Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-10

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım… ‘ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; kuş, kene, domuz, SARS ve KORONAVİRÜS! Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!!!

(Bu yazı dizisindeki her yazı, birinci yazıdaki bu girizgâh ve devamıyla okunmalı…) Evet, önemine binaen birinci yazıdaki girizgâhın tamamı dikkatle bir daha okunmalı… Sonra; sonrasında ‘biz nerden geldik, neredeyiz ve nereye gidiyoruz’ ona bakalım…

***

İnsanlık bundan 60 bin yıl önce Nil’in kaynaklarındaki bir köyde ortaya çıktı. Nil’in Akdeniz’e döküldüğü yere vardılar. Fırat’a ulaştılar. Palandöken Dağları’ndan Çoruh yoluyla Batum’a indiler. Oradan doğuya ve batıya yayıldılar. İnsanlık artık meyve toplayıcılıktan avcılık dönemine geçmişti. Avcılık döneminde tüm dünyayı istila ettiler, adalara bile geçtiler. Ardından çobanlık dönemi başladı. Kuzeydeki çobanlar yine Batum, Erzurum, Murat ve Fırat nehirleri yolunu takip ederek Mezopotamya’ya geldiler. Burada sulama tarımına geçildi ve tarım dönemi sayesinde insanlık kentleşmeye başladı.

Önce Sümerler, sonra Akatlar, önce Mezopotamya’da sonra Mısır’da ilk medeniyetleri oluşturdular. İbrahim Peygamber ve soyu bu medeniyetleri sentez ederek getirmiş oldular. Sonunda Kur’an’ın nazil olmasıyla insanlık vahye dayalı olarak zirveye ulaştı. İnsanlık için yeni bir dönem başlamış oldu. Artık yeni peygamber gelmeyecek, yeni kitap inmeyecekti...

Yeryüzüne dört büyük din hükümran; İslam, Hıristiyanlık, Hinduizm ve Budizm.

Yahudiler İslamiyet’ten aldıklarını Batı’ya taşıdılar. Müslümanlarla Hıristiyanları bin sene savaştırdılar (Haçlı Seferleri), kendileri yönettiler. Sömürücü Siyonist Yahudiler son zamanlarda Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında savaş çıkarır, sonunda mağlup olanı karşılığı olmayan dolarları ile galip getirir, böylece cetvel ile sınırlarını çizerlerdi.

1900’lara gelindiğinde Yahudi Sermayesi şuna karar verdi; artık Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında denge oluşamaz. Dinler etkisini kaybetti. Başka bir denge bulmamız gerekir, bu da ‘rejimler dengesi’ olabilir; kapitalizm ve sosyalizm arasında denge kurulmalıdır. Sosyalistler de, kapitalistler de dinlere cephe aldılar, dengelerini ‘rejim çatışmaları’ üzerine kurdular. Birinci ve İkinci Cihan Savaşları sonunda dinler ortadan kalkacak, onların yerine kapitalizm ve sosyalizm çatışması sayesinde Yahudi hâkimiyeti alacak ve sürecekti...

***

Türkiye’deki Türkler ateist olacak ve Sermaye’nin tetikçiliğini yapacaklardı. Mustafa Kemal ile öyle anlaştılar. Dört generalle (Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal ve İsmet İnönü) Türkiye’yi bu istikamete sürüklemek istediler. O dönemdeki planlarına göre 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi ile son hamle gerçekleşecek, Adnan Menderes’in Sermaye’ye ihaneti son bulacak, onu idam ettirerek son zaferlerini ilan edeceklerdi...

İşte bundan sonra Türkiye’de değişme oldu. Alparslan Türkeş devreye girdi ve Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, İsmet İnönü anlaştılar, Türkiye’ye çok partili düzeni getirdiler...

Böylece Türkiye İslamiyet’in çoğulculuğuna kısmen de olsa dönmüş oldu.

Bu arada Prof. Dr. Necmettin Erbakan Millî Görüş hareketini başlattı.

Sonunda ne oldu? 1960 müdahalesi sonrasındaki gelişmelerle Sermaye ateizmi tutturamayacağını anladı ve siyasetini değiştirdi, ‘ılımlı İslam’ denemesine geçti...

Kenan Evren’in 1980 müdahalesi sonrasında Millî Görüş’e “Adil Düzen” ile “Adil Ekonomik Düzen” eklendi ve Müslümanlara kapılar açılmış oldu. Artık Türk ordusu da Müslümanların yanında yer aldı, çok partili anayasal sistem tamamen yerleşti.

Nereden geldiğimizle söze başladık ve sözü bu merhaleye kadar getirdik.

Gelecek yazımızda ‘neredeyiz ve nereye gidiyoruz’ merhalesine bakalım.

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/4136456/resat-nuri-erol/virus-dunya-duzeni-mi-adil-dunya-duzeni-mi-10