“Yeni bir iktisadi modele ihtiyacımız var” dedi -2-

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

Evet… Bir yazar ve yazdıklarından söz ediyorduk… Kaldığımız yerden devam edelim ama her okuyucuya tavsiyem, bu yazıdan önceki yazımın da dikkatlice okunması… Neden?


Nedeni okundukça anlaşılacak ve gereği yapıldıkça sorunlarımız çözülecektir.
Evet, istifade edilmesi ve gereklerinin bir an önce yapılması dualarımızla okuyalım…


“Bakalım bu işin 2. Etabı ne olacak? Bu kadarla kimse aşı maşı olmaz. Biten bir salgının ne aşısı olacak. Niye Chip taktırsın insanlar. Peki, o zaman 5G ne olacak. 5G olmadan Humanoidler nasıl aktif olacak? Bu iş olmayacaksa ne gerek vardı o binlerce uyduya? Yüzyılın projesi, NEOM ne olacak? Bütün hayaller çöp mü olacak? Peki, ABD ne yapacak şimdi? Çin’e saldırıp biyolojik yoldan çözemediği sorunu konvansiyonel sistemlerle mi çözmeye çalışacak?


Dünyada 200’e yakın ülke var. Bunların 57 tanesi Afrika’da. Yaklaşık 50 tanesi yoksul. Geriye kaldı 150 ülke. 50’ye yakın ülke turizmle ayakta duruyor. 30’a yakın ülkenin ekonomisi petrole dayalı. Ekonomi yavaşlayınca onlar da bu işten etkilenecektir. Geriye kaldı 70 ülke. Onların önemli bir kısmı AB ülkesi, ABD, Kanada, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Kore... Zaten 100 civarında ülkenin nüfusu 5 milyonun altında. Bunların bazıları Avrupa’da, bazıları Amerika’da, Asya’da, Latin Amerika’da, Arap yarımadasında…


G20 dediğiniz ülkeler; Almanya, ABD, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan… Türkiye’de de durum bilindiği gibi. AB dağılabilir, ABD dağılabilir. Rusya, Çin, Hindistan da öyle. Ne olacağı belli değil. ABD’de bir siyahînin polis tarafından öldürülmesi ile işler bir anda çığırından çıktı ve öfkeli kalabalıklar her tarafı yakıp yıkıyor, AVM’leri yağmalıyor. İster bu işin içindeki derin güçlerin istediği gibi olsun, isterse onların dediklerinin aksine bir sonuç gerçekleşsin, bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ne o ülkelerin sınırları, ne rejimleri, ne de yönetici kadroları aynı kalacak. Hepsi değişecek. Uluslararası düzen ve örgütler de. Bu işin sonu ne olur?


Onu tahmin etmek zor. Çok fazla ihtimal var. Ama çok büyük ihtimalle bu sıkıntılar 2025’e kadar sürer. Bu süreyi tayin edecek esbab insanoğlunun göstereceği zekâ ve performansa bağlı. Yoksa gelecek günler geçen günleri aratabilir. Kargaşa hali, uzun süren belirsizlik de ayrı bir felaket olarak önümüze çıkabilir. Türkiye bu hengâmenin tam merkezinde olduğu gibi, aynı zamanda en şanslı ülkeler arasında. Risk de büyük, imkân da. Bir kıyamet savaşı çıkacaksa o da bu topraklarda yaşanacak. Yani tarihin nabzının attığı yerdeyiz.


Şimdi bizi bekleyen bir de ‘İstanbul depremi’ var. Anadolu’nun depremle imtihanı İstanbul depremi ile bitmeyecek. Daha sırada Ege depremi var. İki kırım yaşanacak bir Akdeniz depremi var daha çok Kıbrıs’ı sallayacak olan. Ege depremi Yunanistan’ı da vuracak. Kıbrıs Mısır hattı, Suriye, Lübnan, Filistin ve Mısır’ı vuracak. Oradan dönecek, Suudi Arabistan, Ürdün, Filistin üzerinden Anadolu’ya uzanan bir fay hattı var. Gâvur Dağı’nın eteklerinden fay hattı Adıyaman’a doğru uzanıyor. Anadolu’nun depremle imtihanı uzun sürecek. İşgal altındaki Filistin toprakları batıda deniz tarafından, Güney’de Sina’dan, Doğu tarafından Ürdün-Suriye hattından vurulacak. Girit’teki depremle ilgili hareketlilik İstanbul’dan sonra Ege hattındaki kırılmanın daha hızlı gerçekleşebileceği yorumlarına sebep oluyor. Bu süreçte toplumu sadece ekonomik, askeri, siyasi, kültürel ve sosyal travmalar değil, bir de teolojik travma bekliyor. Mehdi ve Mesih tartışmaları hep vardı, daha da artacak. Yahudi ve Hıristiyan âleminin kehanetleri bitmek bilmiyor. Birileri Tanrı’yı kıyamete zorlamak istiyor zaten. Bu süreçte AB, ABD, NATO gibi uluslararası örgütler dağılırsa herhalde Vatikan da dağılır. Zaten kilise kaynaklı kehanetler Vatikan için ‘tarihin sonu’na işaret ediyor.”
Yazarımız bilinen bir yazar, meşhur bir yazar; Abdurrahman Dilipak. Ve yazının linki: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/iflas-32474.html


Yazarın ‘sonuç’ olarak bu yazdıklarına eyvallah da; bu yazarımız ve benzeri bütün yazarlarımız hep ‘sadece sonuçları’ yazıyorlar, SEBEPLERİ yazan yok gibi, maalesef YOK! Hele bu ‘zalim düzene’ karşı Adil Düzen gibi bir ‘çözüm’ üreten hiç ama HİÇ YOK!

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/4817942/resat-nuri-erol/yeni-bir-iktisadi-modele-ihtiyacimiz-var-dedi-2