Toplum işin doğrusunu bilmeli

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Salgın sebebiyle insanımız giderek bunalıyor. Salgınla mücadelede bir türlü istenen sonuç alınamadı. Bu alınamayışta toplumun bir kesiminin de vurdumduymazlığının rolü olduğu kesin. Çünkü bir kesim var ki, ne söylenirse söylensin, işin ciddiyeti ne kadar anlatılmaya çalışılırsa çalışılsın, bazıları maskeyi kollarına ya da çenelerine takmayı marifet sanıyorlar. Maske takması konusunda uyarıldığında da tepki veriyorlar. Yani, insanların birbirlerini uyarmalarının bir sonuç vermediği, bundan sonra da vermeyeceği görülüyor. Bunun sonucudur ki, üç gün arka arkaya Türkiye genelinde denetimler yapıldı, yapılıyor, kurallara uymayanlar uyarılıyor. Böyle olunca da okulların açılıp açılmayacağı, açılacaksa bunun nasıl olacağı gibi sorular net cevaplar bekliyor. Ancak söz konusu cevaplar bir türlü verilmiyor. Bir gazete haberine göre, okulların açılması için hâlâ formül arayışı devam ediyor. Bunun yanında birkaç günlüğüne yeni vaka sayıları binin altına inmişken birdenbire yine binin üstüne çıktı. Vefat edenlerin sayısı da bir türlü tek haneye indirilemedi, sıfırlanması ise en azından şimdilik mümkün görünmüyor.

Uyarıların toplumda bir türlü istenen sonucu vermemesi ister istemez salgının sonbaharda hangi noktaya geleceği hususu da insanları tedirgin ediyor. Bu arada başta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olmak üzere bazı bilim kurulu üyelerinin salgın riskinin artarak devam ettiği şeklindeki açıklamaları da ister istemez insanların tedirginliğini artırıyor. Özellikle bakanlıktan yapılan açıklamalar konusunda toplumda oluşmuş güvene rağmen bazı açıklamalar ise kafa karışıklığını giderek artırıyor. Halbuki şu günlerde kafa karışıklığından çok insanımızın salgın ile mücadeleye yoğunlaşması gerekiyor. Özellikle de okulların açılma tarihi yaklaştıkça velilerin tedirginliği giderek artarken ülkemizde günlük vaka sayılarının 5 bin civarında olduğu açıklamaları ile bakanlığın açıklamaları arasında tezat gerçekten insanları yoruyor ve geriyor. Çünkü ciddi bir salgın ile insanımız mücadele etmek durumunda. Sadece insanımız değil, insanlık sıkıntılı günler geçiriyor. Çünkü dünya genelinde Covid-19 vakalarının 20 milyona, hayatını kaybedenlerin ise 750 bine ulaştığı açıklanıyor. Yani, salgın ciddiyetini koruyor ve dünya genelinde ciddi bir mücadele veriliyor.

Böyle olunca toplumun doğru bilgilendirilmesi, salgınla mücadelede sonuç alınmasını artıracaktır. Ne var ki, bakanlıktan yapılan resmi açıklamalara rağmen, “Bakanlıktan yapılan açıklamaların doğru olmadığı” iddia edilebiliyor. Şahsen bakanlığın açıkladığı rakamlara inananlardanım. Çünkü salgının başlanıcından bu yana her gün toplumu bilgilendirme hususunda bakanlık işi sıkı tuttu ve bunun sonucu olarak bakanlığa güven oluştu. Ne var ki, bitti bitecek derken yeniden atağa kalkan salgına paralel birtakım açıklamalarla bakanlığın rakamlarının yanlış olduğu ileri sürülüyor. Gerçekten bakanlığın açıkladığı rakamlar gerçekleri yansıtmıyor mu, yoksa muhalefet olsun diye mi bu tür açıklamalar yapılıyor elbette net olarak bilmem mümkün değil. Ancak insan sağlığını ve hayatını ilgilendiren bir konuda gelişigüzel açıklamalar yapmak doğru olmaz. İnsanımızın işin doğrusunu bilme hakkı olduğuna da inanıyorum. Eğer resmi açıklamalara ters birtakım beyanatlar gerçeği yansıtmıyorsa, gerekli cevabın verilmesi gerekiyor. Yok eğer gerçeği yansıtıyorsa o zaman da resmi makamlar toplumu doğru bilgilendirmedikleri için hem hukuken hem de siyaseten sorumlu olurlar. Bu bakımdan özellikle insan hayatını ilgilendiren konularda yapılan açıklamaların birtakım siyasi ve ideolojik sebeplerle çarpıtılmaması, çarpıtanların da yaptıkları işin sorumluluğunu taşımaları gerekir. En azından toplumu tedirgin eden, gerçeği yansıtmayan açıklamaların doğrusunun toplumla paylaşılması şarttır.

- Milli Gazete, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5103968/abdulkadir-ozkan/toplum-isin-dogrusunu-bilmeli