Hepimize ders olsun

Mahmut Toptaş
Mahmut Toptaş

İnternette çokça dolaşan, çok faydalı olduğuna inandığım, kısa kısa konuşmalardan birini aynen naklediyorum:

“Hazreti Halid bin Velid’e, (R.A.): “Falanca adam senin aleyhinde… konuştu” dedi.

Hz. Halid: “Kendi sayfasıdır istediği ile doldurur” dedi.

........

Bir adam;

Vehb bin Münebbih’e ,(R.H.): “Falanca adam senin aleyhinde… konuştu” dedi.

Hz. Vehb (R.H.): “Şeytan senden başka elçi bulamadı mı?” dedi.

........

Bir adam

Hazreti Ali’nin oğlu Hazreti Hüseyin’e, (R.A.): “Falanca adam senin aleyhinde… konuştu” dedi.

Hazreti Hüseyin: “Eğer benim hakkımda söyledikleri doğru ise Allah beni affetsin. Eğer doğru değilse Allah onu affetsin” dedi.

........

Bir adam;

İmam Şafii’ye, (R.H.): “Falanca adam senin aleyhinde… konuştu” dedi.

İmam Şafi, (R.H.): “Eğer doğru diyorsan sen dedikoducusun.Eğer yalan söylüyorsan sen fasıksın” dedi.

........

Bir adam;

Bir alime: “Falanca adam senin aleyhinde… konuştu” dedi.

Alim: “O bana ok attı ama isabet ettiremedi. Sen ise oku getirip kalbime sapladın” dedi.

........

Bir adam;

Bir Alime: “Falanca adam senin aleyhinde… konuştu” dedi.

Alim: “Üç cinayet işledin;

Kardeşim ile aramı bozdun.

Boş kalbimi meşgul ettin.

Kendini de benim gözümden düşürdün” dedi.

Böylesine derli toplu değil ama parça parçasını yıllar öncesinde okumuştum da farkına varmadan uygulamıştım da.

İslam Enstitüsü’nde beraber okuduğumuz, gayretli, çalışkan, takvalı bir arkadaş, tam 25 yıl aleyhimde laf üretti.

Tek kelimeyle karşılık vermedim.

Bir araya geldiğimizde söylediklerini hatırlatmamak için o söylediği cümlelerin içinde geçen kelimeleri bile kullanmamaya, onu mahcup etmemeye dikkat ettim.

Çünkü gittiği okullarda kahramanca hizmet ediyordu ve ben onun iyi hizmetlerini de başka öğretmenlere naklediyor, onu örnek veriyordum.

Bir gün karşılaştığımızda baş başa kaldık.

Ben hiçbir şey demeden, “Özür dilerim. Bir defa olsun cevap verseydin, sende bana saydırsaydın, beni rahatlatacaktın ama yapmadığın gibi beni örnek vererek, beni överek öldürdün” deyiverdi.

Onun benim aleyhimde söylediklerini, ben hiçbir kimseye aktarmadım, “Filan benim hakkımda şöyle söylüyormuş” demedim.

Çünkü onun söylediği kötü sözleri ben de yayma işi yapacaktım.

Bir yayıncı arkadaşım, kendisi hakkında filanın ona söylediklerini ve bu iftirayı nasıl yaptığını anlattığında, ben o arkadaşıma, “Keşke bana da anlatmasaydın. Bu söylenenlerin hiç birini senin yaptığına ben inanmam ama bu günden sonra bana da “Acaba” dedirttin.

Ve beni, senin hakkında söylenenlere ihtiyatlı bakmaya sevk ettin” dediğimde o değerli arkadaşım, “Bu da bana ders olsun” demişti.

 Rabbimiz:

“İyilikle kötülük denk değildir. Sen kötülüğü en güzel olanla defet. Bir de bakmışsın ki, seninle arasında düşmanlık olan kişi sanki sıcacık bir dost oluvermiş.

Buna (kötülüğü iyilikle defetmeye) ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (Kur’ân’dan) büyük bir haz alanlar kavuşturulur” buyurur. (Fussılet Süresi, Ayet 41/34-35)

Yüzünü çevirene selam vereceğiz.

Selam verenin selamını daha güzel şekilde alacağız.

Karşılaştığımızda samimi olarak tokalaşacağız.

İftirasını duyduğumuzda, “Dediğin bende var ise Allah beni affetsin, yoksa seni affetsin” diyerek ikimiz için de iyimser olacağız.

“Bir adam, Sevgili Peygamberimize şöyle dedi: “Ya Rasülellah,  ben akrabalarımla bağlarımı kuvvetlendirmek istiyorum, onlar bağları koparıyorlar. Ben onlara iyilik yapıyorum, onlar bana kötülük yapıyorlar. Ben onlara yumuşak davranıyorum onlar bana cahilller gibi kaba davranıyorlar.”

Allah’ın Rasülü o adama şöyle dedi: “Eğer sen dediğin gibiysen bu yaptıklarınla onları sıcak kül içinde ısıtarak olgunlaşan yiyecekler gibi olgunlaştırıyorsun. Sen bu halini devam ettirirsen Allah da sana yardım edecektir” (Müslim, Sahih, K. Birr, bab 6)

- Milli Gazete, Mahmut Toptaş tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/5077648/mahmut-toptas/hepimize-ders-olsun