Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi

Cafer Keklikçi
Cafer Keklikçi

Ayasofya’nın cami olarak açıldığı gün İstanbul’da değildim; eğer olsaydım mutlaka giderdim. Geçtiğimiz Pazar günü Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi’ni ziyarete (öğle namazına) gittim. Ailecek gittik. Yıllar önce müze olarak ziyaret ettiğimiz mabedi, cami olarak ziyaret etmek istedik. Tam 86 yıl ezanların susturulduğu, cami olmaktan çıkarılan mabet, aslına döndürüldüğü için adeta gülümsüyordu. Ayasofya’da okunan öğle ezanını huşu içinde dinledik. Sultanahmet’e her gittiğimizde Ayasofya ve minareleri tam olarak görünecek bir konumda mutlaka fotoğraf çekiliyorduk, yine öyle yaptık. Sonra, açılmasının özlemini çektiğimiz camiye doğru yaklaştık…

İlk girişte bir tabela var; tabelada koyu yeşil zemin üzerine açık kahverengi AYASOFYA-İ KEBİR CÂMİ-İ ŞERİFİ yazıyor. Aynı ifade hemen altında İngilizce bir şekilde yer alıyor, en altta ise Arapça yani Arap alfabesiyle. Bir kere tabela küçük, yazı koyu yeşil zemin üzerine kahverengi olduğu için yanına varmayınca görünmüyor. Benim beklentim kocaman bir şekilde, Sultanahmet Meydanı’nın adeta her tarafından görünecek bir şekilde AYASOFYA-İ KEBİR CÂMİ-İ ŞERİFİ yazmasıydı. Sadece kapının yanında olması da ayrı bir gözden kaçırma gibi duruyor. Kapının yanında olsun ama kapının üstünde kocaman bir şekilde yazmalıydı. Girişi geçtikten sonra avluda herhangi bir yerde yazmıyor. Bu da eksiklik. Efendim kâfirlerin gözlerine mi sokalım; evet kesinlikle gözlerine sokalım! Gözlerine sokulmayı hak ettiler çünkü!

Tam 86 yıl ezan seslerine hasret kaldı Ayasofya. Ayasofya’nın kapatılması çok büyük bir olaydır o nedenle açılması da çok büyük bir olay. Ayasofya’nın cami olarak açılması Cumhuriyet tarihinin en önemli olayıdır. Ondokuz yıldır iktidar olan AK Parti’nin Türkiye’de yaptığı en önemli icraat Ayasofya’yı cami olarak açmasıdır. İster oy derdi ister politik çıkar olsun fark etmez; Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatında yaptığı en büyük ve en hayırlı iştir. Bilmem kaç kilometre yol yaptı bilmem şu kadar köprü yaptı bunları her iktidar her hükümet yapabilir. Ayasofya ümmetin hasretiydi; Ayasofya büyük bir simge olduğu için onun kapalı tutulması siyaseten Müslümanları esaret altına almak oluyordu; işte bu esarete son verilmesi çok büyük bir iş. Böylesine büyük bir olay toplumda pek heyecan oluşturmadı. Toplum derken elbette Müslümanları kastediyorum. Müslümanların çoğu Ayasofya’nın kapalı olmasının ve açılmasının önemini ya hiç bilmiyor ya da kavrayamıyorlar. Yoksa nasıl sevinilmez bu olaya. Nasıl heyecan duyulmaz. Anlaşılır gibi değil. Ayasofya’nın açılması Müslüman toplumda beklenilen heyecanı oluşturmadı maalesef. Yalnız birileri hemen heyecanlandı karşı atağa geçti.

Ayasofya’nın cami olarak açılmasına Yunanistan, ABD ve AB tepki gösterdi. Açılırken sözlü olarak “üzüntülerini” bildirdiler. Bildirsinler önemli değil. Ayasofya açılırken bütün Avrupa ayağa kalkar diye düşünüyordum ki öyle de oldu. Açılırken “sözlü” tepki gösteren Avrupa, şimdi Doğu Akdeniz bahanesiyle Yunanistan’ı Türkiye ile çatıştırmak için Türkiye’nin üzerine gönderiyor. Irak işgaline “demokrasi”yi bahane eden ABD ile AB, şimdi Türkiye’ye Ayasofya’yı açtığı için Doğu Akdeniz bahanesiyle hep birlikte “saldırı” yapıyorlar. Ayasofya’nın açılışını halen kavrayamayan Müslüman varsa olayları birbiriyle bağlantılı bir şekilde düşünürse Ayasofya’nın açılmasının ne kadar önemli olduğunun farkına varabilir. Müslüman Türk milletine dayatılan yabancı rejimin üstüne oturduğu önemli ayakların biri Ayasofya’nın kapatılmasıydı şimdi o ayak koparılıp atılarak ufukta bir umut açıldı. Asıl meselelerinin Ayasofya’nın kapalı olması olanların Doğu Akdeniz bahanesiyle Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışmaları; Müslüman Türk milletine zorla dayatılan yabancı rejimin sahiplerinin kim olduğunu çok açık ortaya koyuyor.

Ayasofya’nın cami olarak açılması büyük bir devrimdir, inşallah devamı gelir!

Geçmiş Olsun

Usta şair ve yazar Hüseyin Akın ağabeyin koronaya yakalandığını üzüntüyle öğrendim. Geçmiş olsun diyor, Allah’tan acil şifa diliyorum…

- Milli Gazete, Cafer Keklikçi tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5159365/cafer-keklikci/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi