“Kalitemizle Türkiye ve dünyada marka olduk”

Reform Group Yönetim Kurulu Başkanı Harun Macit, “Biz elhamdülillah rahmetli Erbakan hocamızın da bize gösterdiği ve verdiği perspektifle ilk önce bu tekelleri, zincirleri kırmamız lazımdı, kırdık. Bu ülkeye en güzel hizmetimiz birinci merhalede bu oldu. Ondan sonra o çok kaliteli ürünleri kendi bünyemizde üreterek dünyaya sattık ve dünyada marka haline geldik. Türkiye ve İslam dünyasında biz bu anlamda bütün uluslararası sertifikalara sahip tek firma haline geldik” dedi.

Reform Group’un 1994 yılında kurulduğunu ifade eden Reform Group Yönetim Kurulu Başkanı Harun Macit, “Spor tesisleri işine neden girdik? Dünyada gelişen, öncü sektörlerin arasında baktık, spor iyi bir alan, güzel bir alan. İnsanların kötü alışkanlıklardan kurtulmaları, bireysel sağlıklarına, gelişimlerine katkı sağlaması açısından güzel bir sektör ve önü açık bir sektör. Çünkü nüfusumuz genç bir nüfus. Dolayısıyla spora ilginin yoğun olduğunu gördük. Biz sadece sentetik çim üretmiyoruz. Sporla ilgili her şeyi yapan, yapabilen tek Türk firmasıyız. Türkiye’de de öne çıkıyoruz, İslam dünyasında da tekiz. Atletizm pisti yapan bir firma vardır, oyun grupları yapan firmalar vardır ama, biz tüm spor tesislerini bünyesinde yapabilen, futbolu, atletizmi, tenisi bütün spor branşlarını bünyesinde yapabilen, bütün sertifikalara sahip tek Türk firmasıyız. Şu ana kadar Türkiye’de ve dünyada 13 binin üzerinde tesis inşa ettik. Büyük bir kısmı bunların yurt dışında. Takriben 100 ülkede faaliyet gösteriyoruz spor alanında. Beş kıtada. 100 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Avrupa var, Ortadoğu var, Afrika var, Balkanlar var, Kafkaslar var, Uzakdoğu var. Uzakdoğu’da da Malezya’sı, Singapur’u toplam 100 ülkede faaliyet göstermekteyiz” dedi.

Üretim tesislerinin Tekirdağ Çorlu’da bulunduğunu ifade eden Macit, gerek yurt içinde, gerek yurt dışında satış, satış sonrası hizmet faaliyetlerini, çözüm ortaklıklarını yaklaşık 10-12 yıldan beri distribütörlükler vasıtasıyla yürüttüklerini kaydederek, “Yurt dışında kendi şirketlerimizi kurma çalışmaları yapıyoruz. Takriben şu an 9 ülkede kendi firmalarımız var. Bunun dışında yoğunlukla çalıştığımız ülkelerde distribütörlükler vasıtasıyla bu hizmetleri veriyoruz. Bütün distribütörlerimizi yılda bir kere Türkiye’ye çağırıyoruz. Eğitimler veriyoruz. Reform Group’un yurt içi ve yurt dışı istihdam kapasitesi ise 600’dür” diye konuştu.

TARIM VE HAYVANCILIK İŞİNE DE GİRECEĞİZ

Reform Grup dışında başka şirketlerinin de bulunduğunu vurgulayan Macit, “Başka faaliyet alanlarımız da var. Bunların bir kısmı kendi şirketlerimiz vasıtasıyla, bir kısmı konsorsuyimlarla yapıyoruz.Yurt dışında bir kısım ülkelerde özellikle dar gelirli ailelere yönelik konut çalışmalarımız var. Bunun dışında eğitimle ilgili çalışmalarımız biraz daha özelde kalıyor. Yapmadık henüz. Ama onunla ilgili hazırladığımız projelerimiz var. Eğitim sektöründe bütün bir sistem olarak kendilerine sunma çalışmamız var. Toprak düzeninden alıp, içindeki eşyalarını, bilgisayar programlarını, içindeki spor tesislerine kadar full anahtar teslim paket bir sistem üzerinde de çalışıyoruz. Ayrıca inşaat firmalarımız kanalıyla yine yurt dışında yol, köprü, kavşak vs. altyapı çalışmalarımız devam ediyor. 6-7 ülkede de bu hamleleri başlatmış durumdayız. İnşallah 2020 sonuna doğru sonuçları görmüş olacağız. Çok önemli uluslararası anlaşmalar yapıldı. İyi bir ekibimiz var. Çalışkan, idealist, inançlı, kendisine, ülkesine fayda sağlamayı amaçlayan çok önemli bir kadromuz var. Önümüzdeki süreçte ve yakın zamanda inşallah tarım ve hayvancılık işine de adım atıyoruz. Tamamen yerli milli tohumlarla birkaç ay içinde de ona da başlayacağız Türkiye’nin ve dünyanın geleceği orada. Hem kendi sağlığımız, hem ülke insanımız, hem de mazlum milletler için artık Siyonizmin pençesinden kurtulmamız gerekiyor. Artık bu GDO’lu, sertifikalı ürün dedikleri ürünleri devre dışı bırakmak için bizim bir şeyler yapmamız lazım. Onlar kötü, küresel sistem şunu yapıyor, bunu yapıyor, eyvallah… Eyvallah da sürekli karanlığa küfretmek yerine kalkıp bir mum yakmak gerektiğine inandık ve grup olarak yakın zamanda tarım ve hayvancılık işine de inşallah giriyoruz. Bir model yapı ortaya koymak arzusundayız” açıklamasını yaptı.

ÖNCELİĞİMİZ SAĞLAM DÜRÜST BİR TİCARET

Kaliteleriyle ortaya koydukları marka güçlerinin çalıştıkları tüm ülkelerde çok üst düzey bir bilinirliğe ulaştığının altını çizen Macit, “Biz aşağı yukarı 13-14 yıldan beri de kendi ürünlerimizi kendimiz üretmeye başladık. Daha önce Avrupa’dan bir takım distrübötürlüklerimiz vardı. Biz kendi ürünlerimizi kendi fabrikalarımızda üretmeye başladıktan sonra markalaşma sürecini de başlattık. Hamdolsun şu anda çalıştığımız ülkelerin tamamında fevkalade bir marka olarak anılıyoruz. Çünkü spor sektörü diğer sektörler gibi yoğun firmaların çalıştığı bir alan değil. Orada da biz dünyada gayet iyi bir noktadayız. Bütün müşterilerimiz de bunu böyle söylüyorlar. Mısır’dan tutun Fas’a kadar, ordan Kafkaslara kadar her yerde Reform çok güzel bir marka. Biz parayı çok kazanmayı öncelemedik. Bizim önceliğimiz sağlam, dürüst bir ticaret. İnancımız gereği bu böyledir, tarihimiz gereği bu böyledir. Biz bu ilkeleri temel esaslarımızla rehber edindik. Günübirlik hesap yapmadık. En kaliteli ürünleri, en uygun şartlarda nasıl verebilirizin hesabını yaptık. Size bir örnek vereyim. Biz 94 yılında işe başladığımız zaman o günün şartlarında ürettiğimiz tüm halılarımızı diğer firmalar 120 markla metrekaresini satıyorlardı. Biz ta 26 yıl sonra bugün o zaman onların 120 markı 60 euro’ya denk geliyor -şu anda, onların o fiyatlara verdiği ürünleri biz şu anda 15 eurolara veriyoruz-. Biz o zamanda Türkiye’ye getirilen ve piyasada 40-50 eurolara satılan ürünleri biz piyasaya girer girmez 13-14 eurolara satmaya başladık. Böylece piyasayı yüzde 50 oranda düşürmüştük. Burada çok da tehditler de aldık. Yapamazsınız, şöyle olmaz, böyle olmaz diye. Piyasa birkaç kişinin tekelindeydi. Biz elhamdülillah rahmetli Erbakan hocamızın da bize gösterdiği ve verdiği perspektifle ilk önce bu tekelleri, zincirleri kırmamız lazımdı, kırdık. Bu ülkeye en güzel hizmetimiz birinci merhalede bu oldu. Ondan sonra o çok kaliteli ürünleri kendi bünyemizde üreterek dünyaya sattık ve dünyada marka haline geldik. Türkiye ve İslam dünyasında biz bu anlamda bütün uluslar arası sertifikalara sahip tek firma haline geldik. Yani markalaşma olayımızı biz diğer alanlarda da, Allah nasip ederse, konut alanında, altyapı alanında da başaracağız. Zaten Türk firmaları dünyada bu alanda fevkalade iyiler. Birikimimiz var, çok şükür. Çok kısa sürede iş çıkaran, fevkalade güzel iş yapan, en seri firma olarak dünyada Türk firmaları tanınıyorlar. Biz de bu alanda daha güzel markalar üreterek ülkemize ve dünyaya faydalı hizmetler yapmaya devam edeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Milli Gazete - Nedim Odabaş

- Milli Gazete, bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/roportaj/4222013/kalitemizle-turkiye-ve-dunyada-marka-olduk