş yapamaz hale gelecektir.

Türkiye’nin ve dünyanın birçok sorunları var. Dünya Sermaye’ye dayanarak yönetiliyor. Faizli işçilik sisteminde varlıklarını koruyorlar. İktidarları faizli işçilik sistemine dayanıyor. Faizli işçilik sisteminden vazgeçip kredileşmeli ortaklık sistemine geçebilmeleri bugün için mümkün gözükmüyor. Dolayısıyla onlar belli bir zamana kadar bu sistem içerisinde çırpınıp duracaklardır. Onların sıkıntıları bizim kadar değildir.

Duruma göre Türkiye son derece sıkıntılı günler yaşıyor. Diğer sıkıntılar dünyadaki sıkıntılara benziyor. Biraz daha bu durumu sürdürme Türkiye için de mümkün olabilir.

Bize göre Türkiye’nin en büyük tek sıkıntısı vardır. Bu sıkıntı veya bu problem dolar problemidir. Ekonomisini dolara dayandıran Türkiye artık dolar bulamaz durumdadır.

Türkiye’yi kendi taraflarına çekmek isteyenler kılıçlarını çekmiş, “Benim tarafa gel yoksa indiririm ha!” diyor. Türkiye’nin bir tarafa gitmesiyle kendisini kurtarması mümkün değildir. O tarafa gittiği zaman diğer kılıçların hepsi Türkiye’nin üzerine iner. Kim olursa olsun bizi koruyamaz. Çünkü onların arasında da denge yoktur. Birisi tam olarak hâkim değildir.

Türkiye büyük devlet değildir ama Türkiye güçlü devlettir. Ekonomi sorununu çözdüğü zaman Türkiye dünyaya hükmedemez ama kimse de Türkiye’ye hükmedemez, Türkiye bağımsız ileri bir devlet olur, üçüncü binyılın ortaklık düzeni içinde ise ilk devlet olur.

Türkiye’nin dolar problemini çözmesi için çok fazla uğraşı vermesi gerekmez. Beş yaşındaki bir çocuğu bakkala gönderdiğiniz zaman sakız alacaksa elindeki parasıyla kaç sakız alacağını bilir. Yani ekonominin temel düsturu olan “para=fiyat+mal”dır. Bunu bilmeyen insan yoktur. Ama buna inanan insanı bulmak gündüz fenerle adam aramaya benzer. Para dediğiniz şey satın alma gücüdür. Eğer parayı mevcut piyasada artırırsanız enflasyon olur, parayı mevcut piyasada azaltırsanız üretim durur ve kriz olur. Bunu da herkes yaşayarak bilir.

Bütün sorun parayı piyasaya gereği kadar sürmekten ibarettir. Faizli para devamlı çoğalma durumunda kalır. Üretimin arttığı kadar para artarsa bu enflasyona sebep olmaz, krize de sebep olmaz. Millî hâsılattaki artış reel ekonomide yüzde 2 ile yüzde 5 arasında gerçekleşir. Bu kadar bir faizle işleyen sistem dengesini koruyarak devam eder. Yüzde 10’u aşan faiz enflasyonu körükler, enflasyon faizi körükler ve sonunda devrilme olur. Bütün paralar için bu kaçınılmaz bir kaderdir. Faizli işçilik sisteminde TL’nin değerini korumak mümkün değildir, mümkün olamaz. Dünya piyasalarından da kendimizi tecrit edemeyiz.

Bizim yarım yüzyıllık çalışmalarımız sonucunda problem çözmüştür.

Altın bonosunu çıkarıp altın ile altın bonosunu birebir değiştireceksiniz.

Altın bonosunun TL ile değerini öyle ayarlayacaksınız ki, altın kendisini korusun.

Yani her zaman altınla altın bonosu değiştirilebilsin. Bu gerçek enflasyondur.

Bize göre Allah, inanmayanlara göre doğa, altını para olarak var etmiştir.

Altın zaman ve mekân yani yer olarak hiçbir şekilde değerini kaybetmez.

Siz TL’yi altına kota ederseniz, gerçek enflasyonu her ana saat saat bilirsiniz.

Enflasyonun kötü etkisini yok etmek için vereceğimiz ve devamlı önerdiğimiz kuralı yasallaştırmak gerekir: Ödemeler TL ile yapılır, borçlanmalar altın bonosu ile olur.

Türkiye bunu kabul eder ve uygularsa sorunlarını kökünden çözüme kavuşturmaya başlar. Bu konuda yarım asırdır uygulayarak araştırmalar yaptık. 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı Necmettin Erbakan da bu konuda uygulamalar yaptı ve Cumhuriyet tarihimizin en başarılı hükümeti oldu… Bu sıkıntılar da geçecektir, inşallah…

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5842396/resat-nuri-erol/reform-yeni-reformlar-yeni-uygarlik-ve-11