Bağımsız olursanız adam olursunuz

Remzi Çayır
Remzi Çayır

Adamlar durmuyorlar… Nerede huzur var, oraya çomak sokuyorlar. Gözlerini nereye kestirmişlerse menfaatleri neyi gerektiriyorsa, bir adım geri durmuyorlar. İnsanlar ölürmüş, çocuklar perişanlarmış, umurlarında mı?

Hak, hukuk, insan hakkı, özgürlükler, menfaatleri söz konusuyla anlam kazanırlar. Aksi takdirde bu tür değerler akıllarına gelmez. Sömürmekten geri durmaz, doymazlar. Güçlü olmak, beşer anlamda karnı büyük olmak yetmez onlara; daha da irileşmek, devleşmek isterler…

Zayıf bırakılmış, hep güdümlü hale getirilmiş ülkeler ne yapar bu durumda? Kendi başlarına hareket edebilirler mi? Çıkarları doğrultusunda yürüyebilirler mi? Haklarını, egemenliklerini koruyabilirler mi?

Zor… Onlar için iki yol vardır: Ya eğildikçe eğilmek, ya peşinen köleliğe alışmaktır.

Bu zillete katlanmayan topluluklar için bağımsızlık şarttır. Ülkemiz her anlamda başarılı olmak zorundadır. Kof sözlerle değil, icraatlarla; üretimle, sanayiyi çeşitlendirerek, dışa olan her türlü bağımlılığı kırarak, kendi kendimize yetecek kadar üreterek… Başka yol yok. Ya bağımsızlık ya esaret… İkisinin orta yeri rezilliktir.

Bağımsızlık huzurdur, özgüvendir, mutluluktur. Bağımsızlık; kendin olmaktır, sömürülmemektir. Hatta sömürmemektir. Ne zulme uğramaktır, ne zulüm görmektir. Yeryüzünde yapılan haksızlıklara, yanlışlıklara, zulümlere karşı gelmektir. Mazlumlara sahip çıkmaktır… Adaleti ayakta tutmaktır.

Sağımızda solumuzda devam eden yangınlar, ateşler, barut kokuları, savaşlar ne yazık ki irademiz dışında kimi emperyal güçlerin dürtmesiyle zuhur etmektedir.

Adamların silah stokları büyüyünce tuhaf tuhaf işlere girişiyorlar. Ürettikleri topları, tüfekleri, mermileri, barutları nasıl paraya dönüştürecekler? Eğer tam bağımsız olunmaz ise, eğer her anlamda kendi kendimize yeter hale gelemez isek savunma sanayinde; kritik sektörlerde kendi yağımızla kavrulmadığımız müddetçe, burnumuzun dibindeki yangına müdahale edemeyiz. Etsek de eli kanlı, ağzı kanlı çevrelerin tazyikini hep hissederiz.

Yol belli, yöntem belli. Bağımsız olmaktan başka yol yoktur. İçeride adalete, insafa, vicdana, liyakate ve ehliyete dayalı bir sistem kuracaksınız. İnsanın huzur ve onurunu koruyan bir sistem, dünyanın gıpta edeceği, her anlamda numune-i imtisal olabilecek bir düzen… Allah’ın hoşnutluğunda… Sonra bağımsız bir güç olarak kimi fenalıkları değiştirebilir, bazı lüzumsuz hareketleri, burun büyütmeleri sonlandırabilirsiniz.

Bağımsız ve güçlü olunca, Kıbrıs’ın çözülmesi de mümkün hale gelir. Ermenistan dakikada bir Azerbaycan’a saldıramaz. Suriye’deki çıfıt çarşısı kapanır. Halk huzura erer. İsrail kafası estikçe Filistinlilere bomba yağdıramaz. Yemen, iç çatışmaların ölüm çukuru olmaktan çıkar. Hatta Çin, Müslüman Doğu Türkistanlılara saldırmaktan çekinir hale gelir. Kendini güçlü sanan kimi ülkeler, hamle yaparken sizi mutlaka hesaba katacaklar, görüşlerinizi soracaklardır… Belirleyici bir odak, güç odağı haline geleceksiniz.

Tam bağımsızlıktan söz ediyorum. Kimseye muhtaç olmadan yaşamaktan bahsediyorum… Ayakları üzerinde yürümekten, başkasının değneklerine yaslanmadan yürümekten bahsediyorum…

Başkasının değneğine muhtaç olan her daim ne adım atabilir, ne ileriyi görebilir… Kötürüm olur ki, Allah korusun bu düpedüz örtülü esarettir…

Adam olmak, bağımsız olmaktan geçer. Diğer güzel sözler, laf-ü güzaftır.

- Milli Gazete, Remzi Çayır tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5518902/remzi-cayir/bagimsiz-olursaniz-adam-olursunuz