İyi ve güzellerle

Ali Haydar Haksal
Ali Haydar Haksal

Hayatı anlamlı kılan güzellikler ve iyiliklerdir. Kendimizi bilmeye başladığımız andan itibaren, dünyamızı güzelleştiren hâl ve davranışlar, ilişkiler, tutkular anlamlı güzelliklere götürür. Güzellikleri ve iyilikleri yaşayan ve bu güzel hâller üzerine olanlarla olma, birlikte yaşama dünyayı güzelleştirir.

İyi ve güzel olanın peşinde olmak insanı daha da güzelleştirir. Hayatın koşusunda sağa sola bakmadan, yanlışlara ve eğrilere yönelmeden dosdoğru yol sürdürme insanı istenilen sonuca ulaştırır. Amaç insanın kendisi olabilmesidir. İnsanın asıl amacı da kendi doğrultusundaki güzellikler var olması, yaşamasıdır. Güzellikler ve iyilikler yayması kendine ait bir düzende var olması. Bu, belki zor ve çileli bir yolculuk ama yaşanmaya değerdir.

Olumsuzluklar. Kötülük ve çirkinlikler insan için örnek davranış ve yaşama biçimi değil. Bu yol üzere olanlarla olmamak bir yanıyla uzak durma insanı korur. Korur ama bu yeterli değil. Onlara sesiz ve uzak kalmak da çözüm değil. Sonuçtan onlar olumsuzlukları yayarlar. Hem güzel ve iyi yaşamak hem sakınmak hem de kötülüklerin yayılmasını engellemekle güzelliklerin kalıcı olması sağlanır.

Bir medeniyetimiz var, şiir ve duygu yüklü. İnsana değer veren, anlam katan, güçlü kılan bir medeniyet. İslâm medeniyeti. Bu, ilâhi medeniyetin kendisidir. Bu medeniyet toplamında, yolculuğunda elbette ki kimi olumsuzluklar var. İnsanın olduğu yerde olumsuzlukların olmaması düşünülemez.

İslâm genel anlamda insanı güzellikler üzerinde tutar, öğütler, hayatı yönlendirir. Bunu elbette insan ile yapar. İyi ve güzel olan örnek insanlarla. Örnek olan soyut bir medeniyet değil, onu somutlayan insanlarla. Güzel ve insanlarla, Müslüman insanlarla.

Her zaman güzel insanlar hayata örnek olur. Geçmişe bu gözle bakarız, güzel ve iyi insanları örnek olarak veririz. Her Müslüman’a düşen de güzellikler üzere yaşamasıdır. Olumsuzluklar da insanlar üzerinden verilir.

Bir millet tanımlanırken insanlar üzerinden gerçekleştirilir. Şu millet çalışkandır, gayretlidir, şunlar ise tembeldir, ya da pistir denilir.

Bir milletin temel değerleri bozuluyorsa bu bütüne yansır. Günümüzde çok şeyden yakınılır, bunlar genelde bir medeniyet toplamına mal edilir. Bir milletin bozulması, çürümesinin nedenleri nelerdir, niçin bu hâle düşer bunun üzerinde durulmaz. Genelde taraflar birbirlerini karalarken daha çok inançları üzerinden hareket edilir. Günümüzde de en çok yapılan budur. Temsil noktasındakilerin davranışları daha çok belirleyici olur.

Şairler, sanatçılar, veliler duyarlı insanlardır. Sezgileri güçlüdür. Müslüman olma onları daha başkalaştırır. Geçmişte güzel örnekler verilirken Fuzuli’den, Mevlana’dan Yunus’tan ve benzerlerinden örnekler verilir. Bunların sayısı oldukça çoktur. Mevlâna hayatın bütünü içinden örnekler verir. Yaşananları anlatır, örneklendirir. Bunları yaparken hayatın dışında değil içindedir. Dar ve sınırlı bir dünya içinde olanların anlayamadığı hayatın bütünlüğü, bunu iyileştirici ve güzelleştirici bir sohbetin doğallığıdır. İnsanların anlayabileceği bir dil ile sohbet eder. Abartılı olmayan, insanı gönülden yakalayan bir dil ile.

Yunus Emer ile Fuzuli şiir dili ile daha öz daha yalın bir dil üzerinedirler. Mevlâna dâhil bu güzel insanlar aynı zamanda şairdir. Şiir dili hayatın seçkin dilini oluşturur. İnsanın içinde akan duru bir nehrin güzelliği vardı.

Günümüzde bu özü taşıyan büyük sanatçı ve düşünür ise üstat Sezai Karakoç’tur. Onun sanatında düşüncesinde olumsuzluk yoktur. İnsanı olumsuzluklara itmez, olumsuz duygular yaşatmaz. Gelecek ufku baskındır. İnsanın dünyasını daraltmaz. Şiirin akışında ve güzelliğinde bir hayat sunar. İnsana insan olarak bakar.

Müslüman insan örneğinden güzel sonuçlara ulaşılır. Onlar bir milletin duyargalarının zirveleri ve örnekleridirler. Her Müslüman’a düşen de böylesi bir hayat anlayışıdır.

- Milli Gazete, Ali Haydar Haksal tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5499556/ali-haydar-haksal/iyi-ve-guzellerle