Zalimden dost olmaz

İsmail Hakkı Akkiraz
İsmail Hakkı Akkiraz

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İslam korkulacak bir şey değildir. İslam’dan ancak zalimler, hain ve nankörler korkup kaçarlar. Kur’an’da, Müslümanların uluslararası ilişkilerde itibar edeceği esaslar ortaya konmuştur. Kur’an’ın bu esaslarına uyan Müslüman topluluklar ve ülkeler Allah’ın yardımı ve koruması altında olurlar ve şahsiyet kazanırlar. Hac 38: “Şüphesiz Allah iman edenleri savunur, korur. Allah hiçbir hain ve nankörü sevmez.” İman, bu hakikate teslim olmayı gerektirir. ABD, İsrail ve Batı, varlığını İslam düşmanlığı üzerine inşa etmiştir. Bu halleriyle bunlar, emanetlere hainlik eden nankörlerdir. Allah, hain ve nankörleri sevmez.

Türkiye, halkı Müslüman bir ülkedir. Ve bu ülkeyi idare edenler, ben Müslüman’ım diyen kimselerdir. Ancak her alanda olduğu gibi mevcut iktidar, dış politikada da Kur’an’ın belirlediği esaslara göre göre değil, benimsediği ABD ve İsrail stratejik ortaklığının gereklerine göre hareket etmektedir. Bu ise Türkiye’yi dış politikada da yalnızlığa mahkûm etmiştir. Dış politika hamasetle yürütülemez. Bugün İslam ülkeleri arasında işbirliğinin zayıflamasından en çok İsrail faydalandı. İsrail gibi emperyalist hedefleri olan bir Siyonist devletin bu coğrafyada normalleşme gibi bir derdi hiçbir zaman olmamıştır. Arap Baharı ile başlayan ve İslam ülkelerinin dağılması ile sonuçlanan süreçten güç alan tek ülke İsrail’dir ve hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. Yürütülen BOP, büyük İsrail’i kurma projesidir. Bu bakımdan İsrail ve Amerika’dan dost olmaz. Böyle bir dostluk Türkiye’nin aleyhinedir. Küresel Siyonizm, yani ABD ve İsrail dostluk kurulacak bir yapı değildir, bilakis mücadele edilmesi gereken derin bir düşmandır. İslam dünyası ve insanlık âlemi, küresel Siyonizm ile hesaplaşmadan huzur ve rahata kavuşamaz. Bunun için gerekli olan şey, Milli Görüş’e dönmektir. Milli Görüş bu küresel Siyonizm ile mücadele için D-8 harekeni başlatmıştır. Bu hareketin kıymetinin bilinmesi gerekir.

İKİ BAKAN

Geçtiğimiz günlerde Bangladeş Dışişleri Bakanı Türkiye’yi ziyaret etti ve: “D-8’leri canlandırın, D8’lere sahip çıkın. Eğer sahip çıkarsanız İslam ülkeleri üzerinde daha etkili olabilirsiniz” dedi. Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “Önümüzdeki zamanı, D-8’i yenileyip canlandırarak, en verimli şekilde kullanmak lazım. Uluslararası gelişmelere daha çabuk karşılık verebilecek bir D-8’den yanayız. D-8’in güçlendirilmesi ve genişletilmesi, hatta mümkünse D-20 olması için çabalarımızı sürdüreceğiz” beyanatını vermiş. Bakan Çavuşoğlu bilmelidir ki; D-8’in, D-60 ve D-160 olmak üzere iki ayağı daha vardır. Hedef; 1. Yalta’da bugünkü dünyayı kuran taraflarla 2. Yalta toplantısını gerçekleştirmek, bugünkü zulüm dünyası yerine yeni bir saadet dünyasını kurmaktır. Kurulacak olan bu yeni saadet dünyasında artık; 1. Savaş değil, barış! 2. Çatışma değil, diyalog! 3. Çifte standart değil, adalet! 4. Üstünlük değil, eşitlik! 5. Sömürü değil, adil paylaşım ve işbirliği! 6. Baskı ve tahakküm değil, insan hakları, özgürlükler ve demokrasi esaslarına itibar edilecektir. D-8’in ikinci adımı D-60’tır. Çavuşoğlu’nun D-8’i canlandırmak için Milli Görüş okumalarına ağırlık vermesi gerekir. Milli Görüş olmadan bu kuruluşu gayesi istikametinde ilerletmek mümkün olmaz. Milli Görüşçülere 2. Yalta toplantısı ile Yeni Bir Dünya kurma hedefini veren Erbakan Hocamızdır. Bu sıradan bir hedef değildir.

TALİM VE TERBİYE

Talim ve terbiye, bir ülkenin en hayati meselesidir. Yaklaşık yüz yıldır ülkemizde talim ve terbiye materyalizmin ve batının etkisi altındadır. Bu eğitim, inkârcılığa, şirke, münafıklığa açık Müslümanlığa kapalı bir eğitimdir. Bu eğitim, muhteva olarak Türkiye’nin geri kalmasının en büyük nedenidir. Bu ülkede herkes eğitimin fiziki ve kadro yapısıyla ilgilenmektedir, ancak kimsenin gündeminde eğitimin materyalist muhtevası yoktur. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Anadolu insanıdır. Anadolu insanının mayası Müslümanlıkla yoğrulmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imam hatip okulu mezunudur. Kendisi de Müslümanlık şuuru ile yetişmiştir. İşin garip tarafı, bunların iktidarında talim ve terbiye muhteva olarak daha da materyalist hale gelmiş olmasıdır. 18 milyon öğrencimiz, materyalizmin hurafeleriyle zehirlenmektedir. Bir ülke çökertiliyor, kimse ses çıkarmıyor. Bu ülkede niçin İslam’ca eğitim yapılmaz, bunu kimse konuşmuyor. Okul kitapları, İslam karşıtı öğelerle dolu, gören yok. Bizim eğitimizin temel konusu tevhit ve Kur’an olmadan, nesiller şuurlu Müslüman bireyler olarak yetiştirilmeden bu ülke, güçlü bir ülke olamaz. Boşuna milleti bu fasit eğitimle oyalamak zulümdür. Ahirette Allah, her şeyin hesabını soracağı gibi, bu ifsatçı eğitimin de hesabını soracaktır.

REÇETE

Bu ülke ayağa kalksın isteniyorsa, bunun tek çaresi Milli Görüş’tür. Bunun için; 1-Kin, nefret ve düşmanlık yerine sevgi, şefkat ve kardeşlik esas alınmalıdır.2-Materyalist muhtevalı eğitim yerine, tevhidin ve Kur’an bilgisinin esas alındığı maneviyatçı eğitime geçilmelidir. 3-Faizci kapitalist düzenden üreten, kalkındıran, güçlendiren Adil Düzene dönülmelidir. 4-İsraf durdurulmalıdır. 5-Avrupa Birliği politikasından dönülmeli, yerine İslam Birliğini kurma siyaseti ikame edilmelidir. 6- ABD ve İsrail’den dost olmaz. ABD ve İsrail stratejik ortaklığı anlayışından Müslüman ülkelerle işbirliği yoluna gidilmelidir. Bunun için D-8 önemli bir imkândır.7-Tarımsal ve hayvansal üretim bir ülkenin milli güvenlik meselesidir, tarıma ve hayvancılığa gereken destek verilmeli çiftçimiz ve besicilerimiz ayağa kaldırılmalıdır. 8-Devletin her kademesinde ehliyet ve liyakat esas alınmalıdır. 9-Adalet kâmil manada tesis edilmelidir. Bunlar yapılırsa Türkiye kendisine gelir. Bunların yapılması işbirlikçi politikalarla olmaz. Bunlar, ancak Milli Görüş’le olur. Bu bir iddia değil, ilimdir. Selam hidayete tabi olanlara…

- Milli Gazete, İsmail Hakkı Akkiraz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5475532/ismail-hakki-akkiraz/zalimden-dost-olmaz