Ahmet Tekdal da Rahmet-i Rahman’a kavuştu...

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

Bir güzel ve değerli insan daha Rahmet-i Rahman’a kavuştu; Ahmet Tekdal…

Kendisiyle yakinen tanışırdık ve özellikle son yıllarda, sağlığı elverdikçe, güzel görüşmeler ve birliktelikler yaşadık ki; bundan dolayı Rabbime hamd ediyorum…

Pek değerli okuyucularım;
Özellikle iki özel okuyucumdan ve onlardan ne kadar etkilendiğimden bu vesile ile söz etmeliyim; biri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, diğeri de Ahmet Tekdal…

Bu iki müstesna insan, bazen, o günkü köşe yazımı okumaları sonrasında, telefon edip tebrik, takdir, teşekkürleri sonrasında, yazdığım konuda görüşlerini beyan ederlerdi…

Özellikle bu iki büyüğümün bu arama ve takdirlerinden ne kadar etkilenip memnun kaldığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil; sizin anlayışınıza havale ediyorum…

Hele Erbakan Hocamın arayıp takdirlerini bildirdikten sonra, “Reşat, çalışmamız lazım, Süleyman Bey’i (Süleyman Karagülle’yi) de al gel de çalışalım…” demeleri unutulmaz…

***

Evet…
Refah Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Sayın Ahmet Tekdal da Dünyadaki misafirliğini tamamladı ve Rahmet-i Rahman’a kavuştu; mekânı cennet olsun… Ahmet Tekdal Ağabeyimiz ile ilgili olarak bundan sonra yazacaklarım, Kazım kardeşim başta olmak üzere, bazı çalışma arkadaşlarımızın duygularını içerecektir…

AHMET TEKDAL; merhum Erbakan Hocamızın dava arkadaşlarının genelinde olan saygınlık, izzet, şeref, vakur, tevazu ve daha başka hasletlerinin örnek timsaliydi...

Bazı insanlar vardır; sessiz duruşları, mütevazılıkları karşısında hem çok memnun olur hem de mahcubiyet yaşarsınız; Ahmet Tekdal işte bu insanların en başta gelenlerindendi…

İstisnasız neredeyse herkesin birbirini kırıp geçirdiği, sert dille eleştirdiği, yıkıp üzerinden geçtiği; özellikle de eleştirel ve saldırgan bir dilin kullanıldığı, geçmişin ve nice hatıraların, beraberliklerin hatırının sayılmadığı bugünlerde, Ahmet Tekdal ağabeyimiz ve onun çizgisindeki kıymetlilerimizin duruşları aklıma geliyor ve çok derin ah çekiyorum…
Mekânı cennet, makamı âli olsun!

***

Kâmil insan olabilmek ve kalabilmek zordur!
Makama eriştiğinde “insaniyet kıvamını” koruyabilmek zordur!
Bilgi ve makam sahibi olunca megalomanlaşmamak ve de küstahlaşmamak zordur!
Zenginliğe erişince, sonradan görme olmamak, görgüsüzleşmemek de elbette zordur!
Güce erişince, güçsüzü ezmemek ve onu koruyup kollamak da zordur!
Kolay olanı, her devrin adamı, güçlünün borazanı, kazananın adamı olmaktır!

1920-30’larda dünyaya gelmiş âlim, siyasetçi, işadamı, kanaat önderi olmuş çok güzel insanlar, abide şahsiyetler tanıdık, neredeyse çocuk yaşta veya ilk gençlik yıllarımızdan itibaren onlarla oturup kalktık, onların her türlü birikimlerinden yararlanma gayreti içinde olduk...

Onlarla birlikte hayatın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî alanlarında aklımızın ve gücümüzün müsaadesi nispetinde “dünya hayat yolculuğu” yapmaya çalıştık...

Onlardan hayatın dört ana alanında çok yönlü olarak yararlanmaya, çok şeyler öğrenmeye ve öğrendiklerimizi yine onların tecrübelerine istinaden uygulamaya çalıştık...

Bir taraftan kestirme yoldan hedeflerine erişmek isteyen ve diğer taraftan da her nedense adeta acelesi olan bizim neslimizden arkadaşlarımızdan çok azı ile o saadet asrının örnek ve önder şahsiyetleri ile kurduğumuz ilişkileri sürdürebildik mi, sürdürebiliyor muyuz?!

Maalesef... (Mesaj inşallah anlaşılmıştır; en iyisi sözü burada noktalayalım!)

***

Evet…
Refah Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Sayın Ahmet Tekdal da dünyadaki misafirliğini tamamladı ve Rahmet-i Rahman’a kavuştu; mekânı cennet olsun…

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/4810174/resat-nuri-erol/ahmet-tekdal-da-rahmet-i-rahmana-kavustu