Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve…

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

Bana göre ‘daha önemli’ ve ‘daha özel’ olup ‘daha çok özen göstermemiz gereken’ konulara, KORONAVİRÜS başladığından beri ‘daha çok dikkat etmeye’ çalıştım…
Dikkatli ve müdavim okuyucularım bunu çok iyi biliyorlar.
Yeni bir yılın yani 2020 yılının başından beri bu süreci yaşıyoruz; bu arada ‘yeni normal’ denilen güya yeni bir döneme geçtik ama yeni durum değişmedi aynen devam ediyor!
Bu durumu sadece ben değil, Adil Düzen Çalışanı diğer arkadaşlarımız da özellikle günlük ve haftalık kısa değerlendirme ve yorumlarında dillendiriyor ve yazıyorlar.

Elbette hepimiz bir taraftan ‘teşhisleri’ dile getirirken ‘tedavileri’ de öneriyoruz.
Bu haftaki 588 sayılı Adil Düzen Dergisi’nde, Dr. M. Lütfi Hocaoğlu arkadaşımız, “En önemli sorunları futbol ve kahvehaneler!” başlıklı yorumunda önemli uyarılar yaptı.
“Allah çarpıyor, anlamıyorlar!” uyarı cümlesiyle başlayan değerlendirme, doğrusu dikkatle okunmayı, üzerinde düşünülmeyi ve gereklerinin yapılmasını hak ediyor; okuyalım…
“2020’de her şey değişti, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Ya dünya kendini düzeltecek ya da dünya batacak.
Bundan başka bir tufana gerek yok.”
Uyarılar böyle başlıyor ve şöyle devam ediyor: “Karşılıksız para sistemi artık çöktü, can çekişiyor. Yerine Adil Düzen ekonomisini getirme zamanı geldi ama takan yok. Can çekişen ekonomik sistemlere palyatif tedaviler yapmaya çalışıyorlar!”

“Kahvehaneler, futbol ve bilumum spor oyunları (değişik kumar türlerine de vesile olan oyunlar / RNE), karnını zor doyuran insanların ilgi alanından uzaklaşıyor.
Allah diyor ki; ‘Siz boş işleri bırakın, bırakmazsanız ben bıraktıracağım.’
Bunu anlamıyorlar, anlamak istemiyorlar; hâlâ eski düzen devam etsin istiyorlar.
İşçilik sistemi çöktü, ortaklık sisteminden başka seçenek yok.
Primli sigortalar artık işe yaramayacak (sigorta sistemi çökmekte).
Sabit maaşlar, sabit kiralar, sabit vergiler ve benzerleri ödenemeyecek.
Gelir vergisi başta olmak üzere devletin genel vergi sistemi çalışmayacak.”
Bu TEŞHİSLERİ yapan ve aynı zamanda ‘tıp doktoru ve bilgisayar mühendisi Adil Düzen Çalışanı’ da olan arkadaşımız, TEDAVİ REÇETESİNİ hatırlatıyor:
“Yalnızca ve yalnızca ‘ortaklık sistemi’ ile çalışan Adil Düzen kurtarabilir tüm dünyayı. Bunu görmezden gelmek çare değildir. Tam tersine ilgilenmek gerekir.”
Bir an önce tedavi reçetelerinin üretilmesi gereken tespit ve teşhisler devam ediyor…
“Devasa hastaneler, köprüler, havaalanları ile ekonomi düzelmez.
Allah nasıl da boş bıraktı havaalanlarını tüm dünyada.
Hastaneler nasıl da tıka basa şifa bulamayan hastalarla dolu! Hastanelerimiz giderek daha da yetmez hale geliyor. Tarım nasıl da bocalıyor? Bu kadar verimli topraklara sahip ülkemizin dünyanın en çok buğday ithal eden ülkesi olması içler acısı değil mi? Yunanistan’dan pamuk ithal etmemiz ise işin en acınası hali değil mi?
Temiz tarımın aslında hastanelere ihtiyacı azaltacağını anlamıyorlar mı?
Tüm meselemiz şimdi futbolu, kahvehaneleri kurtarmak mı?”

SONUÇ

“Evet, sonuç olarak ADİL DÜZEN ve ADİL EKONOMİK DÜZEN gelmeden ekonomi düzelmez. Gerçek üretime dayalı ekonomi sadece ve sadece Adil Düzen ile Adil Ekonomik Düzen’de vardır. Adil Dünya Düzeni de ancak bunlar sayesinde gerçekleşebilir ve bütün dünya kurtulur; bütün beşeriyet bu kurtuluşu bekliyor…
Karşılıksız para basmaya dayalı ve bunun sonucu olarak faize dayalı olmak zorunda olan mevcut ekonomik düzen nereye kadar götürecek sizi?
Düşük faizli konut kredileri ile mi ekonomiyi şahlandıracaksınız?
Çözüm gayet açıkken, bu kadar olumsuz ve sonuçsuz çaba niye?!”

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5575534/resat-nuri-erol/dunya-duzeni-ya-duzelecek-ya-da-batacak-ve