Sevginin gücü

Fatma Tuncer
Fatma Tuncer

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, ülkemizde virüsün hızla yayıldığına vurgu yaptı ve “Uzun süre evde kalmaya hazır olun, evde mutlu olmaya çalışın” dedi. Koronovirüs salgını sonrası hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına da dikkat çeken Özlü, “Covid-19 sonrası yaşam değişecek, insanlar her yere dokunamayacaklar, tokalaşmayacaklar, evde oturup dijital hayata daha çok yönelecekler” öngörüsünde bulundu. Prof. Dr. Tevfik Özlü’nün bu ifadeleri yaşadığımız salgın vakasının, süreci nasıl yönlendireceği konusunda ipuçları veriyor. Zira insanlar, bütün dünyada onlarca kişinin ölümüne neden olan koronavirüsten korunabilmek için kendilerini izole ettiler, insani ilişkilerinde sosyal mesafeyi korumaya çalıştılar. İnsanlar bu hususlara riayet ederken korku ve endişe taşımaktaydılar… Virüsün etkisiyle hayata gözlerini yuman kişilerin hazin hikâyeleri, hastaların sosyal medya üzerinden verdikleri mesajlar ve hastanede yaşam mücadelesi veren kişilerin görüntüleri salgın ortadan kalkmış olsa da fertleri etkilemeye devam edecektir. Şuan yediden yetmişe hepimiz koronafobik belirtiler gösteriyoruz. Herkese, her şeye kuşkuyla bakıyor, virüsü taşıma ihtimali bulunan insanları tehlike olarak görüp uzaklaşmaya çalışıyoruz. Herkes kendini korumanın derdine düşmüş, insanlar birinci derecede yakınlarını dahi tehlike olarak görüp aralarına mesafe koyuyorlar. Az evvel de söylediğim gibi hepimiz koronafobik belirtiler gösteriyoruz, sanırım yeni süreçte nesilden nesle devraldığımız sıcak, samimi ve doğal iletişim modelimizin yerini uzaklık, güvensizlik ve mesafeler alacak.

Bilirsiniz doğu toplumları insani ilişkilerinde yakınlığa önem verir, muhatabına dokunur, göz teması kurar, duygularını olduğu gibi aktarır ve samimi bir yaklaşım sergilerler. Öyle zannediyorum ki, koronavirüs sonrası alışılagelen bu davranışsal kalıplarımız ciddi bir dönüşüme tabi olacak ve insanlar ilişkilerini belli bir mesafe doğrultusunda sürdürecekler. Bu durum zamanla fertlerin duygusal olarak da birbirlerinden kopmalarına, uzaklaşmalarına neden olacak ve dostluk, arkadaşlık, kardeşlik gibi kavramlar rafa kaldırılacak…

Koronavirüsle mücadele günlerinde zihinlerimize öyle fotoğraflar kazındı ki, o fotoğrafları silmemiz sanıldığı kadar kolay olmayacak. Çocuklarına uzaktan bakıp hüzünlenen sağlık çalışanları, çocukları ile ebeveyni ile yakınları ile bir araya gelmekten kaçınan kişiler,  yaşadıkları apartmanda, çalıştıkları iş ortamında sokakta insanları tehlike olarak görüp kendilerini korumaya çalışanlar ve bu insanların gözlerindeki korku ve endişe halleri yüreklerimizde kanayan bir yara olarak kalacak... 

Koronavirüs sonrası insanlar birbirlerini tanısınlar ya da tanımasınlar kuşku ile bakacak, acaba taşıyıcı mıydı, virüs bulaşmış olabilir mi, bir test mi yaptırsam, keşke dikkat etseydim gibi endişelerden kendilerini alıkoyamayacak ve bu durum insanları bir arada tutan dostluk arkadaşlık, komşuluk gibi kavramlara ciddi anlamda zarar verecektir. Bir yanda katil bir virüs diğer yanda örülen mesafelerle zayıflatılan insani ilişkilerimiz var… Bir çıkmaza, bilinmez bir dehlize doğru sürükleniyoruz… Ne garip değil mi?

Tehlikeli bir virüs bedenden bedene sıçrayıp ölüm saçarken elbette ihtiyaç duyulan mesafeyi koruyacağız ya da kendimizi izole edip tehlikenin geçmesi için bekleyeceğiz. Peki, bu şartlarda yakınlarımızla ilişkilerimizi nasıl sürdüreceğiz?

Şahsım adına şunu söyleyebilirim ki, sevgi bütün mesafeleri delen, bütün engelleri aşan ve kalpten kalbe akabilen bir değerdir. Ne kurulan tuzaklar ne de koyulan mesafeler sevginin önünü geçebilir. Alınan tedbirler dâhilinde yakınlarımızla ilişkilerimizi sürdürebilir, yaşadığımız süreçle ilgili duygularımızı onlarla paylaşabilir ve birbirimizden güç alabiliriz. İletişim araçları vasıtasıyla ilişkilerimizi eski tadında sürdürme şansımız olacaktır bundan emin olabilirsiniz. Rahat olun yüreklerinizde taşıdığınız sevgi bütün zaman ve zeminleri, bütün tehlikeleri aşar ve hedefine ulaşır. Hem kendi sağlığımız hem de karşı tarafın sağlığı için gerekli önlemleri almak zorundayız ancak bu sevgimizi de karantinaya aldığımız anlamına gelmez öyle değil mi?

- Milli Gazete, Fatma Tuncer tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/4221996/fatma-tuncer/sevginin-gucu