Nasrullah Camii'ne yapılan restorasyon!

TEYİT'İN AÇIKLAMASI
 Nasrullah Camisi’ne restorasyon esnasında badana yapılmadı ve yapının kalem işi süslemeleri tahrip edilmedi. Yapının restorasyonu sırasında I. dönem üslubu önceliklendirildi.
İlk dönem kalem işleri önceliklendirildi 
Yapının restorasyonu, 2016 yılında Gürsoy Grup tarafından tamamlanmış. Gürsoy Grup’un internet sayfasında yer alan açıklamaya göre caminin restorasyon çalışmalarında yapının temizliği ve bakımı, özgünlüğü bozulmadan yapıldı.
“Caminin restorasyon çalışmaları kapsamında, çimento esaslı derz ve sıvalar temizlenmiştir. Cami içinde kubbe ve duvarların tamamında sıva raspaları sonucu, 19. yüzyıla tarihlenen kalem işlerine ulaşılmış, elde edilen bulguların konservasyonu yapılarak koruma altına alınmıştır. Kurşun çatı örtüsü özgün çatı kasnakları açığa çıkartılarak, kurşun kaplama yenilenmiştir. Özgün ahşap tavan ve kapı korkuluklarının temizlikleri yapılmış ve tamamlanarak korunmuştur. Son cemaat mahallinde bulunan muhdes demir doğramalar sökülerek cephe düzeni ile uyumlu şeffaf doğramalar ile kapatılmıştır. Daha önce geçirdiği onarımlar nedeniyle cephe estetiğini ve oranlarını kaybeden şadırvanda özgün detaylar ortaya çıkarılmıştır. Restorasyonu tamamlanan eser, 2016 yılında yeniden ibadete açılmıştır.”
Gürsoy Grup, daha önce İstanbul Arkeoloji Müzesi, Galatasaray Üniversitesi ve Süleymaniye Camisi gibi yapıların da restorasyonunu gerçekleştirmiş.
Geçtiğimiz günlerde iddiaların gündeme gelmesi ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü de açıklama yaptı. Açıklamada restorasyonda yapının bütünlüğünün korunduğu, temizlenip özgün haliyle bırakıldığı ifade ediliyor ve “badana yapıldığı” iddiaları reddediliyor. Restorasyon projesi, camideki kalem işi bezemeleri için İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Baha Tanman’dan uzman görüşü alınarak hazırlanmış. 
II. dönemden bazı parçalar korundu 
Sosyal medyada tepkiye yol açan değişim, caminin atmosferinin değişimi olabilir. Ancak bunun da bir sebebi var. Yapının günümüzde “öncesi” fotoğrafı olarak paylaşılan koyu renklerin hakim olduğu tonlar, II. dönem kalem işlerinden kaynaklanıyor. Gözlenen karanlık ve ağır atmosferi ortadan kaldıracağı düşünülerek, II. dönem kalem işleri görece sınırlı bir yüzeyde bırakılmış ve yerlerini I. dönem kalem işlerine bırakmaları uygun görülmüş. 
Yapıda II. dönem üslubu kısıtlı olarak korunmuş olsa da, bütünüyle yok sayılmış değil. Raporda, cami hariminde yer alan II. dönem kalem işi bezemeyle bütünleşen hat programının, bütünüyle korunduğu ifade ediliyor. Eserin kent belleğindeki önemi de göz önünde bulundurularak, bu döneme ait bezemelerin bir kısmı, dönem eki olarak kabul edilmiş. Ortaya çıkan sonuç, caminin salt II. dönemi yansıtan halini bilenlerce yadırgansa da, bu durumun “özgünlüğün bozulması” olarak algılanması doğru değil. Değişim baştan savma bir restorasyondan değil, restorasyon esnasında yapılan profesyonel bir seçimden kaynaklanıyor.

- Milli Gazete, Kültür-Sanat bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/4924042/nasrullah-camiine-yapilan-restorasyon