işimiz ABD’ye kaldıysa!..

Şakir Tarım
Şakir Tarım

Bismillâhirrahmânirrahîm;

TÜRKİYE geçtiğimiz hafta, önümüzdeki 03 Kasım’daki ABD “başkanlık” seçimlerinde Demokrat Parti’nin adayı olan Joe Biden’in skandal sözlerini konuştu. Anketlerde Trump’tan birkaç puan önde görünen Joe Biden’in, “Erdoğan’a karşı muhalefet partilerini destekleyip cesaretlendirmek gerektiği” şeklindeki sözleri 17.01.2019’da konuşulmuş. Konuşma bir gazetede, bir TV kanalında yayınlanmış.

7 ay sonra Türkiye medyasına yansıyan sözler pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi. Türkiye’deki millî iradeyi yok sayan skandal sözler söylenirken devletin ajans ve istihbaratçıları neredeydi? Kamuya açık konuşmayı niçin zamanında duyurmadılar? Olay, Türkiye aleyhine bir kurgu muydu? Türkiye, ABD’de 03 Kasım’da yapılacak “başkanlık” seçimlerinin malzemesi haline getirilmek mi isteniyordu? Ya da Türkiye iç siyasetine müdahale ve yönlendirmek mi amaçlanıyordu?

Nereden baksak, konuşmanın bir skandal olduğu ortadaydı. Olaya gerek iktidar, gerekse muhalefet partileri şiddetle tepki gösterdi. Türkiye’nin özgür ve bağımsız bir ülke olduğu, millî iradenin dıştan müdahalesinin asla kabul edilemeyeceği mesajı verildi. Bu konuda, Türkiye siyaset kurumu ve medya görevini yaptı. Fakat konu Erdoğan olmasına rağmen, ondan bir açıklama gelmedi.

ABD siyasetinde önemli görevler üstlenen Joe Biden’in bu müdahaleci tutumunun altında yatan gerçek neydi? Bu sözlerin Türkiye’ye karşı hakaret ve haddini aşmaktan başka bir anlamı var mıydı? Yoksa uluslararası bir siyaset mühendisliği olayı ile mi karşı karşıyaydık?

TRUMP CEVAP VERİYOR

TRUMP, olaydan bir gün sonra, dişli rakibi Joe Biden’e cevap verdi. Trump, Erdoğan için, “Dünya çapında bir satranç oyuncusu” ifadesini kullanıyor; Biden’e gönderme yapıyordu: “Biden’in kapasitesi yetmez. Erdoğan ile başa çıkamaz.”

 Konumuz Trump ile Biden arasındaki “başkanlık” yarışı değil. İki aday kendilerini anlatır ve ABD halkı kararını verir. Ama her ikisinin de Türkiye’yi seçim malzemesi olarak kullanma hakları yoktur. Türkiye’nin geleceğine, bu ülkede yaşayan insanlar karar verir.

Özellikle havuz medyası, Trump’ın rakibine karşı prestij kazanmak amaçlı, Erdoğan’ı öven sözlerine dört elle sarıldı. Övgüleri manşetlerden duyurdu. Trump’ın tutarsızlığını bilmeyen mi kaldı? Cumhurbaşkanımızın Trump’ın övgüsüne ihtiyacı mı var? Biden’in müdahaleci sözlerine ne kadar karşı çıktıysak; Trump’ın rakibini alt etmek için Türkiye üzerinden kullandığı sözleri de iyi okumalıydık. Türkiye, ABD başkan adaylarından akıl alamazdı.

Daha 09 Ekim 2019’da, Trump YPG ile müzakere konusunda Erdoğan’a bir mektup göndermişti. İçeriğinde “ağır ifadeler” vardı. Sayın Davudoğlu’nun da, “Tüylerim diken diken oldu” diyerek vurguladığı;  Trump’ın, “Sert adam olma! Aptal olma!” türünden sözleri Erdoğan’ın şahsında Türkiye’ye hakaretti. Erdoğan bu mektubu Trump’a iade etmişti.

Nezaketsiz tavırları ortada olan Trump’ın “sözleri senetmiş gibi”, koskoca bir ülkenin cumhurbaşkanına övgü ve savunma amaçlı kullanılabilir mi? Onlar, Türkiye’yi tuzağa düşürmeyi amaçlayan hesabî sözler.

BİZ TÜRKİYE’YİZ

TÜRKİYE özgür ve bağımsız bir ülkedir. Şerefli ve saygın bir geçmişe sahiptir. Bu ülke, hiçbir şahıs ve ülkenin sıçrama tahtası olamaz. Ne Trump’ın yanında oluruz; ne de Biden’in. O ABD seçmeninin sorunu. Türkiye, kim seçilirse gelişen şartlara göre menfaatini koruma stratejisini belirler. Joe Biden’in Türkiye iç siyasetine müdahale içeren sözleri ne kadar kabul edilebilir değilse, Trump’ın sözleri de öyledir. Trump’ı şirin gösteremeyiz.

Daha iki gün önce Trump’ın kız kardeşi Maryanne Trump Barry’nin ses kayıtları medyaya yansıdı. Trump’la ilgili kullandığı ifadeler ürpertici: “Hiçbir ilkesi yok! Sahtekâr… Zalim…” (23.08.20209)

Trump’ın Türkiye iç siyasetine müdahale amaçlı söylediği sözleri, halkın gözüne sokarcasına manşetten değil; belki malumat olsun diye dış politika sayfasının son sütunundan verilebilirdi. Trump’tan övgü almak kimseye fayda getirmez.

Türkiye stratejik müttefiklerini yeniden gözden geçirmelidir. 500 bini çocuk olmak üzere, 2 milyon Iraklıyı öldüren ABD stratejik ortağımız olamaz. Suriye, Libya, Afganistan, Lübnan gibi ülkelerde de yaptıkları ortada. Terörü himaye eden, teröristlerle vesayet savaşları yürüten ABD ile bir olamayız.

Müslümanların yaşadığı Türkiye’nin yeri Müslümanların yanıdır. 61 senedir, AB’ye girmek için harcadığımız enerji ve parayı bu uğurda kullansaydık, çoktan İslâm Birliği kurulurdu. İnsanlık; bencil ve çıkarcılardan usandı. Huzur ve barış dünyasının kurulması için vicdanlı, şefkatli, merhametli, iş bilir Müslümanların himayesini bekliyor.

 

- Milli Gazete, Şakir Tarım tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5146832/sakir-tarim/isimiz-abdye-kaldiysa