Ekran bağımlılığı üzerine

Fatih Yılmaz
Fatih Yılmaz

İçinde yaşadığımız dönemde ailelerin belki de en büyük problemlerinden biri çocuklarda ekran bağımlılığıdır. Çocukları ekran bağımlısı olmasın diye evine televizyon almayan anne-babalar bile bu sorunla mücadele anlamında ciddi zorluklar yaşamaktadır. Baş düşman ise bir el atma mesafesinde her yanımızı kuşatmış olan akıllı ekranlar. Akıllı ama sorunlu ekranlar. Maalesef öyle bir zamandayız ki eve televizyon almayarak ya da bir takım yasaklar koyarak ekran bağımlılığı sorunundan kurtulmamız mümkün değil. Çaresizlik ve zorluklar içerisinde kıvrana kıvrana bu sorunu çözmek için mücadele etmekten başka yol yok.

Öncelikle şunu çok iyi bilmek gerekir ki yaşadığımız dönemde ekranlardan uzak bir hayat mümkün değildir. Artık tüm sektörler online dünyada yerini aldı. Akıllı ekranların sağladığı konfor ve kolaylıklar bu durumun olağanüstü bir hızla ilerlemesine imkân sağlıyor. Oturduğunuz yerden tüm faturalarınızı ödüyorsunuz, çocuğunuzun notlarına bakıyorsunuz, sağlık raporlarınızı görüyorsunuz, soy ağacınızı gözden geçiriyorsunuz, kıyafet, meyve,  sebze, yemek gibi aklınıza ne gelirse alabiliyorsunuz. Yani artık alışkanlıklar değişiyor. Tıpkı çocuklarda olduğu gibi. Artık onlar sanal dünyada oyun oynuyor, sanal mecralardan iletişim kuruyor, sanal olan şeyleri konuşuyor.

Ekranlar tüm sektörlerin kullandığı kolaylık oluşturan alanlar olduğu için hepimiz ister istemez ekranlara bağlı yaşamak zorunda kalıyoruz. Mesela akıllı telefonunu bir iş yapmak için eline alan kişi o esnada WhatsApp mesajlarına bakıyor, İnstagram’a göz atıyor, YouTube’da biraz video izliyor ve bir de bakmışsınız ki aradan bir saat geçmiş. Yani akıllı telefonlar ellerde olduğu sürece bağımlı olmamak deveye hendek atlatmaktan daha zor. Yetişkinlerde durum böyle iken çocuklar ne yapsın. Onlara da o kadar renkli ve bağımlılık unsuru içeren oyunlar, programlar sunuluyor ki karşı koymak neredeyse imkânsız. Tabi ki bu durum “artık yapacak bir şey yok” anlamına gelmemeli.

Ekran bağımlılığının önüne geçmek için yasaklar çözüm olmuyor bilakis çocuklarımızın ilgisini artırıyor. Bağımlılığın önüne geçmek için kurallar koyulmalı, takip edilmeli, uygulamada taviz verilmeden sabırla devam etmeli. Çocuklar artık özellikle oyunlar üzerinden iletişim kuruyor. Bir araya geldiklerinde kovboy filmlerini ya da kurtlar vadisi dizisini konuşmuyor. Onlar artık dijital dünyanın içindeler dolayısı ile içinde bulundukları dünyanın gerçeklerini göz ardı ederek sorunları çözemeyiz. Mesela, her bir çocuk liseye kadar şahsi telefonu, tableti ya da bilgisayarı olmayacağını bilmeli. Lise bitene kadar şahsi olarak en fazla tuşlu telefon kullanmalı ancak liseden sonra akıllı telefon sahibi olabilmeli. Bunu daha küçük yaşlarda kural olarak anlatmalı ve çocuklarımızı, kararlılığımızı da göstererek ikna etmeliyiz. Yani daha ilkokul çağlarındaki çocuklara tablet alıp sonra da sızlanmanın hiçbir mantıklı izahı yoktur.

Çözüm anlamında iki önemli detay daha eklemek lazım. Öncelikle evde sevgi, saygı ve muhabbete dayalı bir huzur ortamı oluşturulmalı. Çocuklarımız evlerinde şiddet görür, aile içi iletişim sorunlarına maruz kalır, ilgisiz büyütülürse dışarıdaki her şey onlara güzel gelecektir. Kötü arkadaşlıkların ve benzeri birçok kötü alışkanlığın temelinde huzursuz aile ortamları yatar. Önce huzurlu bir aile ortamı oluşturmalı, çocuklarımızın gözlerinin içine bakarak onlarla ilgilenmeliyiz.

Diğer bir önemli konu ise anne-babaların örnek olmasıdır. Önce anne-babalar kendi ekran bağımlılıklarını kontrol etmeli. Elinden akıllı telefonu düşürmeyen anne-babalar nasıl evlatlarına engel olabilir! Önemli olan bir sorunu çözmek için gerekli konuşmaları yaptıktan sonra davranışlarla nasıl olması gerektiğini göstermektir. Hâl dili önemlidir zira çocukların güzel davranışları kazanması büyük oranda anne-babalarının konuşmalarına değil yaptıklarına bağlıdır.

- Milli Gazete, Fatih Yılmaz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5156490/fatih-yilmaz/ekran-bagimliligi-uzerine