Yazmak ve konuşmak

İsmail Hakkı Akkiraz
İsmail Hakkı Akkiraz

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Yazan hakkı ve hakikati yazmalı, konuşan da hayrı, yani imanı, İslam’ı, helal üretimi, kalkınmayı ve izzeti konuşmalıdır. Kimi yazılar öldüren bir zehir, kimi sözler ise kalbe saplanan bir hançer gibidir. Yazı ve sözler vardır, onunla insanlar şirke ve küfre, milletler ise fitne ve fesada sürüklenir. Yazı vardır, şifa ve rahmet olur, söz vardır, insanlar onunlar hidayet bulur. Öyle yazı ve sözler vardır ki, kaybolmuş ümitler onunla yeşerir, esir milletler onunla kıyam eder. Ariflerden bir zat, “Dil keskin bir kılıçtır, nasıl keseceği bilinmez. Söz geri döndürmesi kolay olmayan bir ok gibidir. Dil harekete geçmeden, sözü söylemeden önce, dikkat et. Belki bir dostu üzersin belki bir Allah dostunun kalbini kırarsın” der. Doğru ol, doğruyu söyle; üzüntü getiren doğru, sevindiren yalandan iyidir. Konuşurken dikkat edilmelidir. Çünkü insan, faziletini konuşması ile gösterir. Akıllı insan az ve öz konuşur, lüzumsuz lakırdılardan sakınır. Lokman 6: “İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için sözün ‘boş ve amaçsız olanını’ satın alırlar. İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.” Günümüzde politikacıların ve medyanın kullandığı dil; boş ve amaçsız olan sözlerdir. Bu tutum; insanımızın gerçekleri öğrenmesine, Kur›an’la buluşup İslam’la tanışmasına, yeniden öz benliğine kavuşmasına mani olmaktadır. Bir insanın imanının doğruluğu, kalbinin ve dilinin doğruluğuna bağlıdır. Peygamberimiz buyuruyor: “Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, hayırlı bir söz söylesin veyahut sussun» (Tirmizi). “Âdemoğlunun iyiliği emretmek, kötülüğü menetmek ve Allah’ı zikretmek dışında konuştuğu sözler, aleyhine ve zararınadır” (İbni Mace). “Kişinin malayaniyi terk etmesi İslam’ının güzelliğindendir” (Tirmiz). Bu nebevi tembihler, konuşmalarımızda ve yazılarımızda bizler için rehber olmalıdır.

SÖZ

İmam Gazali sözleri dört kısma ayırır: 1-Zararlı sözler, 2-Faydalı sözler, 3-Zararı da, faydası da olan sözler, 4-Faydası da, zararı da olmayan sözler. Bunlardan, zararı kesin olan, zararı ve faydası da olan ve faydası ve zararı da olmayan söz söylemek bir Müslüman’a yakışmaz. Çünkü bunların bir kısmı haram ve bir kısmı da malayanidir. Doğal olarak bunları konuşmak caiz olmadığı gibi yazmak da caiz değildir. Gıybet etmek, ayıplamak, iftirada bulunmak, küfretmek, yalan konuşmak sözlerin en tehlikeli olanıdır. Bir yazı ve konuşma Kur’an’ın ve sünnetin ruhuna uygun düşmediği zaman o, yırtıcı ve vahşi bir hayvana benzer ki öncelikle sahibine zarara verir. Kalbin tercümanı olan dili ve kalemi İslam yolunda kullanmak emredilmiştir. Ahzab 70-71: “Ey iman edenler; Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin. Çünkü böyle yaparsanız, Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse büyük bir zafere ermiş olur.” Yeryüzünde en başarılı kimse, hak söz söyleyen, Allah ve Resulüne itaat eden insandır.

SÖZÜN MECRASI

Söz söylemek, ifsat için değil ıslah için olmalıdır. Söz ve yazının mecrası ise şunlar olmalıdır: 1-Allah’a davet: İnsanları mutlak doğruya, tevhide, itikat ve düzen olarak İslâm’ın ana esaslarına, adil düzene çağırmak. 2-Salih amel: Söylenen söz yaşanmalı ve örneklik oluşturulmalıdır. İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. Unutmamalıyız ki, eteği tutuşan itfaiyeci, kendini kurtarmadan dışarıdaki yangını söndüremez. 3-“Ben Müslümanlardanım” demek: Müslüman; Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına uyup teslim olan, itikat ve düzen olan İslam’ı bir bütün olarak yaşayan kimsedir. Böyle bir kimsenin; “Ben Müslümanlardanım” demesi, sözün en güzeli sayılmıştır. İnananları “Müslüman” olarak tanımlayan Allah’tır. 4-Hayırlı ve faydalı şeyler konuşmak: Tek hayırlı söz, Allah ve Resulünün sözüdür. Zümer 23: “Allah, sözlerin en güzeli olan bu Kur’an ayetlerini, kendi içinde tutarlı, ayetleri arasında mükemmel bir ahenk ve uyum olan ve hakikati tüm yönleriyle ele alıp tekrarlayan mükemmel bir kitap hâlinde indirmiştir. Rablerine saygı duyanların, azap ayetlerini okuyunca ondan tüyleri ürperir; sonra rahmet ayetlerine gelince, Allah’ın zikrine karşı tenleri yumuşar, gönülleri sakinleşir. İşte Allah’ın dosdoğru yolu budur; samimi bir kalple doğruya, gerçeğe ulaşmak isteyeni bu yola iletir. Bile bile kötülüğü tercih ederek sapıklığı hak edene gelince, Allah kimi saptırmış, kimin yoluna sapıklıktır damgasını vurmuşsa O’ndan başka hiçbir kimse onu doğru yola iletemez.” Allah ve Resulünün sözü ile konuşan ve yazan insan en bahtiyar kimsedir. 5-Sevindirici, müjdeleyici sözler: Müslüman hikmetli sözler söyler ve bu sözler Peygamberimizin, “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin” emrine uygun sözler olur. Çünkü kolaylaştırıcı ve müjdeleyici tatlı bir çift söz, sadaka sayılmıştır. 

YAŞANAN SÖZ

Asrımızda hak söz söyleyen, söylediği hak sözü yaşamaya gayret eden ve insanları hakka, adil düzene çağıran kimseye Milli Görüşçü denir. Milli Görüşçü davet ettiği şeyi öncelikle kendisi yaşar, yaşayışıyla örnek olursa başarılı olur. Zaten her mümin; itikat ve düzen olan İslam’ı yaşamaktan ve yaşatmaktan sorumlu olduğu gibi, İslam’ı hakkıyla temsil etmekten de sorumludur. Tıpkı Peygamberimiz gibi anlattıklarının tek doğru olduğunu hayatıyla ortaya koyar. İnsanlar, genellikle davet edilen şeyi davetçinin yaşayışında ararlar. Bu bakımdan her Milli Görüşçü İslam’ca düşünüp yaşamaya itina göstermelidir. Öğren ki inanabilesin. İnan ki inandırabilesin. Yaşa ki yaşatabilesin. Karşılık bekleme ki karşılık bulasın. Nefsini Allah’a bırak ki haddi aşmayasın. Selam hidayete tabi olanlara…

- Milli Gazete, İsmail Hakkı Akkiraz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5645957/ismail-hakki-akkiraz/yazmak-ve-konusmak